|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
Maide Suresi 4.ayetler |
Eğitilmiş Avcı
Hayvanların Yakaladıkların. Yemek de Helaldir:
4. Sana, kendilerine
nelerin helal kılındığını soruyorlar. De ki: Bütün iyi ve temiz şeyler size helal
kılınmıştır. Allah'ın size öğrettiğinden öğretip avcı hale getirdiğiniz
hayvanların sizin için yakaladıklarından da yiyin ve üzerine Allah'ın adını
anın (besmele çekin). Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.
Tefsiri:
Yüce Allah başka bir
ayette, "Oysa Allah, çaresiz yemek zorunda kaldığınız dışında, haram
kıldığı şeyleri size açıklamıştır" (En'am, 119) buyurduğu gibi, bir önceki
ayette haram kıldığı yiyenin bedenine veya dinine veyahut her ikisine zarar
verecek zararlı pis şeyleri zikrettikten ve bunlardan istisna durumunda olan
zarureVhalini bildirdikten sonra şöyle buyuruyor: "Sana, kendilerine
nelerin heltıl kılındığını soruyorlar. De ki: Bütün iyi ve temiz şeyler size
helal kılınmıştır" Nitekim Yüce Allah A'raf suresinde de Hz. Peygamber
(Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in özelliklerini şöyle anlatmaktadır:
"Peygamber onlara iyiliği emreder, onları kötülükten sakındırır, onlara
temiz şeyleri helal, pis şeyleri haram kılar" (A'raf, 157)
[2471] İbn Ebi Hatim,
Said b. Cübeyr'den şöyle rivayet eder: Tai kabilesinden Adiyy b. Hatem ile Zeyd
b. Mühelhil Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e, "Ya Rasulallah!
Allah (c. c) ölü etini bize haram kıldı. Peki, bize ondan helal olan
hangisidir?" diye sordular. Bunun üzerine, "Sana, kendilerine nelerin
helal kılındığını soruyorlar. De ki: Bütün iyi ve temiz şeyler size helal
kılınmıştır" ayeti nazil oldu. Said devamla ("iyi ve temiz
şeyler" şeklinde çevirdiğimiz ve esas manası hoş şeyler manasına gelen
kelimeyi tefsir ederek) şöyle demiştir: Yani, kesilmiş helal ve temiz hayvanlar
size helal kılınmıştır. Mukatil der ki:
Tayyibat'tan yeme ve içmenin helal kılındığı her şeydir, yani "helal
rızık"tır. Nitekim Zühri'ye tedavi için idrar içmek sorulduğunda, "O
tayyibattan (temiz ve helal şeyler) değildir" demiştir. Bunu İbn Ebi Hatim
rivayet etmiştir. İbn Vehb de şöyle der: İmam Malik’e insanların yedikleri
çamur soruldu da, "O temiz şeylerden değildir" dedi.
"Allah'ın size
öğrettiğinden öğretip avcı hale getirdiğiniz hayvanların sizin için
yakaladıklarından da yiyin ... " Yani, size, Allah'ın adı anılarak kesilen
hayvanlar, temiz yiyecek ve içecekler helal kılındığı gibi avcı hayvanlarla
avladığınız hayvanlar da helal kılındı. Avcı hayvanlardan kasıt köpekler,
parslar ve şahinler gibi hayvanlardır ki bu sahabelerin, tabiinin ve imamların
büyük çoğunluğunun görüşüdür. Ali b. Ebi Talha'nın bu ayetle ilgili olarak İbn
Abbas (r.a.)'tan yaptığı rivayete göre o da bu görüştedir. İbn Ebi Hatim,
"Said b. Cübeyr'den de buna benzer bir görüş rivayet edilmiştir"
demiştir. Taberi de bunu Dahhak ve Süddi’den rivayet etmiş, sonra kendisine
kadar ulaşan İbn Omer (r.a.)'ın şu sözünü nakletmiştir: "Şahin ve benzeri
kuşların yakaladıkları hayvanlardan yetişip aldıklarını yiyebilirsin,
yetişemediklerini ise yeme!" Ben derim ki: Cumhurdan nakledilen görüşe
göre kuşların avladıkları da köpeğin avladıkları gibidir. Çünkü, onlar da köpek
gibi avını pençeleriyle yakalarlar. Dolayısıyla aralarında bir fark yoktur. Bu,
dört imamın görüşüdür. Taberi de bunu tercih etmiş ve buna kendisinin tahric
ettiği şu hadisi delil göstermiştir:
[2472] ... Adiyy b.
Hatem'den: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e şahinin avladığı hayvanı
sordum, "Senin için ne yakalarsa onu ye!" buyurdu.
İmam Ahmed b. Hanbel
köpeklerden siyah köpeğin avladığını istisna etmiştir. Çünkü ona göre siyah
köpeğin öldürülmesi gerekir, evde bulundurulması caiz değildir.
[2473] İmam Müslim Ebu
Zerr (r.a.)'tan şöyle rivayet etmiştir:
Allah Rasulü (Sallallahu
aleyhi ve Sellem), "Merkep, kadın ve siyah köpek (bunların kişinin önünden
geçmesi) namazı bozar" buyurdu. Ben, "Siyah köpekle kırmızı köpek
arasındaki fark nedir ki?" dedim. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
"Siyah köpek şeytandır" buyurdu.
[2474] Başka bir hadiste
de Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) köpeklerin öldürülmelerini
emretmiş, sonra, "Onlardan dolayı tüm köpeklerin suçu nedir ki? Siz
onlardan sadece salt siyah olanı öldürün. " buyurmuştur.
Hayvan avlamada
kullanılan bu hayvanlara (ayette geçtiği gibi) "Cevarih" denmiştir.
Bu kelime kazanma manasına gelen cerh kelimesinin ism-i faili Carih'in
çoğuludur. Mesela, Arapçada "......" (Filan ailesine hayır cerh etti)
denir ki kasıt "onlara mal kazandırdı"dır. Yine, "Onun cerh eden
(yani para kazanan) hiç kimsesi yoktur" manasında ''....." denilir.
Yüce Allah da Kur'an-ı Kerim'de, ''Allah geceleyin sizi öldüren (öldürür gibi
uyutan), gündüzün de ne işlediğinizi (cerh ettiğinizi) bilendir" (En'am,
60) buyurmuştur. (Buradaki kazanma manasına gelen fiil de aynı köktendir.)
Yani, gündüz işlemiş olduğunuz her hayır ve şerri bilir.
[2475] Bu ayet-i
kerimenin tefsirinde İbn Ebi Hatim'in Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve
Sellem)'in kölesi Ebu Rafi"den naklettiği şu rivayet zikredilir:
Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) köpeklerin öldürülmesini emretti ve köpekler öldürüldü. Daha
sonra insanlar gelerek, "Ya Resulullah! Öldürmemizi emrettiğin bu hayvan
türünden bize hangileri helaldir?" diye sordular. Hz. Peygamber
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) sustu ve o esnada, "Sana, kendilerine
nelerin helal kılındığını soruyorlar. De ki: Bütün iyi ve temiz şeyler size
helal kılınmıştır ... " ayeti nazil oldu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem)' de, "Adam Allah’ın adını anarak (besmele çekerek) köpeğini bir hayvana
gönderir ve o da yakalarsa, köpek yemediği sürece avladığını yesin"
buyurdu.
[2476] Taberi de Ebu
Rafi"den şöyle rivayet etmiştir: Cebrail (a.s) Hz.
Peygamber (Sallallahu
aleyhi ve Sellem)'e geldi ve yanına girmek için ondan izin istedi. Hz. Peygamber
(Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Sana izin verdik ey Allah'ın elçisi!"
dedi. Cebrail (a.s), "Evet, verdin. Fakat biz içinde köpek bulunan hiçbir
eve girmeyiz" dedi. Ebu Ram der ki: Bunun üzerine Hz. Peygamber
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana Medine' deki tüm köpekleri öldürmemi
emretti. Sonunda havlayan bir köpeği bulunan kadına vardım ve ona acıdığımdan
köpeğine dokunmadım. Sonra Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e gelerek
bunu haber verdim. Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onu da öldürmemi
emretti ve dönüp öldürdüm. Bunun üzerine insanlar gelerek, "Ya Rasulallah!
Öldürmemizi emrettiğin bu hayvan topluluğundan bize hangisi helaldir?"
dediler. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir şey söylemedi ve o anda
Allah (c.c), "Sana, kendilerine nelerin helal kılındığını soruyorlar. De
ki: Bütün iyi ve temiz şeyler size helal kılınmıştır ... " ayetini nazil
etti. Bunu Hakim, Müstedrek'inde Muhammed b. İshak'ın Eban b. Salih'ten
nakliyle rivayet etmiş ve "Tahriç etmemiş olsalar da Buhari ve Müslim'in
şartlarını taşıyan bir hadistir" demiştir.
[2477] Taberi,
İkrime’den şöyle nakleder: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Ebu
Rafi'i köpekleri öldürmek için gönderdi. Ebu Rafi öldürme işleminde Medine'nin
yukarı mahallesine vardığında Asım b. Adiyy, Sa'd b. Hayseme ve Uveym b. Sa'd
gelerek, "Ya Rasulallah! Bize neler helal kılındı?" diye sordular.
Bunun üzerine, "Sana, kendilerine nelerin heMI kılındığını soruyorlar. De
ki: Bütün iyi ve temiz şeyler size helal kılınmıştır ... " ayeti nazil
oldu. Bunu Hakim, İkrime'den rivayet etmiştir. Aynı şekilde Muhammed b.
Ka'b el-Kurezi de ayetin
nüzul sebebinin köpeklerin öldürülmesi olduğunu söylemiştir.
Ayetteki
"......" (avcı hale getirdiğiniz) kelimesi "....."
(öğrettiğiniz) fiilindeki failden (siz) hal olabileceği gibi mef'ulden, yani
"Cevarih" (avcı hayvanlarl'dan hal da olabilir. Bu durumda mana şöyle
olur: "Öğrettiğiniz avcı hayvanların avlanmak için avcı hale getirilmiş
halde iken sizin için tuttuklarını yiyin." Eğitilmiş olmasının ölçüsü
avını pençesi veya tırnaklarıyla yakalamasıdır. Bundan şu sonuca varılır:
Eğitilmiş avcı hayvan avını çarparak öldürür veya hem pençesi hem de
tırnaklarıyla yakalarsa onu yemek helal olmaz. Bu İmam Şafii'nin iki kavlinden
biri ve bir grup alimin görüşüdür. Bu yüzden ayette, "Allah'ın size
öğrettiğinden öğretip avcı hale getirdiğiniz" buyurulmuştur. Ayette ifade
edilen "avcı hayvan"; sahibi gönderdiğinde giden, çağırdığında gelen,
yakaladığında sahibi gelene kadar onun için tutan ve kendisi için yakalamayan
hayvandır. Bunu ifade etmek için ardından ",., Hayvanların sizin için
yakaladıklarından da yiyin ve üzerine Allah'ın adını anın (besmele çekin)"
buyurulmuştur. Sonuç itibariyle, avcı hayvan eğitilmiş bir hayvansa, kendisi
için yakalamamışsa ve gönderirken besmele çekilmişse öldürse de yakaladığı avı
yemek icmayla helaldir. Sünnette de bu ayet-i kerimenin ifade ettiği manayı
ifade eden hadisler varit olmuştur:
[2478] Nitekim Buhari ve
Müslim, Adiyy b. Hatem'den şöyle rivayet etmişlerdir: Ben "Ey Allah'ın
Rasulü! Ben besmele çekerek eğitilmiş köpeğimi salıyorum" dedim.
Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Eğer besmele çekerek köpeğini
salarsan senin için yakaladığından ye!" buyurdu. Ben, "Ya Rasulallah!
Onu öldürse de mi?" dedim. "Ona başka bir köpek iştirak etmedikçe
ondan ye. Çünkü sen köpeğin için besmele çektin, başka köpek için ise
çekmedin" buyurdu. "Ben ava mi'rad (denen ucu sivriltilmiş enli
tahta) atıyor ve ava vuruyorum" dedim. "Mi 'radı atar da sivri ucuyla
isabet ettirirsen onu ye. Eniyle isabet ettirirsen o darbeyle öldürülmüş bir
hayvandır, onu yeme!" buyurdu. Her ikisinin rivayetinde geçen bir ifade de
şöyledir: "Köpeğini gönderdiğinde Allah'ın adını an (besmele çek). Eğer
senin için yakalarsa ve ava yaşarken yetişirsen onu kes. Köpek onu öldürmüş ve
ondan bir şey yememiş halde yetişirsen avı yine ye! Zira köpeğin yakalaması
onun kesilmesi demektir. " Yine ikisinin başka bir rivayeti şöyledir:
"Ondan yerse yeme; çünkü onu kendisi için yakalamış olmasından korkuyorum.
" Bu cumhurun delilidir ki İmam Şafii mezhebindeki sahih görüştür. Yani,
onlar bu hadiste geçtiği gibi bir detaya girmeksizin köpek avdan yediğinde
ondan yemenin haram olduğunu söylemişlerdir. Seletten bir grup zattan ise,
"Bu hiçbir şekilde haram değildir" dedikleri rivayet edilmiştir.
Bu Konuda Seleften
Rivayet Edilen Sözler:
İmam Taberi Selman-ı
Farisi’den (r.a.) şöyle rivayet etmiştir: "Köpek avın üçte ikisini yemiş
olsa bile ondan ye!" Said b. Ebi Arube ile Umer b. Amri de Katade'den
böyle rivayet etmişlerdir. Muhammed b. Zeyd de Said b. Müseyyeb kanalıyla
Selman-ı Farisi (r.a.)'tan böyle rivayet etmiştir. Taberi Bekir b. Abdullah
el-Müzeni ile Kasım'dan, Selman-ı Farisi'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:
"Köpek avdan yemişse, üçte ikisini yemiş olsa bile onu ye!" Taberi
Humeyd b. Malik b. Huseym ed-Dueli'den şöyle rivayet etmiştir: Ben Sa’d b. Ebi
Vakkas (r.a.)'a köpeğin yakalayıp da yediği avın hükmünü sordum, "Ondan
sadece bir parça et kalmış olsa bile ye!" dedi. Taberi, Said b.
Müseyyeb'den de Sa’d b. Ebi Vakkas (r.a.)'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir:
"Üçte ikisini yemiş olsa bile ye!" Taberi Ebu Hureyre (r.a.)'tan
şöyle nakleder: "Köpeğini bir av üzerine göndermişsen ondan ye! Üçte
ikisini yemiş ve geriye üçte biri kalmış olsa bile onu ye!" Taberi
Nafi"den İbn Ömer (r.a.)'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir:
"Eğitilmiş köpeğini Allah'ın adını anarak avın üzerine göndermişsen, senin
için yakaladığı hayvanı -ondan yemiş olsun veya olmasın- ye!" Selman-ı
Farisi, Sa'd b. Ebi Vakkas, Ebu Hureyre ve İbn Ömer'den (Allah onlardan razı
olsun) nakledilen bu sözlerin hepsi de sahihtir, onlar tarafından söylendiği
kesindir. Bu görüş Hz. Ali (r.a.) ile İbn Abbas (r.a.)'tan da nakledilmiştir.
Ata ile Hasan-ı Basri’den ise farklı rivayet gelmiştir. Zühri, Rebia ve İmam
Malik de bu görüştedir. İmam Şafii'nin ilk görüşü böyledir ve yeni mezhebinde
de buna imada bulunmuştur.
[2479] Bu konuda
Selman-ı Farisi (r.a.) yoluyla gelen merfU hadis de vardır. Nitekim İmam
Taberi, Said b. Müseyyeb kanalıyla Selman-ı Farisi (r.a.)'tan Rasulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Kişi
köpeğini avln üzerine gönderir, sonra yetiştiğinde köpek ondan yemiş olursa
kalanı yesin. " Taberi daha sonra şöyle demiştir:
"Bu hadisin sıhhati
şüphelidir. Said b. Cübeyr'in Selman-ı Farisi (r.a.)'tan hadis işittiği
bilinmemektedir. Güvenilir raviler bunu Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve
Sellem)'in değil Selman-ı Farisi (r.a.)'ın sözü olarak naklederler." İmam
Taberi'nin söylediği doğrudur. Fakat başka yollarla rivayet edilen aynı manada
başka merfu hadisler vardır:
[2480] İmam Ebu Davud,
Amr b. Şuayb'ın, babasından, onun da kendi babasından (Ebu Musa el-Eş’ari)
şöyle rivayet etmiştir: "Ebu Salebe adında bir bedevi, "Ya
Rasulallah! Benim eğitilmiş köpeklerim var. Bana onlarla avlanmanın hükmünü
söyle!" dedi. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Senin
eğitilmiş köpeklerin varsa senin için yakaladıklarından ye!" buyurdu.
Bedevi, "Kesilse veya kesilmese de mi?" dedi. Allah Rasulü
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Evet" buyurdu. Bedevi, "Ondan
yemiş olsa da mı?" dedi. "Evet, ondan yemiş olsa bile" buyurdu.
Bedevi, "Ya Rasulallah! Bana okum hakkında da fetva ver" dedi. Allah
Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Okunun senin için ele geçirdiği
avdan ye!" buyurdu. Bedevi, "Kesilse veya kesilmese de mi?"
dedi. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Evet" buyurdu.
Bedevi, "Gözümle takip edememiş olsam (dolayısıyla benim vurduğumdan emin
olmasam) da mı?" dedi. "Değişmiş (ve kokuşmuş) olmadıkça veya onda
senin okundan başka bir şeyin izini görmüş olmadıkça, gözünle takip edemediğin
(avlnı da ye)!" buyurdu. Bedevi, "Bana Mecusilerin kapları hakkında
fetva ver" dedi. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Yıka ve
onda ye!" buyurdu. Ebu Davud böyle
rivayet etmiştir. Bunu Nesai de tahric etmiştir.
[2481] Ebu Davud başka
bir tarikle Ebu Sa'lebe'den yine şöyle rivayet etmiştir; Rasul-i Ekrem
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Köpeğini avın üzerine
Allah'ın adını anarak (besmele çekerek) gönderdiysen avdan yemiş olsa bile
ondan ye! Elinin kazandığını da ye!" buyurdu. İki hadisin de senedi
sahihtir.
[2482] Sevri de Simak b.
Harb'dan, Adiyy'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: Allah Rasulü (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) ''Avcılık için eğitilmiş köpeğin senin için yakaladığı
hayvanı ye!" buyurdu. "Ondan yemiş olsa da mı?" dedim.
"Evet" buyurdu. Bunu Abdulmelik de ... Adiyy’den böyle rivayet
etmiştir. Bu rivayetler köpeğin avdan yemesinde bir mahzur görülmediğine delalet
etmektedir. Daha önce zikrettiğimiz gibi köpek ve benzeri hayvanların yedikleri
avı haram görmeyenler bu hadisleri delil göstermişlerdir.
Bazıları ise orta bir
yol tutarak şöyle demişlerdir: Geçen Adiyy b. Hatem hadisinden ve Hz. Peygamber
(Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in, "Ondan yerse yeme; çünkü o durumda
kendisi için yakalamış olmasından korkarım" hadisiyle işaret buyurduğu
illetten dolayı avını yakaladıktan hemen sonra yerse ondan yemek haramdır. Ama
yakaladıktan sonra sahibini bekler ve uzun zaman geçince acıkıp açlıktan dolayı
ondan yerse bu onu haram yapmaz. Bunlar Ebu Sa'lebe hadisini de bu manaya
hamletmişlerdir. Bu güzel bir ayrımdır ve her iki hadisi değerlendiren güzel
bir yorumdur. Üstad Ebü'l-Meali el-Cüveyni de "en-Nihaye" isimli
eserinde "Birisi meselede böyle bir ayrıntı ortaya koysa" temennisini
ifade etmiştir. Allah (c.c) da onun bu temennisini gerçekleştirmiştir. Zira,
onlardan (Şafii fukahasından) bazı alimler bu ayrımı yapan görüşü
benimsemişlerdir.
Bazı ilim ehli ise
dördüncü bir görüş benimsemiştir ki o da şudur: Köpeğin yemesi durumu ile şahin
ve benzeri hayvanların yemesi durumu farklı olup birincisi haram iken ikincisi
haram değildir. Çünkü şahin vs. avdan yedirilerek eğitilirler. Nitekim Taberi
de İbrahim en-Nehai’den İbn Abbas (r.a.)'ın kuşlar hakkında şöyle dediğini
rivayet etmiştir: "Kuşu avın üzerine salıverir de onu öldürürse, ondan
yemiş ve tüyünü yolmuş olsa bile tuttuğu avı ye! Çünkü köpeğe vurduğunda bir
daha yapmamasını sağlayabilirsin, fakat vurulamayacağından dolayı kuşun (avım
yakaladıktan sonra) sahibine dönmesi eğitimli vasfım kazanması için
yeterlidir."
[2483] İbn Ebi Halim'in
Şa'bı kanalıyla Adiyy b. Hatem'den rivayet ettiği şu hadis bunlara delil
gösterilebilir. Ben, "Ya Rasulallah! Biz köpekler ve şahinlerle avcılık
yapan bir milletiz. Bize onlardan hangileri helaldir?" dedim. Rasulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) ''Allah'ın size öğrettiğinden öğretip avcı hale
getirdiğiniz hayvanların sizin için yakaladıklarından yiyin ve üzerine Allah'ın
adını anın!" buyurdu. Sonra, "Sen köpeği Allah'ın adını anarak (avın
üzerine) gönderdiğinde sana her ne yakalarsa onu ye!" buyurdu.
"Öldürse de mi?" dedim. "Ondan yememişse öldürse de ye!"
buyurdu. Ben, "Peki köpeklerimizle başkalarının köpekleri karışırsa?"
dedim. ''Avı yakalayanın senin köpeğin olduğundan emin olmadıkça ondan
yeme!" buyurdu. "Biz ok atan bir milletiz. Bize onlardan (onlarla
vurduklarımızdan) neler helaldir?" dedim. ''Atarken Allah'ın adını andığın
ve bedenini yaraladığın her hayvanı ye!" buyurdu. Hadisin söylediğimiz
hususa delaleti şu yöndendir ki; Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem),
köpeğin avlamasında "avından yememiş olmasını" şart koşarken şahinde
böyle bir şart zikretmemiştir. Bu da ikisinin birbirinden farklı olduğunu
göstermektedir. Doğrusunu en iyi Allah bilir.
"Sizin için
yakaladıklarından da yiyin ve üzerine Allah’ın Adını anın."
Yani, av üzerine
Allah'ın adını anarak (besmele çekerek) gönderin.
[2484] Nitekim Hz.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Adiyy b. Hatem’e (r.a.) şöyle
buyurmuştur: "Eğitilmiş köpeğini gönderir ve Allah 'm adını anarsan senin
için yakaladığını ye!"
[2485] Buhari ve
Müslim'in Ebu Sa'lebe'den rivayet ettikleri hadiste de Hz. Peygamber
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Köpeğini gönderirken Allah’ın
adını an, okunu atarken Allah'ın adını an. "
Bu yüzden meşhur
rivayette İmam Ahmed ve bazı imamlar bu ayet ve hadise dayanarak köpek
gönderirken ve ok atarken besmele çekmenin şart olduğunu söylemişlerdir.
Nitekim cumhur’dan nakleailen meşhur görüşe göre ayette kastedilen, hayvan
gönderilirken besmele çekilmesidir. Nitekim Süddi ve başkaları da böyle
demişlerdir. Ali b. Ebi Talha ise bu ayetle ilgili İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle
nakletmiştir: "Eğitilmiş avcı hayvanı gönderirken 'Bismillah' de! Eğer
unutursan bir sakıncası yoktur."
Bazıları ise, ayetteki
besmeleden kasıt yerken söylenen besmeledir, demişlerdir.
[2486] Nitekim sahih
hadis kitaplarında geçtiği üzere Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
üveyoğlu Ömer b. Ebi Seleme'ye, "Allah'ın adını an ve sağ elinle, önünden
ye!" buyurmuştur.
[2487] İmam Buhari, Aişe
(r.anha)'dan şöyle nakleder: Bazıları "Küfürden döneli fazla olmamış bir
takım kimseler bize Allah'ın adı anılarak kesilip kesilmediğini. bilmediğimiz
etler getiriyorlar?" dediler. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem),
"Siz besmele çekin ve yiyin" buyururdu.
[2488] Başka bir hadis:
İmam Ahmed Aişe (r.anha)'dan şöyle nakleder: Rasul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) sahabesinden altı kişiyle yemek yerken bir bedevi çıkageldi ve ondan
iki lokma yedi. Rasul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Besmele
çekseydi yemek size yetecekti. Sizden biri yemek yiyeceği zaman Allah'ın adını
ansın (besmele çeksin). Başlarken Allah'ın adını anmayı unutmuşsa "..../
Başta ve sonda Allah'ın adıyla) desin" buyurdu. Bunu İbn Mace de rivayet
etmiştir. Abdullah b. Ubeyd b. Umeyr ile Aişe (r.anha) arasında kopukluk
vardır. Zira, şu hadisin gösterdiğine göre o bu hadisi Aişe (r.anha)'dan
işitmemiştir:
[2489] İmam Ahmed'in
Abdullah b. Ubeyd b. Umeyr'den naklettiğine göre o kendi kabilesinden Ümmü
Gülsüm adında bir kadından Aişe (r.anha)'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:
Rasul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sahabelerinden altı kişiyle yemek
yiyordu. Aç bir bedevi çıkageldi ve yemeği iki lokmada yiyip bitirdi. Bunun
üzerine Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Besmele çekseydi
yemek hepinize yetecekti. Sizden biri bir şey yiyeceği zaman besmele çeksin.
Başta unutursa "..... " desin" buyurdu. Bunu ayrıca Ahmed b.
Hanbel, Ebu Davud, Tirmizi ve Nesai birçok vecihle Hişam ed-Dustuvai’den
rivayet etmişlerdir. Tirmizi, "Hasen ve sahih hadistir" demiştir.
[2490] Başka bir hadis:
İmam Ahmed b. Hanbel İbn Suhb'dan şöyle nakleder: Müsenna b. Abdurrahman
el-Huzai ile Vasıt (Bağdat ile Kufe arasında bir şehir) şehrine birlikte
yolculuk yaptık. Yemeğe başlarken besmele çekiyor, son lokmada da
"Bismillahi evvelehu ve ahiruhu" diyordu. Ona, "Sen yemeğe
başlarken besmele çekiyorsun. Peki, son lokmada, "Bismillahi evvelehu ve
ahiruhu" demek ne oluyor?" dedim. Dedi ki: "Bunu sana anlatayım.
Dedem Ümeyye b. Muhşi Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in
sahabelerindendi. Onu şöyle derken işittim: Bir adam Hz. Peygamber (Sallallahu
aleyhi ve Sellem)'in yanında yemek yiyordu. Başta besmele çekmedi ve son
lokmasında, "Bismillahi evvelehu ve ahiruhu" dedi. Hz. Peygamber
(Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Vallahi besmele çekene kadar şeytan onunla
yiyordu. Besmele çekince kustu ve karnında hiçbir şey kalmadı" buyurdu.
Bunu Ebu Davud ve Nesai de Cabir b. Subh er-Rasibi'nin nakliyle rivayet
etmişlerdir. Bu şahsı İbn Main ile Nesai sika sayarken Ebu Feth el-Ezdi,
"O hüccet olmaz" demiştir.
[2491] Başka bir hadis:
İmam Ahmed b. Hanbel, Huzeyfe (r.a.)'tan şöyle nakleder: "Biz Hz.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte yemek yerken, O
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) elini yemeğe götürmeden elimizi yemeğe
götürmezdik. Bir defasında onunla birlikte yemekte iken bir cariye birisi
kendisini itiyormuşçasına hızla içeri girdi ve sofraya gidip elini yemeğe
uzattı. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) cariyenin elini tuttu. Sonra
bir bedevi, biri tarafından itilircesine bir hızla içeri girdi ve elini yemeğe
uzattı.
Hz. Peygamber
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) onun da elini tuttu ve şöyle buyurdu:
"Şüphesiz şeytan, besmele çekilmeden yenen yemeğe konmaya çalışır. Yemeğe
konmak için bu cariyeyi getirdi ve ben elini tuttum. Konmak için bu defa bu
bedeviyi getirlu, onun elini de tuttu m. Canımı elinde tutan Allah'a andolsun
ki onun (yani şeytanın) eli onların eliyle birlikte ellerimdedir. " İmam
Müslim, Ebu Davud ve Nesai de, A'meş kanalıyla böyle rivayet etmişlerdir.
[2492] Başka bir hadis:
İmam Müslim, Tirmizi dışında diğer Sünen sahipleri Cabir b. Abdullah (r.a.)'tan
Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğunu rivayet
etmişlerdir: "Kişi evine girdiğinde girerken ve yemek yerken Allah'ın
adını anarsa (besmele çekerse) şeytan (kendi adamlarına), "Burada sizin
için gece kalacak ve yemek yiyecek yer yoktur" der. Besmele çekmeden
girerse şeytan, "Geceleyecek yer buldunuz" der. Yemek yerken besmele
çekmezse, "Gece kalacak ve yemek yiyecek bir yer buldunuz" der.
" Bu Ebu Davud'un rivayetindeki ifadedir.
[2493] Başka bir hadis: İmam
Ahmed b. Hanbel Vahşi b. Harb'den şöyle nakleder: Bir adam Hz. Peygamber
(Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e, "Biz yiyor fakat doymuyoruz" dedi.
Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Belki de ayrı ayrı
yiyorsunuzdur. Yemeğinizin etrafında toplanıp (topluca yiyin) ve besmele çekin
ki size bereketlendirilsin" buyurdu. Bunu Ebu Davud ile İbn Mace, Velid b.
Müslim kanalıyla rivayet etmişlerdir.
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |