İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Nisa Suresi

141.ayetler

 

Münafıkların Çıkarcılıkları:

 

141. Onlar hep sizi gözetleyip dururlar. Allah'tan size bir zafer gelince, "Sizinle beraber değil miydik?" derler. Kafirlere zaferden bir pay düştüğü zaman da onlara, "Size üstünlük sağlayarak mü'minlerden korumadık mı?" derler. Artık Allah kıyamet gününde aranızda hükmedecek ve mü'minlerin aleyhinde kafirlere asla fırsat vermeyecek.

 

Tefsiri:

 

Yüce Allah münafıklardan haber vererek onların sürekli mü'minlerin başına felaketler gelmesini gözetlediklerini, yani hakimiyetlerinin sona erip kafirlerin onlara galip gelmesini ve mü'minlerin dininin yok olmasını beklediklerini bildiriyor: "Onlar hep sizi gözetleyip dururlar. Allah'tan size bir fetih" (yani yardım, destek, zafer ve ganimet) "gelince, 'Sizinle beraber değil miydik?' derler." Böyle söyleyerek mü'minleri sevdiklerini göstermeye çalışırlar. "Kafirlere (zaferden) bir pay düştüğü zaman da "Uhud' da olduğu gibi bazen işler mü'minlerin aleyhinde döndüğünde de Zira peygamberler bazen belalara duçar edilirler, sonunda ise zafer onların olur, "Onlara, 'Size üstünlük sağlayarak mü'minlerden korumadık mı?' derler," Yani, "Gizlice size yardım etmedik mi, onları yardım ve desteksiz bırakarak sonunda "sizin galip gelmenizi sağlamadık mı?" derler, Süddi ise (.....) kelimesini "Şeytan onları etkisi altına aldı da kendilerine Allah'ı anmayı unutturdu" (Mücadele, 19) ayetindeki manasıyla tefsir ederek ayete "Sizi etkimiz altına almadık mı?" manasını vermiştir, Bu da aynı şekilde münafıkların kafirlere onları sevdiklerini gösterme çabasıdır. Çünkü münafıklar menfaatlenmek ve zararlarından korunmak için hem onlara hem bunlara göstermelik davranırlar. Bunun sebebi ise imanlarının zayıflığı ve yakinlerinin azlığından başka bir şey değildir.

 

Yüce Allah da şöyle buyuruyor: "Artık Allah kıyamet gününde aranızda hükmedecek", siz münafıklar hakkında bilmekte olduğu içinizde gizli tuttuğunuz alçakça düşünce ve duyguların gerektirdiği şekilde hüküm verecek "ve mü'minlerin aleyhinde kafirlere aslafırsat vermeyecektir."

 

Abdurrezzak, Yüsey' el-Kindi’den şöyle nakleder: Bir adam Hz. Ali (r.a.)’a gelerek, "Mü 'minlerin aleyhinde kafirlere asla fırsat vermeyecektir" ayetini sordu. Hz. Ali (r.a.) ona "Yaklaş, yaklaş'' dedikten sonra ''Artık Allah kıyamet gününde aranızda hükmedecek ve mü'minlerin aleyhinde kafirlere asla fırsat vermeyecek" dedi (yani ayeti baştan okuyarak, ayette bahsedilenin kıyamet günündeki fırsat ve hakimiyet olduğunu anlatmak istedi). İbn Cüreyc'in de İbn Abbas (r.a.)'tan rivayetine göre o, "Mü'minlerin aleyhinde kafirlere asla fırsat vermeyecek" buyruğu hakkında, "Bu kıyamet gününde olacaktır" demiştir. Süddi de, Ebu Malik'ten, "Burada kıyamet günü kastedilmiştir" dediğini rivayet etmiştir. Süddi, "Yol (fırsat)'dan kasıt hüccettir" demiştir. "Mü'minlerin aleyhinde kafirlere asla fırsat vermeyecek" buyruğunun dünya hakkında olup şu manaya gelmesi de mümkündür: Kafirler için belli zamanlarda bazı kimselere karşı zafer gerçekleşse de, mü'minleri toptan yok edecekleri bir hakimiyet fırsatını Allah onlara vermez" manasında olması da mümkündür. Çünkü dünya ve ahirette sonunda kazananlar takva sahipleridir. Nitekim Yüce Allah, "Şüphesiz peygamberlerimize ve iman edenlere, hem dünya hayatında, hem şahitlerin şahitlik edecekleri günde yardım ederiz" (Mü'min, 51) buyurur. Buna göre ayet, mü'minlerin saltanat ve hakimiyetinin sona ermesi emelini besleyip bunu ümit edip beklemelerine, kafirlerin mü'minlere karşı galip gelerek köklerini kurutmaları durumunda kendileri hakkındaki endişelerinden dolayı kafirlere karşı yaptıkları yapmacık hareketlere verilmiş bir cevaptır. Nitekim Yüce Allah başka bir ayette şöyle buyurun "Kalplerinde hastalık bulunanların, 'Başımıza bir felaketin gelmesinden korkuyoruz' diyerek onların arasına koşuştuklarını görürsün. Umulur ki Allah bir fetih, yahut katından bir emir getirecek de onlar, içlerinde gizledikleri şeyden dolayı pişman olacaklardır." (Maide, 52) Bir çok alim bu ayeti, alimlerin en sahih görüşü olan "Müslüman kölenin kafire satılmasının yasak olduğu" görüşüne delil getirmişlerdir. Çünkü satmanın geçerli olması, kafiri onun üzerinde hakim, onu da zelil yapmaya yol açar. Bu satım akdinin geçerli olacağını söyleyenler de onu satan kimseye, "Mü'minlerin aleyhinde kafirlere asla fırsat vermeyecek" ayetinden dolayı köleyi kafirin mülkiyetinden çıkarmak için çalışmasını emrederler.

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

142. Şüphesiz münafıklar (kendi akıllarınca) güya Allah'ı ve mü'minleri aldatırlar. Oysa asıl Allah onları aldatmaktadır. Namaza kalktıkları zaman da üşenerek kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, Allah'ı da pek az anarlar.

143. Bunların arasında bocalayıp durmaktalar; ne onlara (bağlanıyorlar) ne bunlara. Allah'ın şaşırttığı kimseye asla bir (çıkar) yol bulamazsın.