İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Nisa Suresi

101.ayetler

 

Seferde Namazın Kısaltılması:

 

101. Yeryüzünde sefere çıktığznız zaman kafirlerin size kötülük etmelerinden endişe ederseniz, namazı kısaltmanızda size bir günah yoktur. Şüphesiz kafirler, sizin apaçık düşmanınızdır.

 

Tefsiri:

 

Yüce Allah şöyle buyuruyor: "Yeryüzünde yolculuk yaptığınız zaman ... " Buradaki ifade yolculuk yapmaktır. Aynı şekilde şu ayette de mana böyledir:

"Allah bilmektedir ki içinizde hastalar bulunacak, bir kısmınız Allah'ın lütfundan (rızık) aramak üzere yeryüzünde yol tepecekler (yolculuk yapacaklar)" (Müzzemmil, 20)

 

"Kafirlerin size kötülük etmelerinden endişe ederseniz, namazı kısa ltmanızda size bir günah yoktur. " Yani namazı hafifletmenizde size bir günah yoktur. Buradaki hafifletme ya cumhurun bu ayetten anladığı gibi dört rekatlı namazları ikişer rekat kılmakla olur. Cumhur, ayeti seferde namazı kısaltamaya delil getirmiştir, fakat detayda farklı görüşler vardır. Kimisine göre bunun cihad, hac, umre, ilim talebi ve ziyaret gibi ibadet olan bir yolculuk olması gerekir ki bu İbn Ömer (r.a.) ve Ata'dan rivayet edilmiştir. İmam Malik'in de bir rivayette buna yakın görüşte olduğu söylenir. Çünkü, "Kafirlerin size kötülük etmelerinden endişe ederseniz" ifadesinden görünüşte anlaşılan budur. Kimi alimler ise şöyle demişlerdir: Bunun ibadet yolculuğu olması şart olmayıp mübah bir yolculuk olması yeterlidir. Çünkü Allah (c.c), "Her kim ki açlıktan darda kalırca günaha kaymaksızın bunlardan yemeğe mecbur kalırsa ... " buyurmaktadır. Zira Allah (c.c), bu ayette günah işlemek üzere yapılan bir yolculuk olmadıkça mecbur kalan kimsenin ölü etini yemesini mübah kılmıştır. Bu İmam Şafii, İmam Ahmed b. Hanbel ve diğer imamların görüşüdür.

 

 

[2230] Nitekim Ebu Bekir b. Ebi Şeybe A'meş'teh, İbrahim en-Nehai'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: Bir adam gelerek, "Ya Rasulallah! Ben bir tüccarım ve Bahreyn’e gidip geliyorum" deyince Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona namazları iki rekat kılmasını emretti. Bu mürsel bir rivayettir.

 

Bazıları ise şöyle demiştir: Bu ruhsat mübah olsun haram olsun her türlü seferde geçerlidir. Yol kesmek ve yolcuları korkutmak için yola çıksa bile kişi bu ruhsatı kullanabilir; çünkü mutlak manada yolculuk gerçekleşmiştir. Bu da Ebu Hanife, Süfyan-ı Sevrive Davud-u Zahirl'nin görüşüdür. Bunlar ayetteki genel ifadeye dayanmışlardır. Cumhur ise onlara muhalefet etmiştir.

 

Yüce Allah'ın, "Kafirlerin size kötülük etmelerinden endişe ederseniz" ifadesine gelince; bunun (bir şart olarak değil) ayetin indiği dönemde yaygın olan durumu ifade edici olarak söylenmiş olması mümkündür. Çünkü İslam'ın ilk döneminde hicretten sonra Müslümanların yolculukları tehlikeliydi. Hatta yolculuğa ancak genel bir savaş veya özel bir seriyyede çıkarlardı. Bir ifade de yaygın olanı veya belli bir olayı bildirmek için söylenmişse o şart ve kayıt manasına alınmaz. Şu ayetlerde olduğu gibi: "İffetli olmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın" (Nur, 33) "Gerdeğe girdiğiniz kadınlarınızdan evlerinizde bulunan- üvey- kızlarınız size haram kılındı." (Nisa, 23) (İlk ayetten "iffetli olmak istemeyenleri zorlayabilirsiniz", ikinciden de "evinizde bulunmayan üvey kızlarınızla evlenebilirsiniz" manası çıkmaz.)

 

 

[2231] İmam Ahmed b. Hanbel, Ali b. Ümeyye'den şöyle nakleder: Hz. Ömer (r.a.)'a "Allah "Yeryüzünde yolculuk yaptığınız zaman kafirlerin size kötülük etmelerinden endişe ederseniz, namazı kısaltmanızda size bir günah yoktur" buyuruyor. Şimdi ise insanlar emniyetteler (yine namazı kısaltmaları gerekir mi)?" diye sordum. Ömer (r.a.) bana, "Senin garibine giden benim de gitmişti de Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e sormuştum. O ise şöyle demişti: "Bu, Allah'ın size verdiği bir sadakadır; O'nun (c.c) sadakasını kabul edin." Bunu Müslim ile Sünen sahipleri de rivayet etmişlerdir. Tirmizi, "Bu hasen ve sahih bir hadistir" demiştir. Ali b. el-Medını de şöyle demiştir: Hz. Ömer (r.a.)'tan rivayet edilen bu hadis hasen ve sahihtir. Sadece bu tarikten rivayet edilmiş olup ravileri bilinen makbul kimselerdir.

 

İbn Ebi Şeybe, Ebu Hanzala el-Hazza'dan şöyle nakleder: İbn Ömer (r.a.)'a yolculuk namazını sordum. "İki rekattır" dedi. "Peki, Allah'ın "Kafirlerin size kötülük etmelerinden endişe ederseniz ... " buyruğuna ne di" yeceksin? Halbuki biz şimdi güvendeyiz" dedim. "Bu Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in sünnetidir" diye cevap verdi.

 

İbn Merduyeh de Ebu Veddak'tan şöyle rivayet etmiştir: İbn Ömer (r.a.)'a yolculukta namazı iki rekat kılmayı sordum. "Bu gökten inmiş bir ruhsattır. Dilerseniz (ruhsatla değil, azimetle amel edip) tam kılın" dedi.

 

 

[2232] İbn Ebi Şeybe, İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle nakleder: Biz Mekke ile Medine arasında güvenlik içinde ve hiçbir şeyden korkmaz halde iken namazları Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte ikişer ikişer kıldık. Bunu Nesai de böyle rivayet etmiştir.

 

 

[2233] Ben derim ki: Tirmizi ile Nesai de İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle rivayet etmişlerdir: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Medine’den çıkıp alemlerin Rabbi'nden başka hiçbir şeyden korkmaz halde Mekke'ye gitti de namazı ikişer re kat kıldı. Tirmizi daha sonra, "Sahihtir" demiştir.

 

 

[2234] İmam Buhari, Yahya b. Ebi İshak'tan şöyle nakleder: Enes (r.a.)'tan şöyle işittim: Mekke'ye gitmek üzere Medine'den Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte yola çıktık. Namazları ikişer rekat kılıyordu ve Medine'ye dönene kadar böyle yaptı. Yahya der ki: Enes' e, "Mekke'de hiç kaldınız mı?" dedim. "Orada on gün kaldık" dedi. Diğer muhaddisler de bunu yine Yahya b. Ebu İshak'ın rivayetiyle tahric etmişlerdir.

 

 

[2235] İmam Ahmed b. Hanbel, Harise b. Vehb el-Huzai'den şöyle rivayet etmiştir: İnsanların en kalabalık ve en güvende oldukları Mina' da öğle ve ikindi namazlarını Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte ikişer rekat kıldım. Bunu İbn Mace dışında tüm Kütüb-i Sitte sahipleri birçok tarikten rivayet etmişlerdir.

 

 

[2236] İmam Buhari Harise b. Vehb'den şöyle nakleder: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Mina'da en güvenlikli halde namazı bize iki rekat kıldırdı. 

 

 

[2237] Buhari'nin lafzı şöyledir: Abdullah b. Ömer (r.a.)'tan, "Ben namazı Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile, Ebu Bekir ve Ömer'le, halifeliğinin başlarında Osman'la ikişer rekat kıldım. Osman daha sonra namazı (dört rekata) tamamladı." Bunu Müslim de Said b. Yahya el-Kattan'dan bu lafızla rivayet etmiştir.

 

 

[2238] İmam Buhari, Abdurrahman b. Yezid'den şöyle nakleder: Hz. Osman (r.a.) bize Mina' da namazı dört rekat kıldırdı. Bunun Abdullah b. Mes'ud'a iletilmesi üzerine Abdullah "İnna lillahi ve inna ileyhi radOn" dedi, sonra "Ben Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile Mina' da iki rekat kıldım. Ebu Bekir ile Mina'da iki re kat kıldım. Ömer (r.a.) ile de Mina'da iki rekat kıldım. Keşke dört rekattan nasibim kabulolunmuş iki rekat olsaydı!" dedi. Bunu Buhari başka bir tarikle de rivayet etmiştir. Hadisi Müslim de birçok tarikle yine İbn Mes'ud (r.a.)'tan rivayet etmiştir. Böylece bu hadisler açıkça, namazı kısaltmak için korkunun bulunması şartının bulunmadığına delalet etmektedir. Bu yüzden alimlerden bazıları, "Ayette sözü edilen kısaltmadan kasıt sayıca kısaltma değil, nitelikçe kısaltmadır (daha hızlı kılmaktır)" demişlerdir ki bu ileride geleceği üzere Mücahid, Dahhak ve Süddi'nin görüşüdür.

 

 

[2239] Bunlar ayrıca İmam Malik'in Aişe (r.anha)'dan yaptığı şu rivayeti delil göstermişlerdir: Namaz (önce) sefer ve hazarda (mukim halde) iki rekat olarak farz kılındı. Sonra yolculuk namazı olduğu gibi onaylandı, hazardakine ise ekleme yapıldı. Bu hadisi İmam Buhari, Müslim, Ebu Davud ve Nesili farklı kişiler yoluyla İmam Malik'ten rivayet etmişlerdir. Bunlar şöyle demişlerdir: Namazın yolculuktaki aslı iki re kat ise buradaki kısaltmadan kasıt nasıl sayısal bir kısaltma olabilir? Çünkü asılolan bir şey hakkında nasıl, "Namazı kısaltmanızda size bir günah yoktur" denebilir?

 

 

[2240] Su hususa daha açık delalet eden delil İmam Ahmed b. Hanbel'in İbn Ebi Leyla kanalıyla Hz. Ömer (r.a.)'tan yaptığı şu rivayettir: Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in diliyle kısaltmasız ve tam şekliyle yolculuk namazı iki rekattır, Duha namazı iki rekattır, Bayram namazı iki rekattır ve Cuma namazı iki rekattır. Bunu Nesai, İbn Mace ve İbn Hibban da -Sahih'inde- böyle rivayet etmişlerdir. Hadisin senedi Müslim'in koşullarını taşıyan bir senettir. İmam Müslim kitabının Mukaddime bölümünde İbn Ebi Leyla'nın Hz. Ömer (r.a.)'tan hadis işittiğine hükmetmiştir. Bu ve başka hadislerde de bu açıkça ifade edilmiştir ki Yahya b. Main, Ebu Hatim ve Nesai ondan hadis işitmediğini söylemiş olsalar da İnşallah doğru olan budur.

 

 

[2241] Sahih'inde İmam Müslim ile Ebu Davud, Nesai ve İbn Mace İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle rivayet etmişlerdir: Allah (c.c), peygamberiniz Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in diliyle namazı hazarda (mukim iken) dört rekat, seferde iki rekat, korku halinde ise bir rekat olarak farz kıldı. Hazarda farzdan önce ve sonra (sünnet) namaz kılındığı gibi yolculukta da kılınır.'' Bunu İbn Mace de rivayet etmiştir. İbn Abbas (r.a.)'ın böyle söylediği kesindir, sabittir. Aişe (r.anha)'nın söylediği bununla çelişmez. Çünkü o (r.anha) "Namazın esas itibariyle iki rekat olduğunu, fakat hazar namazında buna ekleme yapıldığını" ifade etmiştir. Bu kesinlik kazanınca, (Hz. Aişe (r.anha)'ya göre de) İbn Abbas (r.a.)'ın dediği gibi "Hazarda namaz dört rekattır" denilebilir. Doğrusunu en iyi Allah bilir. Fakat İbn Abbas (r.a.) ile Aişe (r.anha)'nın sözleri yolculuk namazının iki rekat olup eksiklik bulunmadığında ve tam olduğunda birleşmektedir ki bu Hz. Ömer (r.a.)'ın sözünde açıkça ifade edilmiştir. Böyle olunca da Allah'ın (c.c.) "Namazı kısaltmanızda size bir günah yoktur" buyruğundaki kastı korku namazında olduğu nitelik bakımından kısaltmak (daha hızlı kılmak) olur. O yüzden de ayette "Kafirlerin size kötülük etmelerinden endişe ederseniz" denilmiştir. O yüzden Yüce Allah bir sonraki ayette, "Sen de içlerinde bulunup onlara namaz kıldırdığın zaman, onlardan bir kısmı seninle beraber namaza dursunlar" buyurarak bu ayetteki "kısaltma" dan ne kastedildiğini açıklamış, namazın niteliğini ve nasıl eda edileceğini zikretmiştir. Bu sebeple İmam Buhari "Korku Namazı" adında bir başlık koyduktan sonra ona, "Sen de içlerinde bulunup onlara namaz kıldırdığın zaman, onlardan bir kısmı seninle beraber namaza dursunlar" ayetiyle başlamıştır. Nitekim Cüveybir'in rivayetine göre Mücahid, "Kafirlerin size kötülük etmelerinden endişe ederseniz, namazı kısaltmanızda size bir günah yoktur" ayeti hakkında şöyle demiştir: "Bu, savaş esnasında kılınan namaz şeklidir. Zira binitli kimse herhangi bir tarafa yönelerek iki tekbirli namaz kılar."

 

Esbat, "Yeryüzünde yolculuğa çıktığınız zaman kafirlerin size kötülük etmelerinden endişe ederseniz, namazı kısaltmanızda size bir günah yoktur" ayeti hakkında Süddi’den şöyle nakleder: Namaz seferde iken iki rekat kılınırsa o tamdır. Kısaltmak (hızlı kılmak) ancak kafirlerin seni namaz kılmaktan alıkoymaları durumunda helaldir. Kısaltma bir rekattir.

 

 

[2242] İbn Ebi Necih, Mücahid'den şöyle nakleder: "Namazı kısaltmanızda size bir günah yoktur" ayeti hakkında şöyle demiştir: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ve ashabı Usfan' da, müşrikler ise Dacnan' da idiler ve karşılaştılar. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) öğle namazını ashabının hepsiyle birlikte rüku, secde ve kıyamlarıyla dört rekat kıldırdı. O esnada müşrikler Müslümanların mallarına ve eşyalarına saldırmaya yeltendiler. Bunu İbn Ebi Hatim ve Taberi de Mücahid, Süddi, Cabir ve İbn Ömer (r.a.)'tan rivayet etmişlerdir. Taberi görüşleri zikrettikten sonra bu görüş hakkında "Doğru olan da budur" demiştir.

 

 

[2243] Taberi, Ümeyye b. Abdullah b. Halid b. Esid'den şöyle rivayet etmiştir: Abdullah b. Ömer (r.a.)'a "Biz Allah'ın kitabında korku namazının kısaltılmasını buluyor, fakat yolcu namazının kısaltılmasını bulamıyoruz" dedim. İbn Ömer (r.a.), "Biz Peygamberimizi bir şey yaparken gördük ve onun yaptığını yaptık" dedi. Ümeyye b. Abdullah burada korku namazını "kısaltılmış namaz" ismiyle anmış, bu ayetin yolculuk namazı değil bu namaz hakkında olduğunu söylemiştir. İbn Ömer (r.a.) da onu onaylamış, yolculukta namazın kısaltılmasına ise Kur’an'dan değil, şeriatı getiren Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in fiilini delil getirmiştir.

 

 

[2244] Bundan daha açığı Taberi'nin Semmak el-Hanefi'den şu rivayetidir: İbn Ömer (r.a.)'a yolculuk namazını sordum, "İki rekat onun tam halidir, kısaltılmış hali değildir. Kısaltına sadece korku namazında vardır" dedi. "Korku namazı nedir?" diye sordum. "İmam bir grup insanla bir rekat kılar. Sonra onlar bunların bunlar onların yerine geçmesinin ardından imam onlarla da (ikinci grup da ) bir rekat kılar. Böylece imam iki, her bir grup ise bir rekat kılmış olur" dedi. 

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

102. Sen içlerinde bulunup onlara namaz kıldırdığın zaman, onlardan bir kısmı seninle beraber namaza dursunlar, silahlarını (yanlarına) alsınlar, böylece (namazı kılıp) secde ettiklerinde (diğerleri) arkanızda olsunlar. Sonra henüz namazını kılmamış olan (bu) diğer grup gelip seninle beraber namazlarını kılsınlar ve onlar da ihtiyat tedbirlerini ve silahlarını alsınlar. O kafirler arzu ederler ki siz silah larınızdan ve eşyanızdan gafil olsanız da üstünüze birden baskın yapsalar. Eğer size yağmurdan bir eziyet olur yahut hasta bulunursanız silahlarınızı bırakmanızda size günah yoktur. Yine de tedbirinizi alın. Şüphesiz Allah, kafirler için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.