|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
Maide Suresi 103 – 104.ayetler |
Atalardan Kalma
Hurafeleri Allah'ın Hükmüne Tercih Etmek:
103. Allah bahira,
saibe, vasile ve ham diye bir şey bildirmemiştir. Fakat kafirler, yalan yere Allah’a
iftira etmektedirler ve onların çoğunun da kafaları çalışmaz.
104. Onlara,
"Allah'ın indirdiğine ve Rasule gelin" denildiği vakit,
"Babalarımızı üzerinde bulduğumuz yol bize yeter" derler. Ataları
hiçbir şey bilmiyor ve doğru yol üzerinde bulunmuyor iseler de mi?
Tefsiri:
[2836] İmam Buhari, Said
b. Müseyyeb'den şöyle rivayet etmiştir:
Bahira Müşriklerin
putlar için tahsis ettikleri, bu yüzden sağılması yasaklanan deveye denirdi.
Saibe; Müşriklerin putlar için serbest bıraktıkları ve üzerine yük vurulmayan
develere denirdi. Ebu Hureyre Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in,
"Amr b. Amir el-Huzai'yi Cehennemde bağırsaklarını çekerken gördüm"
dediğini aktardı. Çünkü o hayvanını bu şekilde başıboş bırakan ilk kişidir.
Vasile; develerin doğum yapabileceği en erken dönemde doğum yapan, ikincide
dişi doğuran devedir. Araplar bu özelikteki develeri, erkek yavru olmadan peş
peşe dişi doğurursa putlarına tahsis ederlerdi. Ham ise damızlık deve anlamına
gelir, Belirli sayıdaki dişi deveyi dölledikten sonra onları dölleyemeyecek
hale gelince cahiliye Arapları tarafından putlara tahsis edilirdi. Araplar, bu
develeri yük taşımaktan muaf tutarlar, onlara hiç yük yüklenmezdi. Buna da
"Hamı" adını vermişlerdi. Bunu Tirmizi ve Nesai de rivayet
etmişlerdir, İmam Buhari sonra bunu başka bir tarikle daha rivayet etmiştir.
[2837] İmam Buhari daha
sonra Aişe (r.anha)'dan şöyle rivayet etmiştir: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) şöyle buyurdu: "Cehennemi parçaları birbirini yer halde gördüm.
Amr'ı da bağırsaklarını çekerken gördüm. O saibe develerini ilk serbest bırakan
kişidir. " Bunu sadece İmam Buhari
rivayet etmiştir.
[2838] İmam Taberi, Ebu
Hureyre (r.a.)'tan şöyle rivayet etmiştir; Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem)'i Eksem b. Cevn'e şöyle buyururken işittim: "Ey Eksem! Amr b.
Lühayy b. Kamea b. Hindif'i Cehennemde bağırsağını çekerken gördüm, Ona senden
daha çok sana ondan daha çok benzeyen birini görmedim. " Eksem, "Bana
benzemesinin beni vurmasından mı korkuyorsun ey Allah Rasulü?" dedi.
Rasul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Hayır. Sen Mü'minsin, o ise
kafirdir. İbrahim (a.s)'ın dinini ilk değiştiren; bahireyi tahsis eden, saibeyi
salıveren ve hamiyi koruyan odur" buyurdu. Taberi daha sonra başka bir kanalla benzer
ve hatta aynı ifadeyle rivayet etmiştir. Bu iki sened kitaplarda yoktur.
[2839] İmam Ahmed b.
Hanbel, Abdullah b. Mes'ud (r.a.)'tan Rasul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve
Sellem)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
"Saibeyi salıveren ve
putlara tapan ilk kişi Ebu Huzaa Amr b. Amir'dir. Ben onu Cehennemde
bağırsağını çekerken gördüm. "
Hadisi bu kanalla sadece İmam Ahmed b. Hanbel rivayet etmiştir.
[2840] Abdurrezzak, Zeyd
b. Eslem’den şöyle rivayet eder: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem),
"Şüphesiz ben saibeyi ilk salıveren ve İbrahim (a.s) 'ın dinini ilk
değiştiren kimseyi biliyorum" buyurdu. "O kimdir ya Resulallah?"
dediler. "Beni Ka'b kabilesinden Amr b. Lühayy'dır. Onu Cehennemde
bağırsağını çekerken (sürüklerken) gördüm. Kokusu da Cehennem halkına eziyet
veriyordu." buyurdu. Resul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem) daha
sonra, "Ben bahirayı putlara ilk tahsis eden kimseyi biliyorum"
buyurdu. "O kimdir ya Resulallah?" dediler. "Beni Müdlic
kabilesinden bir adamdır. İki dişi devesi vardı. Bunların kulaklarını kopardı
ve sütlerine dokunulmasını yasakladı. Sonra sütünden kendisi içti. Ben onu
Cehennemde gördüm; bu iki deve ağızlarıyla onu ısırıyor, topuklarıyla
tepiyorlardı." buyurdu.
Bu Amr b. Lühayy b.
Kamea; Cürhüm kabilesinden sonra Kabe yönetimini elen alan Huzaa kabilesinin
reislerinden biridir. Bu, İbrahim (a.s)'ın dinini ilk değiştirip Hicaz'a
putları sokan, ayak takımı halkı ona ibadete ve tapmaya çağıran, Allah'ın
(c.c.), "Allah'ın yarattığı ekinlerle hayvanlardan Allah'a payayırıp
zanlarınca, bu Allah'a, bu da ortaklarımıza (putlarımıza) dediler. Ortakları
için ayrılan Allah’a ulaşmıyor, fakat Allah için ayrılan ortaklarına ulaşıyor!
Ne kötü hüküm veriyorlar? ... " (En'am, 136) ayetlerinde bildirdiği hayvanlar
vs. ile ilgili bir takım cahiliye kuralları koyan kişidir.
Bahira hakkında Ali b.
Ebi Talha, İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle nakleder: Dişi deve beş karın doğum
yapmışsa bakarlar, beşincisi erkekse keserlerdi ve ondan kadınlar değil sadece
erkekler yerdi. Dişiyse kulaklarını koparır ve "Bu Bahira' dır"
derlerdi. Süddi ve başkaları da onu benzer bir şekilde tarif etmişlerdir.
Saibe hakkında Mücahid
şöyle der: O bahira özelliklerine sahip koyundur. Fakat onda koyun yedincide
bir veya iki erkek doğurur da öylece kalırsa keserler ve etini kadınlar değil
sadece erkekler yerdi. Muhammed b. İshak şöyle demiştir: Saibe aralıksız on
dişi yavru doğuran devedir. Ona binilmez, yünü kesilmez ve sütünü misafirden
başka kimse içmezdi. Ebu Revk saibe hakkında şöyle der: Adam bir yolculuğa
çıkar da işi hallolursa malından dişi deve veya başka bir şeyi putlar adına
başıboş bırakırdı. Onun doğurduğu yavru da putların olurdu. Süddi der ki:
Birisinin bir ihtiyacı görülür, hastayken iyileşir veya zenginleşirse malından
bir kısmını putlar için serbest bırakırdı. Ona insanlardan kim ilişse dünyada
cezalandırılırdı.
Vasile hakkında Ali b.
Ebi Talha, İbn Abbas (r.a.) 'tan şöyle rivayet etmiştir: Koyun yedi karın
doğurmuşsa bakarlardı; erkekse onu kadınlar değil sadece erkekler yer, dişiyse
diri bırakırlardı. Şayet tek karında erkek ve dişi birlikteyse ikisini de diri
bırakır ve "kızkardeşi yetişti ve onu (erkeği) bize haram kıldı"
derlerdi. Bunu İbn Ebi Hatim rivayet etmiştir.
Abdurrezzak, Said b.
Müseyyeb'den şöyle rivayet etmiştir: Vasile bir devedir. Deve ilk olarak dişi
doğurduktan sonra ikinciye de dişi doğurursa ona "Vasile" adını
verirler ve "Araya erkek koymayıp iki dişiyi birbirine vas ıl etti,
birleştirdi" derlerdi. Sonra kulağını koparıp putlarına adarlardı. İmam
Malik'ten de böyle rivayet edilmiştir. Muhammed b. İshak der ki: Vasile bir
koyundur. Her birinde ikiz olmak üzere beş karında on dişi doğurmuşsa ona
"Vasıla" adı verilir ve başıboş bırakılırdı; bundan sonra doğan erkek
veya dişiyi kadınlar değil sadece erkekler yiyebilirdi. Eğer ölü doğarsa her
ikisi de yerdi.
Ham'a gelince; Avfi, İbn
Abbas (r.a.)'tan şöyle rivayet eder:
Adamın devesi on defa
aşılamışsa ona ham adı verilir ve başıboş bırakılırdı. Ebu Ravk ve Katade de
böyle demiştir. Ali b. Ebi Talha, İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle nakleder: Ha
tohumluk erkek deveye denir. Oğlunun oğlu olduğunda "Oğlu bunun sırtını
korudu" der ve üzerine bir şey yüklemez, tüyünü kesmez ve hiçbir korulu
tarladan yemekten, sahibinden başkasının da olsa hiçbir havuzdan içmekten
engellemezlerdi. İbn Vehb der ki: İmam Malik'i şöyle derken işittim: Ham bir
devedir. Develer çekilir, tohumu tükenince üzerine tavus tüyü koyup serbest
bırakırlardı. Ayetin tefsirinde başka şeyler de söylenmiştir.
[2841] Bu konuda İbn Ebi
Hatim'in rivayet ettiği bir de hadis vardır.
İbn Ebi Hatim, Ebu Ahvas
kanalıyla onun babası Malik b. Nadla'dan şöyle rivayet eder: Hz. Peygamber
(Sallallahu aleyhi ve Sellem)’e eskimiş bir elbiseyle geldim. Bana "Senin
malın var mı?" diye sordu. "Evet" dedim. "Hangi çeşit mal?"
dedi. ''Her türlü mal var; deve, koyun, at, köle ... " dedim. "Allah
sana bir nimet verdiğinde onun izi üzerinde görülsün" buyurdu. Sonra
"Deven kulağı sağlam bir halde doğuruyor mu?" diye sordu. "Evet.
Deve başka ne
, halde doğurur
ki?" dedim. "Belki de sen bıçağı alıp onlardan bazılarının kulağını
keser ve 'Bunlar bahiralar' dersin, bazılarının kulağını keser ve 'Bunlar
haramdır' dersin" dedi. Ben "Evet" deyince "Öyle yapma!
Allah'ın sana verdiği her mal helaldir" dedi, sonra ''Allah bahira, sdibe,
vafle ve ham diye bir şey bildirmemiştir. Fakat kafirler, yalan yere Allah'a
iftira etmektedirler ve onların çoğunun da kafaları çalışmaz" ayetini
okudu. (Hadisin devamında şöyle
denmektedir) "Bahira; kişinin kulaklarını kestiği ve hanımının, kızlarının
ve ev halkından kimsenin yününden, yapağından, kılından ve sütünden
faydalanmadığı hayvandır. Öldüğünde etinden kadın erkek hepsi yerdi. Saibe;
ilahları için başıboş bıraktıkları hayvandır. Vasile ise; altı karın
doğurduktan sonra yedincisini doğurduğunda kulağı kesilip boynuzu kırılan ve
"vasıloldu, ulaştı" denilen koyundur. Onu artık kesmezler, vurmaz ve
hangi havuza giderse gitsin engellemezler. " Hadis, ravi tarafından yapılmış bu eklemeyle
birlikte rivayet edilmiştir. Başka bir vecihten Ebu Ahvas Avf b. Malik'in kendi
sözü olarak rivayet edilmiştir ki o doğruya daha yakın gibidir. Bu hadisi İmam
Ahmed b. Hanbel de rivayet etmiştir, ancak onda bunların açıklaması kısmı
yoktur. Doğrusunu en iyi Allah bilir.
"Fakat kafirler,
yalan yere Allah'a iftira etmektedirler ve onların çoğunun da kafaları
çalışmaz. " Yani, ne Allah böylesi hükümler koymuştur, ne de bunlar O'nun
(c.c) katında bir ibadettir. Bilakis, bunları Müşrikler uydurmuş, kendileri
için birer kural ve Allah'a yaklaştırıcı ibadet saymışlardır. Bu onlar için
Allah'a yaklaştırıcı değil, aksine boyunlarında bir vebal olacaktır.
"Onlara, 'Allah'ın
indirdiğine ve Rasule gelin' denildiği vakit, 'Babalarımızı üzerinde bulduğumuz
yol bize yeter' derler." Yani, Allah'ın dinine, şeriat kurallarına, farz
kıldıklarını yapmaya ve haram kıldıklarını terk etmeye çağrıldıklarında,
"Babalarımızı ve atalarımızı üzerinde bulduğumuz yollar ve tarzlar
(adetler) bize yeter" derler. "Ataları hiçbir şey bilmiyor ve doğru
yol üzerinde bulunmuyor iseler de mi?" Yani, hakikati anlamıyor, bilmiyor
ve bulamıyorlarsa da mı? Durum böyleyken nasılolup da onların izinden
gidiyorlar? Onlara ancak onlardan daha cahil ve daha sapık kimseler tabi olur.
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |