|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
Maide Suresi 68 ve 69.ayetler |
Allah'ın Hükmünü
Tatbik Etmeyenin Tüm İddiaları Boştur:
68. De ki: Ey Kitap
ehli! Siz Tevrat'ı, İncil'i ve Rabbinizden size indirileni hakkıyla uygulamadıkça,
siz hiçbir şey üzere değilsiniz. Rabbinden sana indirilen onlardan çoğunun
küfür ve azgınlığını elbette artıracaktır. Kafirler
topluluğuna üzülme.
69. İman edenler ile
Yahudiler, Sabiiler ve Hristiyanlardan Allah'a ve ahiret gününe (gerçekten)
inanıp salih amel işleyenler üzerine asla korku yoktur; onlar üzülecek de
değillerdir.
Tefsiri:
Yüce Allah şöyle
buyuruyor: Ey Muhammed! "De ki: Ey Kitap ehli! Siz Tevrat'ı, İncil'i ve
Rabbinizden size indirileni hakkıyla uygulamadıkça ...
" Yani, elinizde bulunan Allah (c.c) tarafından peygamberlere indirilmiş
kitapların tümüne inanmadıkça ve onlardakini uygulamadıkça -ki onlardan biri
Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’e tabi olma, peygamberliğine iman etme
ve şeriatına uyma emridir- "siz" din adına "hiçbir şey üzere
değilsiniz." O yüzden Leys b. Ebu Süleym, Mücahid'den, "Rabbinizden
size indirilen" buyruğu hakkında, "O Kur'an-ı Kerim'dir"
dediğini rivayet etmiştir. "Rabbinden sana indirilen onlardan çoğunun küfür
ve azgınlığını elbette artıracaktır" cümlesinin tefsiri daha önce geçti.
"Artık Kafirler topluluğuna üzülme." Yani, onlar için üzülme ve
onların bu hali seni dehşet ve korkuya düşürmesin.
"İman
edenler", yani Müslümanlar "ile Yahudiler", yani Tevrat'ın
mensupları "Sabiiler." İnne ile arası uzayınca bu kelimenin
diğerlerinden farklı olarak (.....) şeklinde merru olarak atfedilmesi uygun
olmuştur. Sabiller; kendilerine mahsus dinleri olmayan Hristiyanlar ile
Mecusiler arası bir taifedir. Mücahid böyle demiştir. Ondan, "Yahudilerle
Mecusiler arası bir taifedir" dediği de rivayet edilmiştir. Said b.
Cübeyr, "Yahudiler ile Hristiyanlar arasında bir taifedir" demiştir.
Hasan-i Basri ile Hakem'den, "Onlar Mecusiler gibidir" dedikleri
rivayet edilmiştir. Katade, "Meleklere ibadet eden bir taifedir. Kıble’den
başka tarafa yönelerek ibadet ederler ve Zebur okurlar" demiştir. Vehb b.
Münebbih, "Onlar Sadece Allah'ı bilen, uydukları bir şeriatları
bulunmayan, küfür olan hiçbir şey de türetmemiş olan bir taifedir"
demiştir.
İbn Vehb der ki: Ebu Zinad'ın
oğlu bana babasının şöyle dediğini aktardı:
"Sabiiler Irak'ın
ötesinde Kusa denen yerde oturan bir topluluktur. Peygamberlerin hepsine
inanır, her yılotuz gün oruç tutar, her gün beş defa Yemen’e yönelerek ibadet
ederler." Sabiiler hakkında başka şeyler de söylenmiştir.
Hristiyanlar ise
malumdur. Onlar kendilerini İncil’e nispet eden kimselerdir.
Ayette anlatılmak
istenen şudur: Allah'a ve ahiret gününe, yani öbür dünyada tekrar diriltilip
mükafat veya ceza görüleceği ne iman eden ve iyi ameller işleyenler, takipçisi
oldukları peygamberden sonra insanlara ve cinlere gönderilmiş olan Muhammed
(Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şeriatına uymadıkça iman edip salih amel
işlemiş sayılmazlar. Kim de bu vasıflara sahipse "onların üzerine" ne
gelecekte olacaklara dair, ne de arkalarında bıraktıklarından dolayı "asla
korku yoktur; onlar üzülecek de değillerdir." Bu cümlenin tefsiri Bakara
suresindeki benzer bir ayette burada tekrara ihtiyaç bırakmayacak şekilde
detayla yapıldı.
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |