İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Maide Suresi

90 – 93.ayetler

 

Şeytan işi Pisliklerden; içki, Kumar vs.

 

90. Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar, fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz.

91. Şeytan içkide ve kumarda, ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi, Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçtiniz değil mi?

92. Allah'a itaat edin, Rasule itaat edin ve kötülüklerden sakının.

Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki Rasulümüzün vazifesi apaçık duyurmak ve bildirmektir.

93. İman eden ve salih ameller işleyenlere, hakkıyla sakınıp iman ettikleri ve salih ameller yaptıkları, sonra yine hakkıyla sakınıp iman ettikleri, sonra da hakkıyla sakınıp yaptıklarını ellerinden geldiğince güzel yaptıkları takdirde haram kılınmadan önce tattıklarından dolayı günah yoktur. Allah iyilik yapanları sever.

 

Tefsiri:

 

Yüce Allah Mü'min kullarını içki ve kumardan (ayetteki ifade "meysir") nehyediyor. Mü'minlerin emiri Hz. Ali (r.a.)'tan yapılan bir rivayette onun "Satranç kumardandır" dediği rivayet edilmiştir. Bunu İbn Ebi Hatim, Cafer b. Muhammed'in babasından, onun da Hz. Ali (r.a.)'tan nakliyle rivayet etmiştir. İbn Ebi Hatim, Leys'ten Ata, Mücahid ve Tavus'un şöyle dediklerini rivayet etmiştir: "Çocukların ceviz oyunları dahil, kumar türünden her şey (ayette yasaklanan) meysirdendir." Raşid b. Sa'd ile Hamza b. Habib'ten de benzeri rivayet edilmiştir. Onlar, "Zar ve hatta çocukların oynadıkları yumurta oyunları bile meysirdir" demişlerdir. Nafi', İbn Ömer (r.a.)'tan, "Meysir kumar demektir" dediğini rivayet etmiştir. Dahhak, İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle rivayet etmiştir: Meysir kumar demektir. İnsanlar cahiliye döneminde kumar oynarlardı. İslam gelince onları bu kötü ahlaktan nehyetti. İmam Malik, Davud b. Husayn'dan, Said b. Müseyyeb'i şöyle derken işittiğini rivayet etmiştir: "Cahiliye döneminde insanların kumarları, eti bir-iki koyun mukabilinde satmak şeklindeydi.

 

Zühri'nin rivayetine göre Arec, "Kumar para ve meyveler için ok atmaktır" demiştir. Kasım b. Muhammed, "Allah'ı anmaktan ve namazdan oyalayan her şey kumardandır" demiştir. Bunları İbn Ebi Hatim rivayet etmiştir.

 

 

[2753] İbn Ebi Hatim, Ebu Musa el-Eş'ari (r.a.)'tan Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Kişiyi her şeyden tümüyle alıkoyan şu zar'dan şiddetle sakının, zira o kumar'dandır.'' Bu garip bir hadistir. Sanki bununla, Sahih-i Müslim'de geçen hadiste nehyedilen tavla katedilmiştir.

 

 

[2754] Ebu Bureyde el-Huseyb el-Eslemi'den gelen rivayete göre o Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: ''Kim tavlayla oynarsa elini domuz yağına ve kanına batırmış gibi olur.''

 

 

[2755] İmam Malik'in el-Muvatta'sında, Müsned-i Ahmed'de, Sünen-i Ebu Davud ve Sünen-i İbn Mace'de Ebu Musa el-Eş'ari (r.a.)'tan rivayet edilen bir hadiste Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem), ''Kim tavla oynarsa Allah'a (c.c.) ve Resulüne isyan etmiş olur.'' buyurmuştur.

 

Bu Ebu Musa el-Eş'ari (r.a.)'ın sözü olarak da rivayet edilmiştir. Doğrusunu en iyi Allah bilir.

 

 

[2756] İmam Ahmed b. Hanbel, Abdurrahman el-Hatmi kanalıyla onun babasından Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: ''Tavla oynayan, sonra kalkıp namaz kılan kimsenin durumu, irin ve domuz kanıyla abdest alan sonra kalkıp namaz kılan kimsenin durumu gibidir.''

 

Satranc'a gelince; Abdullah b. Ömer (r.a.), "O tavladan beterdir" demiştir. Hz. Ali (r.a.)'ın onun hakkındaki, "O kumarın ta kendisidir" sözü daha önce geçti. İmam Malik, İmam Ebu Hanife ve İmam Ahmed b. Hanbel satrancın haram olduğunu söylemişler, İmam Şafii ise mekruh görmüştür. (Allah rahmet eylesin).

 

Dikili taşlar (.....) hakkında ise; İbn Abbas (r.a.), Mücahid, Ata, Said b. Cübeyr, Hasan-ı Basri ve birçok kişi, "Bu, Müşriklerin yanında kurbanlarını kestikleri bir taştır" demişlerdir.

 

Fal okları (.....) için de yine aynı kimseler, "O Müşriklerin kısmet aramak için attıkları oklardır" demişlerdir.

 

"Birer şeytan işi pisliktir" ifadesindeki "rics, pislik" kelimesini; Ali b. Ebi Talha'nın rivayetine göre İbn Abbas (r.a.), "İğrenç şeyler"; Said b. Cübeyr, "Günahlar"; Zeyd b. Eslem de, "Şeytan işi şer ve kötülüklerdir" diye tefsir etmiştir.

 

"Bunlardan uzak durun ... " Buradaki "bunlar" zamirinden kasıt "rics, pislik"tir. Yani, bunları terk edin. "Ki kurtuluşa eresiniz" ifadesinde bunları terke teşvik vardır.

 

Yüce Allah sonra, "Şeytan içkide ve kumarda, ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi, Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçtiniz değil mi?" buyuruyor. Bunda ise tehdit ve korkutma vardır.

 

 

İçkinin Haram Kılınışı Hakkında Gelen Hadisler:

 

[2757] İmam Ahmed b. Hanbel, Ebu Hureyre (r.a.)'tan şöyle rivayet etmiştir: İçki üç defa haram kılındı. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Medine'ye geldiğinde insanlar içki içiyor ve kumarla para kazanıyorlardı. Bunları Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e sorunca Allah (c.c), "Sana, şarap ve kumar hakkında soru sorarlar. De ki: Her ikisinde de büyük bir günah ve insanlar için bir takım faydalar vardır" (Bakara, 219) ayeti nazil oldu. İnsanlar "Bize haram kılınmadı. Sadece her ikisinde de büyük bir günah ve insanlar için bir takım faydalar vardır" denildi, dediler ve içmeye devam ettiler. Günlerden bir gün muhacirlerden biri insanlara akşam namazını kıldırırken karıştırarak Kur'an'ı yanlış okudu. Bunun üzerine Yüce Allah daha katı olan şu ayeti indirdi: "Ey iman edenler! Siz sarhoş iken -ne söylediğinizi bilinceye kadar -cünüp iken de yolcu olan müstesna- gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın ... " (Nisa, 43) İnsanlar yine içmeye devam ediyorlar, fakat namaza ayık halde geliyorlardı. Sonra bundan daha katı şu ayet nazil oldu: "Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar, fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz ... Artık vazgeçtiniz değil mi?" (Maide, 93) İnsanlar "Vazgeçtik ey Rabbimiz!" dediler. İnsanlar, "Ya Rasulallah! Allah yolunda öldürülen bazı kimseler var ki bunlar öldüklerinde haddi aşmaktaydılar; içki içiyor, kumar oynuyorlardı. Oysa Allah (c.c) bunları şeytan işi pislik saydı" dediler. Bunun üzerine Allah (c.c) "İman eden ve salih ameller işleyenlere, hakkıyla sakın ip iman ettikleri ve salih ameller yaptıkları, sonra yine hakkıyla sakın ip iman ettikleri, sonra da hakkıyla sakın ip yaptıklarını ellerinden geldiğince güzel yaptıkları takdirde haram kılınmadan önce tattıklarından dolayı günah yoktur. Allah iyilik yapanları sever" ayetini nazil etti. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Bunlar onlara haram kılınsaydı sizin bıraktığınız gibi onlar da bırakırlardı" buyurdu. Bunu sadece İmam Ahmed b. Hanbel rivayet etmiştir.

 

 

[2758] İmam Ahmed b. Hanbel, Ebu Meysere'den şöyle rivayet etmiştir:

"İçkiyi haram kılan ayet inince Hz. Ömer (r.a.), "Allah'ım! içki konusunda bize şifa olacak bir açıklama gönder!" dedi. Bunun üzerine Bakara suresindeki, "Sana içki ve kumarı soruyorlar. De ki: Her ikisinde de büyük günah vardır" ayeti nazil oldu. Hz. Ömer (r.a.) çağrıldı ve kendisine bu ayet okundu. Fakat o yine, "Allah'ım! içki konusunda bize tam bir açıklama gönder!" diye dua etti. Bunun üzerine Nisa suresindeki, "Ey iman edenler! Sarhoşken ne söylediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın" ayeti nazil oldu. Kamet getirildiğinde Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in münadisi, "Kesinlikle hiçbir sarhoş namaza gelmesin!" derdi. Hz. Ömer (r.a.) yine çağrıldı ve kendisine bu ayet okundu. Hz. Ömer (r.a.) yine, "Allah'ım! içki konusunda bize tam açıklama gönder!" diye dua etti. Bunun üzerine Maide suresindeki ayet nazil oldu. Hz. Ömer (r.a.) yine çağrılıp kendisine bu ayet okundu. Ayetteki, "Artık vazgeçtiniz değil mi?" okununca Hz. Ömer (r.a.), "Vazgeçtik, vazgeçtik!" dedi. Bunu Ebu Davud, Tirmizi ve Nesai de birçok kanalla yine Ebu Meysere'den böyle rivayet etmişlerdir. Ebu Meysere'nin adı Amr b. Şurahbil'dir ve Hz. Ömer (r.a.)'tan bundan başka hiçbir rivayeti yoktur. Ebu Zür'a, "O Hz. Ömer (r.a.)'tan bir şey işitmemiştir" demiştir. Ali b. el-Medini ile Tirmizi ise bu hadisin sahih olduğunu söylemişlerdir.

 

 

[2759] Buhari ve Müslim'in Hz. Ömer (r.a.)'tan yaptıkları rivayette Hz. Ömer (r.a.) Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in minberindeki hutbesinde şöyle demiştir: "Ey insanlar! İçkinin haramlığı şu beş şeyde inmiştir: Üzüm, hurma, bal, buğday ve arpa. Hamr ("içki,,) aklı örten şey demektir."

 

 

[2760] İmam Buhari, İbn Ömer (r.a.)'tan şöyle rivayet etmiştir:

"İçkiyi haram eden hüküm geldiğinde Medine' de beş çeşit içki vardı ve bunlar arasında üzüm şarabı yoktu. "

 

 

[2761] Ebu Davud Tayalisi, İbn Ömer (r.a.)'tan şöyle rivayet etmiştir: İçki hakkında üç ayet nazil oldu. İlk inen ayet, "Sana, şarap ve kumar hakkında soru sorarlar. De ki: Her ikisinde de büyük bir günah ve insanlar için bir takım faydalar vardır" ayetidir. "İçki haram kılındı" diye söylenti oldu. İnsanlar "Ya Resulallah! Bizi bırak da Allah'ın (c.c) buyurduğu gibi ondan faydalanalım" dediler. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), onlara bir cevap vermedi. Sonra, "Ey iman edenler! Siz sarhoş iken -ne söylediğinizi bilinceye kadar- cünüp iken de -yolcu olan müstesna- gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın ... " ayeti nazil oldu. Yine, "İçki haram oldu" denildi. İnsanlar, "Ya Resulallah! Namazın yaklaştığı vakitlerde içki içmeyeceğiz" dediler. Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yine bir şey söylemedi. Sonra şu iki ayet nazil oldu: "Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar, fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir ... Artık vazgeçtiniz değil mi?" Bunun üzerine Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "İç ki haram oldu" buyurdu.

 

 

[2762] Başka bir hadis: İmam Ahmed b. Hanbel, Abdurrahman b. Va'le'den şöyle rivayet etmiştir: İbn Abbas (r.a.)'a içki satmayı sordum, şöyle anlattı: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in Sakif (veya Devs) kabilesinden bir arkadaşı vardı. Mekke Fethi gününde onunla karşılaştı. Yanında, Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e hediye etmek üzere bir içki tulumu vardı. Rasul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Ey filan! Allah'ın onu haram kıldığını bilmiyor musun?" buyurdu. Adam kölesine döndü ve "Git bunu sat" dedi. Rasul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Ey filan! Ona ne emrettin?" diye sordu. Adam, "Onu satmasını emrettim" deyince Rasul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Onu içmeyi haram kılan satmayı da haram kılmıştır" buyurdu. Bunun üzerine adamın emriyle içki kumluğa boşaltıldı. Bunu Müslim ve Nesai de rivayet etmiştir.

 

 

[2763] Başka bir hadis: Hafız Ebu Ya'la'nın Temim-i Dari (r.a.)'tan rivayetine göre kendisi Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e her yıl bir tulum içki hediye ederdi. Allah (c.c) içkiyi haram kılan hükmü indirdikten sonra da O'na (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir tulum içki getirmişti. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onu görünce güldü ve "O senden sonra haram kılındı" buyurdu. Temim, "Ya Rasulallah! Öyleyse satayım da parasından yararlanayım" dedi. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem), ''Allah (c.c) Yahudilere lanet etsin. Allah (c.c) onlara inek ve davarın yağını haram kılınca onu eritip sattılar. Allah (c.c) içkiyi de parasını da haram kılmıştır" buyurdu.

 

 

[2764] Bunu İmam Ahmed b. Hanbel de Abdurrahman b. Ganem'dan şöyle rivayet etmiştir: Temim-i Dari (r.a.) Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e her yıl bir tulum içki hediye ederdi. İçkinin haram kılındığı yıl da bir tulum içki getirdi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onu görünce güldü ve "Onun senden sonra haram kılındığını fark ettin mi?" buyurdu. Temim, "Ya Rasulallah! Onu satıp parasını kullanayım mı?" diye sordu. Rasul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem), ''Allah Yahudilere lanet etsin. Kendilerine haram kılınan inek ve davar yağlarını alıp erittiler. Sonra satıp parasını yediler. Muhakkak ki içki de haramdır, parası da haramdır. Muhakkak ki içki de haramdır, parası da haramdır. Muhakkak ki içki de haramdır, parası da haramdır" buyurdu.

 

 

[2765] Başka bir hadis: İmam Ahmed b. Hanbel'in Nafi' b. Keysan'dan rivayet ettiğine göre; onun babası Rasul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem) zamanında içki ticareti yapardı. Yine Şam'dan gelirken ticaretini yapmak için bir küp de içki getirmişti. Onu Rasul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e getirerek, "Ya Rasulallah! Sana hoş bir içecek getirdim" dedi. Rasul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Ey Keysan! O senden sonra haram kılındı" buyurdu. Keysan, "Ya Rasulallah! onu satayım mı?" diye sordu. Rasul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "O haram kılınmıştır, parası da haram kılınmıştır" buyurdu. Bunun üzerine Keysan gitti ve küpleri ayaklarıyla devirip içkileri döktü.

 

 

[2765] Başka bir hadis: İmam Ahmed b. Hanbel, Enes b. Malik (r.a.)'tan şöyle rivayet etmiştir: Ben Ebu Talha'nın evinde Ebu Ubeyde b. Cerrah, Übeyy b. Ka'b, Süheyl b. Beyza ve bazı arkadaşlarına içki servisi yapıyordum. İçki onları neredeyse sarhoş ettiği bir vakitte Müslümanlardan biri gelerek, "Siz içkinin haram kılındığının farkında değil misiniz?" dedi. Oradakiler, "Bir bakalım ve soralım" demediler, "Ey Enes, içkiyi kabında bırak" dediler. Vallahi bir daha da içmediler. O yaş ve kuru hurma içkisinden başka bir şey değildi. O bu sözüyle o günkü içkilerin çeşidini söylemiştir. Bunu İmam Buhari ile Müslim de birçok vecihle Enes (r.a.)'tan rivayet etmişlerdir.

 

 

[2767] Hammad b. Zeyd'in, Sabit'ten, onun Enes (r.a.)'tan yaptığı rivayet ise şöyledir: Ebu Talha'nın evinde içki servisi yapıyordum. O gün onların şarabı, yaş ve kuru hurma koruğu şarabıydı. Allah Rasulü'nün (Sallallahu aleyhi ve Sellem) emri üzerine tellal "İyi biliniz ki şarap haram kılındı" diye seslendi. Ebu Talha "Çık ve bu şarabı dök" dedi. Ben de çıkıp döktüm. O gün, Medine sokaklarında şarap selleri aktı. İçimizden bazı kimseler, "İyi ama kimilerimiz karınlarında şarap dolu iken öldürüldü" dediler. Bunun üzerine Allah, "İman eden ve salih ameller işleyenlere, hakkıyla sakın ıp iman ettikleri ve salih ameller yaptıkları, sonra yine hakkıyla sakınıp iman ettikleri, sonra da hakkıyla sakınıp yaptıklarını ellerinden geldiğince güzel yaptıkları takdirde haram kılınmadan önce tattıklarından dolayı günah yoktur" ayetini indirdi. 

 

 

[2768] İmam Taberi, Katade kanalıyla Enes b. Malik (r.a.)'tan şöyle rivayet etmiştir: Ben bir gün Ebu Talha, Ebu Ubeyde b. Cerrah, Ebu Dücane, Muaz b. Cebel ve Süheyl b. Beyza'ya içki dağıtıyordum. Yaş ve kuru hurmadan yapılma içki onları sarhoş etmeye durduğu bir vakitte bir tellalin, "İyi bilin ki içki haram oldu" sesini işittim. Yanımıza kimse gelmeden ve yanımızdan kimse çıkmadan içkiyi döktük, tulumları kırdık. Bazılarımız abdest aldı bazılarımız guslettiler. Sonra Ümmü Süleym'in kokusundan sürünüp mescide gittik. Gittiğimizde Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar, fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir ... Artık vazgeçtiniz değil mi?" ayetlerini okuyordu. Katade bunu anlatırken birisi ona, "Sen bunu Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den işittin mi?" dedi. O "Evet" dedi. Enes (r.a.) bunu anlatırken de bir adam, "Sen bunu Rasul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den işittin mi?" diye sordu, o da "Evet" dedi. Bir rivayette "Bunu bana hiç yalan söylemeyen biri söyledi. Biz yalan söylemez, yalan nedir bilmezdik" dedi. 

 

 

[2769] Başka bir hadis: İmam Ahmed b. Hanbel, Kays b. Sa'd b. Ubade'den şöyle nakleder: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Şüphesiz Rabbim içkiyi, davulu, Rumların kınnin denen kumar oyununu ve mısır şarabını haram kıldı. Zira, bunlar dünyadaki içkilerin üçte biridir. "

 

 

[2770] İmam Ahmed b. Hanbel, Abdullah b. Amr (r.a.)'tan şöyle rivayet etmiştir: Rasul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Şüphesiz Allah (c.c) ümmetime içki ve kuman, mısır, buğday veya arpadan yapılma şarabı, davulu ve kınnin adında uda benzer çalgı aletini haram kıldı. Bana bir de vitir namazını ekledi. " Kınnin uda benzeyen bir alettir. Hadisi sadece İmam Ahmed rivayet etmiştir.

 

 

[2771] Yine İmam Ahmed b. Hanbel Abdullah b. Amr (r.a.)'tan şöyle nakletmişti: Rasul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kim benim adıma söylemediğim bir şeyi söylerse Cehennemdeki yerine hazırlansın. " Abdullah der ki: Ben Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken de işittim: "Şüphesiz Allah içki ve kuman, davulu ve mısır şarabını haram kıldı. Sarhoş eden her şey haramdır. " Bunu yine sadece İmam Ahmed b. Hanbel rivayet etmiştir.

 

 

[2772] İmam Ahmed b. Hanbel, İbn Ömer (r.a.)'tan şöyle rivayet etmiştir; Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "İçki on açıdan lanetlenmiştir: İçkinin kendisi, onu içen, servisini yapan, satan ve satın alan, sıkan ve sıktıran, taşıyan ve kendisi için taşınan ve de parasını yiyen. " Bunu Ebu Davud ve İbn Mace, Vekl"in nakliyle rivayet etmişlerdir.

 

 

[2773] İmam Ahmed b. Hanbel, İbn Ömer (r.a.)'tan şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir gün hurma sergenine doğru gitti. Ben de onunla beraber çıktım ve sağ yanındaydım. Hz. Ebu Bekir bize doğru gelince geri çekildim. O sağ tarafında, ben sol tarafında yüruyordum. Sonra Hz. Ömer bize doğru gelince ben yine kenara çekildim. Ömer (r.a.) Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in solunda yer aldı. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sergene vardığında orada içinde içki bulunan bir tulum gördü. İbn Ömer (r.a.) der ki: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir bıçak istedi. Ben bıçağın ne olduğunu ilk defa o zaman öğrendim. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (oradakilere) emretti ve tulum ikiye yarıldı. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) daha sonra şöyle buyurdu: "İçkiye, onu içene, servisini yapana, satana, satın alana, taşıyana, kendisine taşınana, sıkana, sıktırana ve kazancını yiyene lanet edilmiştir. "

 

 

[2774), İmam Ahmed b. Hanbel Abdullah b. Ömer (r.a.)'tan şöyle rivayet etmiştir: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana kendisine bir bıçak getirmemi emretti. Getirdim. Onu göndertti ve keskinletti. Sonra bana verdi ve "Onu benimle beraber getir" dedi. Ben de yaptım. Sonra Medine'nin çarşılarına çıktı. Şam'dan getirilmiş bir içki tulumu vardı. Benden bıçağı aldı ve onu kesti. Sonra bıçağı bana verdi. Beraberindeki arkadaşlarına benimle birlikte gelmelerini ve bana yardım etmelerini emretti. Bana da tüm çarşı pazarı dolaşıp gördüğüm her içki tulumunu yarmarnı emretti. Ben de söylediğini yaptım; pazarlarında bulunan tüm tulumları yardım.

 

 

[2775] Başka bir hadis: Abdullah b. Vehb, Sabit b. Yezid el-Havlani'den şöyle nakleder: Benim içki satan bir amcam vardı. Onu bundan nehyettim, fakat bırakmadı. Medine'ye geldiğimde İbn Abbas (r.a.) ile görüştüm ve ona içki ve içkiden para kazanmayı sordum. "O da haram, parası da haramdır" dedi. İbn Abbas (r.a.) sonra şöyle dedi: "Ey Muhammed ümmeti! Kitabınızdan sonra bir kitap ve Peygamberinizden sonra bir Peygamber olsaydı, sizden evvelkiler hakkında indiği gibi hakkınızda da vahiy inerdi. Fakat bu işiniz kıyamet gününe kadar ertelenmiştir. Ömrüme yemin olsun ki bu sizin için daha zordur."

Sabit der ki: Sonra Abdullah b. Ömer (r.a.) ile karşılaştım ve içkiden kazanılan parayı sordum. Şöyle cevap verdi: Sana içkiyi anlatacağım. Ben mescitte Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in yanındaydım. Dizlerini dikmiş halde oturuyordu ve üstüne sardığı elbiseyi çözdü. Sonra, "Kimde bu içkiden bir şey varsa onu getirsin" buyurdu. Oradakiler getirmeye başladılar. Kimisi, "Bende bir küp var", kimisi "Bende bir tulum var" diyordu veya başka kimde ne varsa onu söylüyordu. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Şuralara toplayın, sonra bana haber verin" buyurdu. Onlar da getirdiler, sonra O'na (Sallallahu aleyhi ve Sellem) haber verdiler. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kalktı, ben de onunla kalktım. Sağında yürüyordum ve bana yaslanıyordu. O arada bize Ebu Bekir (r.a.) yetişti. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) beni geriye aldı, sonra beni soluna Ebu Bekir'i de sağ tarafına aldı. Sonra bize Ömer (r.a.) yetişti. Bu defa Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) beni geriye, Ömer'i benim yerime aldı ve ikisinin arasında yürüdü. içkinin başına varınca insanlara, "Bunun ne olduğunu biliyor musunuz?" dedi. "Evet ya Rasulallah! Bu içkidir" dediler. "Doğru söylediniz" buyurdu ve ekledi: "Şüphesiz Allah içkiye, onu sıkana, sıktırana, içene, ikram edene, taşıyana, kendisine taşınana, satana, satın alana ve parasını yiyene lanet etmiştir" buyurdu. Sonra bir bıçak istedi. "Onu keskinleyin" buyurdu. Dediğini yaptılar. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sonra bıçağı aldı ve onunla tulumları kesmeye başladı. insanlar "Bu tulumlardan yararlanılır" diyorlardı. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Evet, fakat ben bunu Allah (c.c) için öfkelenerek yapıyorum. Zira, Allah'ın buna gazabı vardır" buyurdu. Ömer (r.a.), "Senin yerine ben yapayım ya Rasulallah!" dedi, fakat O (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Hayır" buyurdu. Ravilerden Abdullah b. Vehb der ki: Bu olayın rivayetinde bazı raviler diğerlerinden ziyade şeyler söylemişlerdir. Bunu Beyhaki rivayet etmiştir.

 

 

[2776] Başka bir hadis: Hafız Beyhaki, Sa'd'dan şöyle rivayet etmiştir: "içki hakkında dört ayet indi. .. " Sa’d onları söyledikten sonra şöyle anlatmıştır: Ensardan biri bizi yemeğe davet etti. O vakit içki henüz haram edilmemişti. Davette kendimizden geçene kadar içki içtik, ardından birbirimize karşı övünmeye başladık. Ensar, "Biz daha üstünüz", Kureyşliler, "Biz daha üstünüz" diyordu. Ensar'dan biri bir deve kemiği alarak Sa'd'ın burnuna vurdu ve yaraladı. Sa'd'ın burnu yaralıydı. Bu olay üzerine, "Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar, fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir ... Artık vazgeçtiniz değil mi?" ayeti nazil oldu. Bunu Müslim de Şu'be'nin nakliyle rivayet etmiştir.

 

 

[2777] imam Beyhaki, Said b. Cübeyr kanalıyla İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle rivayet etmiştir: içkiyi haram kılan ayet Ensar'dan iki kabile hakkında nazil oldu. Bunlar içki içmişler, sarhoş olunca birbirlerine sataşmışlardı. Ayıktıklarında her biri yüzündeki, başındaki ve sakalındaki izleri gördü. "Bunu bana filanın kardeşi yaptı. Vallahi bana şefkatli ve merhametli olsaydı bunu yapmazdı" diyorlardı. Aslında bunlar kardeştiler ve aralarında kin yoktu. Böylece kalplerinde birbirlerine karşı kin oluştu. Bunun üzerine Yüce Allah, ''Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar, fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir ... Artık vazgeçtiniz değil mi?" ayetlerini indirdi. Dinde işi zorlaştıran bazı kimseler, "Bu pisliktir. Filanın karnında bundan vardı ve Uhud günü öldürüldü" dediler. Bunun üzerine Yüce Allah, "İman eden ve salih ameller işleyenlere, hakkıyla sakınıp iman ettikleri ve salih ameller yaptıkları, sonra yine hakkıyla sakınıp iman ettikleri, sonra da hakkıyla sakınıp yaptıklarını ellerinden geldiğince güzel yaptıkları takdirde haram kılınmadan önce tattıklarından dolayı günah yoktur. .. " ayetini nazil etti. Bunu Nesai de Tefsir'de Muhammed b. Abdurrahim'in Haccac b. Minhal'den nakliyle rivayet etmiştir.

 

 

[2778] Başka bir hadis: İmam Taberi, Büreyde'den şöyle rivayet etmiştir: Biz üç dört kişi bir kum üzerinde içki içiyorduk ve yanımızda büyük bir şişe vardı. O zaman içki içmemiz helaldi. Kalkıp Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in yanına geldim ve ona selam verdim. Tam o vakit, "Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar, fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir ... Artık vazgeçtiniz değil mi?" ayeti nazil oldu. Arkadaşlarıma gidip ayetleri, ''Artık vazgeçtiniz değil mi?" cümlesine kadar okudum. Bazılarının içeceği elindeydi; bardaktan bir miktar içmişti ve gerisi duruyordu. Hacamatçıların yaptığı gibi bardağını üst dudaklarının altına koymuşlardı. Sonra şişelerdekini de döktüler ve "Vazgeçtik ey Rabbimiz" dediler.

 

 

[2779] İmam Buhari, Cabir (r.a.)'tan şöyle nakleder: Uhud savaşının yapıldığı günün sabahında bazı insanlar içki içtiler ve onların tamamı o gün şehit oldu. Bu olay içkinin haram kılınmasından önce gerçekleşmişti. İmam Buhari bunu Sahih'indeki Tefsir kitabında böyle rivayet etmiştir.

 

 

[2780] Bezzar, Cabir (r.a.)'tan şöyle rivayet etmiştir: Rasul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in ashabından bazıları Uhud sabahı içki içtiler, sonra Uhud şehitleri olarak öldürüldüler. Yahudiler, "Ölenlerden bazıları karınlarındaki içkiyle öldüler" deyince, "İman eden ve salih ameller işleyenlere, hakkıyla sakınıp iman ettikleri ve salih ameller yaptıkları ... takdirde haram kılınmadan önce tattıklarından dolayı günah yoktur" ayeti nazil oldu. Bezzar sonra, "Senedi sahihtir" demiştir. Senet söylediği gibidir, fakat cümlenin akışında bir gariplik vardı,.

 

 

[2781] Ebu Davud Tayalisi Bera b. Azib (r.a.)'tan şöyle rivayet etmiştir: İçkinin haram kılınışı inince bazıları, "Haram kılınmadan önce içenlerin durumu ne olacak?" dediler. Bunun üzerine, "İman eden ve salih ameller işleyenlere, hakkıyla sakınıp iman ettikleri ve salih ameller yaptıkları. .. takdirde haram kılınmadan önce tattıklarından dolayı günah yoktur" ayeti nazil oldu. Bunu Tirmizi, Bündar'ın Gunder'den, onun da Şu'be'den nakliyle benzer bir lafızla rivayet etmiş, "Hasen ve sahih hadistir" demiştir.

 

 

[2782] Hafız Ebu Ya'la el-Mavsıli, Cabir b. Abdullah (r.a.)'tan şöyle rivayet etmiştir: Bir adam Hayber'den Medine'ye içki getirip Müslümanlara satardı. Yine bir gün mal yüklenmiş gelirken Medine'ye vardığında bir Müslümanla karşılaştı. Müslüman "Ey filan, içki haram kılındı" deyince malı hemen indirdi ve tepenin başına çıkıp oraya koydu, üzerini örtülerle örttü. Sonra Rasul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e gelerek, "Ya Rasulallah! Duyduğuma göre içki haram kılınmış?" dedi. Rasul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Evet" buyurdu. "Onu satın aldığım kişiye iade edebilir miyim?" diye sordu. Rasul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "İade etmek olmaz" buyurdu. Adam, "Onu, bana bir şeyle mukabelede bulunacak birisine versem?" dedi. Rasul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Hayır" buyurdu. Adam, "Bunda himayemde bulunan yetimlerin parası var" dedi. Rasul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Bize Bahreyn malı gelince yanımıza gel de yetimlerinin zararlarını mallarıyla telafi edelim" buyurdu. Sonra Medine'de bunun haram olduğunu ilan etti. Bir adam, "Ya Rasulallah! İçki tulumlarından faydalanabilir miyiz?" dedi. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Tulumların bağlarını çözün" buyurdu. Tulumlardan vadinin içi dolana kadar içki boşaldı. Bu garip bir hadistir.

 

 

[2783] İmam Ahmed b. Hanbel, Süfyan-ı Sevri kanalıyla Enes b. Malik (r.a.)'tan şöyle rivayet etmiştir: Ebu Talha Rasul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e kendilerine içki miras kalan himayesindeki yetimlerin du-

, rumunu sordu. Rasul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Onu dök" buyurdu.

 

Adam, "Onu sirke yapmayalım mı?" diye sordu. Rasul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Hayır" buyurdu. Bunu Müslim, Ebu Davud ve Tirmizi de Sevri' nin nakliyle ve benzer lafızla rivayet etmişlerdir.

 

 

[2784] İbn Ebi Hatim, Abdullah b. Ömer (r.a.)'tan şöyle rivayet etmiştir: Kur’an' da, "Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar, fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz" ayeti vardır. Tevrat'ta da şöyle geçer: "Şüphesiz Allah hakkı, onunla batılı yok etmek için, eğlenceyi, çalgıları, dansı, zurnaları, tamburları, davulları, şiirleri yok etmek için göndermiştir. İçki, onu içen için acıdır. Allah (c.c) gücüne ve izzetine şöyle yemin etti: Ben haram kıldıktan sonra kim ondan içerse kıyamet gününde onu kesinlikle susuz bırakacağım. Haram kıldıktan sonra kim terk ederse mutlaka ona mukaddes katımdan içireceğim." Hadisin senedi sahihtir.

 

 

[2785] Abdullah b. Vehb, Abdullah b. Amr (r.a.) kanalıyla Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den şöyle rivayet etmiştir: "Kim namazı sarhoşluktan dolayı bir defa terk ederse sanki dünya ve içindekiler kendisinin iken kaybetmiş gibi olur. Kim sarhoşluktan dolayı namazı dört defa terk ederse, Allah'ın ona Hibal çamurundan içirmesini hak eder." Sahabiler, "Hibal çamuru nedir?" diye sordular. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Cehennem halkının (kan ve irin gibi) akıntılarıdır" buyurdu. Bunu Ahmed b. Hanbel, Amr b. Şuayb kanalıyla rivayet etmiştir.

 

 

[2786] Ebu Davud, Tavus kanalıyla İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle rivayet etmiştir: Rasul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem), ''Aklı örten her şey içkidir. Sarhoş yapan her şey haramdır. Her kim sarhoş edici bir şey içerse kırk sabah (kırk gün) boyunca namazları (Allah katında) değersiz olur. Eğer tevbe ederse Allah kabul eder. Fakat dönüp dört kez tekrarlarsa Allah'ın ona Hibal çamurundan içilmesi hak olur." buyurdu. Sahabiler, "Hibal çamuru nedir ya Rasulallah?" dediler. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Cehennem halkının akıntılarıdır. Her kim onu helali haramdan ayıramayan bir çocuğa içirirse Allah'ın ona Hibal çamurundan içirmesi hak olur" buyurdu. Bunu sadece Ebu Davud rivayet etmiştir.

 

 

[2787] İmam Şafii, İmam Malik kanalıyla İbn Ömer (r.a.)'tan rivayet etmiştir: "Her kim dünyada içki içer, sonra ondan tevbe etmezse ahirette ondan mahrum edilir." Bunu Buhari ile Müslim de İmam Malik'in nakliyle rivayet etmişlerdir.

 

 

[2788] İmam Müslim, İbn Ömer (r.a.)'tan şöyle rivayet etmiştir; Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Her sarhoş edici şey içkidir, her sarhoş edici şey haramdır. Kim içki içer, tevbe etmeyip sürekli içmeye devam ederse ahirette onu içemez. "

 

 

[2789] İbn Vehb kanalıyla İbn Ömer (r.a.)'tan yapılan bir rivayette Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Üç kişi vardır ki Allah (c.c) kıyamet gününde onlara bakmayacaktır: Ana babasına isyan eden, içki bağımlısı ve verdiği sadakayı başa kakan ... " Bunu Nesai rivayet etmiştir.

 

 

[2790] İmam Ahmed b. Hanbel, Mücahid kanalıyla Ebu Said el-Hudri (r.a.)'tan Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Çok minnet eden, ana babasına isyan eden ve içki bağımlısı Cennete giremez'' Bunu Ahmed b. Hanbel ile Nesai de (biraz farklı senetlerle) yine Ebu Said el-Hudri (r.a.)'tan rivayet etmişlerdir.

 

 

[2791] İmam Ahmed b. Hanbel, Abdurrezzak'ın Süfyan-ı Sevrtden ... , onun Abdullah b. Amr (r.a.)'tan, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: ''Ana babasına isyan eden, içki bağımlısı, çok minnet eden ve zina çocuğu hiç kimse Cennete giremez. "    İmam Ahmed b. Hanbel bunu Yezid'in Hemmam'dan ... onun Abdullah b. Amr'dan nakliyle de rivayet etmiştir.

 

 

[2792] Bunu Gunder ve başkaları ise Şu'be'den ... o da Abdullah b.

Amr'dan, o da Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den şöyle rivayet etmiştir: "Başa kakan, ana babasına isyan eden ve içki müptelası hiç kimse Cennete giremez. " Bunu Nesai, yine Şu'be'nin nakliyle rivayet etmiş, sonra şöyle demiştir: Şu'be'nin Nabit b. Şarit'ten naklini mütabaa eden kimse bilmiyorum. İmam Buhari, "Caban'ın Abdullah'tan, Salim'in ne Caban'dan ne Nubayt'tan rivayeti bilinmemektedir" demiştir. Bu hadis Mücahid'in İbn Abbas (r.a.)'tan nakliyle, ayrıca onun Ebu Hureyre (r.a.)'tan nakliyle rivayet etmiştir. Doğrusunu en iyi Allah bilir.

 

 

[2793] Zühri. .. Osman b. Affan (r.a.)'tan şöyle rivayet etmiştir: Beş şeyden sakının; zira onlar kötülüklerin anasıdır. Sizden önceki bir ümmette insanlardan uzlete çekilip kendisini ibadete vermiş bir adam vardı. Azgın bir kadın ona musallat oldu. Ona cariyesini göndererek, "Seni bir konuda şahitlik için çağırıyoruz?" dedi. Adam cariyeyle içeri girdi. Her girdiği kapı arkasından kapatılıyordu. Sonunda yanında bir erkek çocuğu ile bir içki şişesi bulunan güzel bir kadına vardı. Kadın, "Vallahi ben seni şahitlik için çağırmadım. Bilakis, ya benimle zina etmen ya şu çocuğu öldürmen yahut içki içmen için çağırdım" dedi. Sonra ona bir bardak içki içirdi. İçtikçe, "Yine verin" diyordu. Daha sonra kadınla ilişkiye girdi, sonra da çocuğu öldürdü. Şu halde içkiden sakının. Zira, onunla iman bir araya geldiğinde çok geçmeden biri diğerini çıkarır." Bunu Beyhaki rivayet etmiştir. Senedi sahihtir. Bunu İbn Ebi'd-Dünya da, "Zemmu'l-Muskir"de Zühri kanalıyla yine hadis-i şerif olarak rivayet etmiştir.  Bunun sahabi sözü (Hz. Osman (r.a.)'ın) olarak rivayeti daha sahihtir. Doğrusunu en iyi Allah bilir.

 

 

[2794] Buhari ve Müslim'de yer alan bunu destekleyici bir hadiste Hz.

Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Zani zina ederken Mü'min halde zina etmez. Hırsız hırsızlık yaparken Mü'min halde hırsızlık yapmaz. İçkici içki içerken Mü'min halde içmez. "

 

 

[2795] İmam Ahmed b. Hanbel, İkrime kanalıyla İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle rivayetetmiştir: İçki haram kılınınca bazı insanlar "Ya Rasülallah! İçki içmekte iken ölen arkadaşlarımızın durumu ne olacak?" diye sordular. Bunun üzerine Yüce Allah "İman eden ve salih ameller işleyenlere, hakkıyla sakınıp iman ettikleri ve salih ameller yaptıkları ... taktirde haram kılınmadan önce tattıklarından dolayı günah yoktur." ayetini nazil etti. Kıble Kabe'ye çevrilince bazıları "Ya Rasülallah! Beyt-i makdis’e yönelerek namaz kılmakta iken ölen arkadaşlarımızın durumu ne olacak?" diye sordular. Bunun üzerine de Yüce Allah ''Allah sizin imanınızı asla zayi edecek değildir." (Bakara, 143) ayetini nazil etti. 

 

 

[2796] İmam Ahmd b. Hanbel'in Yezid kızı Esma (r.a.)'tan rivayetine göre o Hz, Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işitmiştir: "Kim içki içerse Allah kırk gece (kırk gün) boyunca ondan razı olmaz, Ölürse kafir olarak ölür, Bu arada tevbe ederse Allah tevbesini kabul eder, Tevbeden sonra içki'ye tekrar dönerse ona Hibal çamurundan içirmek Allah'a hak olur." Oradakiler, "Hibal çamuru nedir ey Allah Resulü?" dediler. "Cehennem ehlinin akıntılarıdır" buyurdu.

 

 

[2797] A'meş, İbrahim en-Nehai'den, o Alkame'den, o da İbn Mes'ud (r.a.)'tan şöyle rivayet edilmiştir: "İman eden ve salih ameller işleyenlere, hakkıyla sakınıp iman ettikleri ve salih ameller yaptıkları. .. takdirde haram kılınmadan önce tattıklarından dolayı günah yoktur" ayeti nazil olduğunda Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Bana, "Sen de onlardansın" denildi. "   Bunu Müslim, Tirmizi ve Nesai de aynı tarikten rivayet etmişlerdir.

 

 

[2798] İbn Mes'ud (r.a.)'tan yapılan rivayete göre Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "İnsanları işlerinden tamamen alıkoyan üzeri çizili şu iki zardan sakının. Zira, o Acemlerin kumarıdır. "

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

94. Ey iman edenler! Allah sizi ellerinizin ver mızraklarınızın erişeceği bir av ile dener ki gizlide kendisinden kimin korktuğu ortaya çıksın. Kim bundan sonra sınırı aşarsa onun için elem verici bir azap vardır.

95. Ey iman edenler! İhramlı iken avı öldürmeyin. İçinizden kim onu kasten öldürürse, onun cezası öldürdüğü hayvanın dengi bir cezadır. Buna Kabe'ye varacak bir kurban olmak üzere içinizden adalet sahibi iki kişi hükmeder. Yahut onun keffareti fakirleri doyurmaktır yahut bunun dengi oruç tutmaktır. Ta ki işinin cezasını tatmış olsun. Allah geçmişi affetmiştir. Kim bu suçu tekrar işlerse Allah onu cezalandıracaktır. Allah daima galiptir, intikam alandır.