|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
Nisa Suresi 153 ve 154.ayetler |
Kitap Ehlinin Mucize
istemesi:
153. Ehl-i kitap
senden, kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyor. Onlar Musa'dan, bunun
daha büyüğünü istemişler de, "Bize Allah'ı apaçık göster" demişlerdi.
Zulümleri sebebiyle hemen onları yıldırım çarptı. Bilahare kendilerine açık
deliller geldikten sonra buzağıyı (ilah) edinditer. Biz bunu da affettik. Ve
Musa'ya apaçık delil (ve yetki) verdik.
154. Söz vermeleri(ni
takviye) için Tur'u başlarına diktik de onlara, "Baş eğerek kapıdan
girin" dedik, "Cumartesi günü sınırı aşmayın" dedik.
Kendilerinden sağlam söz aldık.
Tefsiri:
Muhammed b. Ka'b
el-Kurazi, Süddi ve Katade şöyle demişlerdir: Yahudiler Rasulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem)'den, Tevrat Musa (a.s)'a yazılı kitap şeklinde indiği gibi,
kendilerine de gökten bir kitap indirmesini istediler. İbn Cüreyc der ki:
Yahudiler Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den, içindekilerin hakikat
olduğunu onaylayıcı, "Filan, filan, filanadır" gibi yazılar bulunan
Allah (c.c) katından gelmiş sahifeler istediler. Bunu sadece düzenbazlık,
inatçılık, küfür ve inkarla yaptılar. İsra suresinde anlatıldığı gibi daha önce
de müşrikler benzer şeyler istemişlerdi: "Onlar, 'Sen, bizim için yerden
bir kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız. Veya senin bir hurma bahçen
ve üzüm bağın olmalı; öyle ki içlerinden gürül gürülırmaklar akıtmalısın.
Yahut, iddia ettiğin gibi, üzerimize gökten parçalar yağdırmalısın veya Allah'ı
ve melekleri gözümüzün önüne getirmelisin' dediler." (İsra, 90-92)
O yüzden Yüce Allah
burada şöyle buyuruyor: "Onlar Musa'dan, bunun daha büyüğünü istemişler
de, "Bize Allah'ı apaçık göster" demişlerdi. "Zulümleri",
yani taşkınlıkları, zulümleri, azgınlıkları ve inatları "sebebiyle hemen
onları yıldırım çarptı." Bu olay Bakara suresinde açıklamalı olarak yer
almaktadır: "Bir zamanlar, 'Ey Musa! Biz Allah'ı açıkça görmedikçe asla
sana inanmayız' demiştiniz de bakıp durur olduğunuz halde hemen sizi yıldırım
çarpmıştı. Sonra ölümünüzün ardından sizi dirilttik ki şükredesiniz."
(Bakara, 55-56)
Yüce Allah burada
devamla şöyle buyuruyor: "Kendilerine açık deliller geldikten sonra
buzağıyı (ilah) edindiler." Yani Mısır'da Musa (a.s)'ın elinde bulunan
açık mucizeleri ve karşı konmaz delilleri, düşmanları Firavun ile tüm ordusunun
denizde helak olmasını gördükten sonra, fazla geçmeden puta tapan bir topluluğa
rastladılar ve "Musa (a.s)'a, 'Ey Musa! Onların ilahları olduğu gibi, sen
de bizim için bir ilah yap!' dediler." (tÜM, 138) Allah (c.c) .A'raf ve
Taha surelerinde daha sonra, Musa (a.s) Rabbi'yle konuşmaya gittikten sonra
kavminin put edinmesini uzun uzadıya anlatmaktadır. Musa (a.s) kavmine dönüp
olanlar olduktan sonra Allah (c.c), yaptıklarının ve türettiklerinin affının
ancak buzağıya tapmayanların tapanları öldürmesiyle olacağını bildirdi. Onlar
da birbirlerini öldürmeye başladılar. Daha sonra Allah (c.c) ölenleri diriltti.
Yüce Allah burada şöyle buyuruyor: "Biz bunu da affettik. Ve Musa'ya
apaçık delil (ve yetki) verdik."
"Vaadlerine uymaları
için Tur'u başlarına diktik de ... " Bu da Tevrat hükümlerine uymak
istememeleri ve kimilerinin Musa (a.s)'ın getirdiklerine karşı gelmesi üzerine
olmuştur. Allah (c.c) dağı başlarının üzerine kaldırarak onları itaate
zorlamış, onlar da uyarak secde etmişlerdi. Üzerlerine düşecek korkusu içinde
başlarının üzerindeki dağa bakıyorlardı. Nitekim Yüce Allah başka bir ayette
şöyle buyurur: "Bir zamanlar dağı İsrailoğullarının üzerine gölge gibi
kaldırdık da üstlerine düşecek sandılar. " (A’raf, 171)
"Onlara, 'Baş
eğerek kapıdan girin' dedik", yani onlar ise emrolundukları söz ve fiili
yapmadılar. Çünkü Beyt-i Mukaddes'e secde ederek ve "hıtta", yani
"Allah'ım! Cihadı terk etmemiz ve ondan kaçmamızın -ki bundan dolayı Tih
çölünde kırk yıl şaşkın şaşkın kalmıştık- bunların günahını üzerimizden
indir" diyerek girmeleri emredilmişti. Onlar ise arkaları üzeri sürünerek
ve "arpa içinde buğday" diyerek girdiler.
"Cumartesi günü
sınırı aşmayın, dedik." Yani, onlara Cumartesi yasağına uymalarını, hükmü
kalkmadığı sürece Allah'ın haramlarına riayet etmelerini emir ve tavsiye ettik.
"Kendilerinden sağlam söz aldık. " Yani kuvvetli ve sağlam bir söz
aldık. Onlar ise emre karşı geldiler, asi oldular ve Allah'ın (c. c) yasağını
işlemek için hilelere kaçtılar. Bu olay da A'raf suresinde, "Onlara, deniz
kıyısında bulunan şehir halkının durumunu sor. Hani onlar Cumartesi gününe
saygısızlık gösterip haddi aşıyorlardı. Çünkü Cumartesi tatili yaptıkları gün,
balıklar meydana çıkarak akın akın onlara gelirdi, cumartesi tatili
yapmadıkları gün de gelmezlerdi. İşte böylece biz, yoldan çıkmalarından dolayı
onları imtihan ediyorduk" (A’raf, 163) ve sonraki ayetlerde detaylıca
anlatılır.
[2328] Safvan b.
Assal'ın hadisi de İsra suresindeki, "Andolsun biz, Musa'ya açık açık dokuz
ayet verdik" (İsra, 101) ayetinin tefsirinde gelecek. Orada şu ifade yer
alır: "Ey Yahudilerin önde gelenleri, Cumartesi günü haddi aşmamanız
gerekmektedir."
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |
156. Bir de inkar etmelerinden ve Meryem'in üzerine
büyük bir iftira atmalarından;
158. Bilakis Allah onu (İsa'yı) kendi katına
kaldırmıştır. Allah izzet ve hikmet sahibidir.