|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
Maide Suresi 105.ayetler |
Nefsinizi Islah Edin:
105. Ey iman edenler!
Siz kendinize bakın. Doğru yolda olduğunuzda sapan kimse size zarar veremez.
Hepinizin dönüşü Allah'adır ve O size yaptıklarınızı bildirecektir.
Tefsiri:
Yüce Allah Mü'min
kullarına kendilerini ıslah etmelerini, gayret ve çaba göstererek hayır işler
yapmalarını emrediyor. Kendisini ıslah eden kimseye, yakınındaki veya
uzağındaki bozulmuş hiç kimsenin zarar veremeyeceğini bildiriyor. Avfi, bu ayetin
tefsiriyle ilgili olarak İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle nakleder: Yüce Allah bu
ayette buyuruyor ki: Kulum emrettiğim helallerde ve nehyetmiş olduğum
haramlarda bana itaat ettikten ve emirlerimi yerine getirdikten sonra, sapanlar
ona hiçbir zarar veremezler. Valibi de İbn Abbas (r.a.)'tan böyle rivayet
etmiştir. Mukatil b. Hayyan da böyle demiştir.
"Ey iman edenler!
Siz kendinize bakın." (.....) ifadesinde "enfuse" kelimesi iğra
(teşvik ve kışkırtma) manası üzere mansup olmuştur. "Doğru yolda
olduğunuzda sapan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'adır ve O
size yaptıklarınızı bildirecektir." Yani, her yapanın yaptığının
karşılığını verecek, iyiyse iyilikle mükafatlandırıp kötüyse kötülükle
cezalandıracaktır. Ayette, mümkün olması halinde emr-i bi'l-ma'ruf ve nehyi
ani'lmünkeri terk etmenin caiz olduğuna dair bir delil yoktur.
[2842] Nitekim İmam
Ahmed b. Hanbel; Kays'tan şöyle rivayet eder:
Ebu Bekir (r.a.) bir gün
kalktı ve Allah'a hamd ve sena ettikten sonra şöyle dedi: Ey insanlar! Siz
"Ey iman edenler! Siz kendinize bakın.
Doğru yolda olduğunuzda
sapan kimse size zarar veremez ... " ayetini okuyor ve ait olmadığı yere
koyuyorsunuz. Zira, ben Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i şöyle
buyururken işittim: "İnsanlar kötülüğü gördüklerinde değiştirmezlerse çok
geçmeden Allah'ın (c. c) cezası onları yakalayıverir." Kays der ki: Ebu Bekir (r.a.)'ı işittim,
şöyle diyordu: Ey insanlar! Yalandan sakının. Zira yalan la iman birbirinin
zıddıdır. Bu hadisi dört sünen sahibi, İbn Hibban (Sahih'inde) ve başkaları
birçok kişiden birçok tarikle gelen muttasıl senetle Hz. Peygamber (Sallallahu
aleyhi ve Sellem)'in hadis-i şerifi olarak rivayet etmişlerdir. Bazıları ise
Ebu Bekir (r.a.)'ın sözü olarak nakletmişlerdir. Darekutni ve başkaları bunun hadis-i
şerif olduğunu tercih etmişlerdir. Müsned-i Ebu Bekir es-Sıddik kitabında
hadisin yollarını zikrettik ve hakkında uzun uzadıya konuştuk.
[2843] İmam Tirmizi, Ebu
Ümame eş-Şa'bani'den şöyle rivayet etmiştir: Ebu Sa'lebe'ye gittim ve "Şu
ayet hakkında ne dersin?" diye sordum. Ebu Sa'lebe "Hangi ayet?"
dedi. "Ey iman edenler! Siz kendinize bakın. Doğru yolda olduğunuzda sapan
kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'adır ve O size yaptıklarınızı
bildirecektir" ayeti" dedim. Bunun üzerine şöyle dedi: Vallahi sen bu
ayeti bilen birine sormuş bulunmaktasın. Ben de bu ayeti aynı şekilde
Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e sormuştum da şöyle buyurmuştu:
"Birbirinize iyiliği emredin kötülükten sakındırın. Ancak cimriliğe boyun
eğildiğini, insanların arzu ve hevesleri peşinde gittiklerini gördüğünde,
dünyanın dine tercih edilip herkesin kendi görüşünü beğendiği dönemlerde sadece
kendinin çaresine bak ve avamı bırak. Ondan sonra öyle günler gelecek ki o
günlerde dinin emirlerine uyma hususunda gösterilecek sabır ateş parçasını elde
tutmak gibi zor olacaktır. O günlerde Müslüman olarak yaşamaya çalışanlara
sizin gibi yaşayan birinin elli katı sevap verilecek." Ravilerden Abdullah
b. Mübarek der ki: Utbe dışındakiler şu ziyadeyi yaptılar: "Ey Allah'ın
Rasulü! Bizden elli kişinin mi yoksa onlardan elli kişinin sevabı mı?"
denildi. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Hayır sizden elli
kişinin sevabı" buyurdu. Tirmizi sonra, "Bu hasen, garip ve sahih bir
hadistir" demiştir. Bunu Ebu Davud da Abdullah b. Mübarek kanalıyla
rivayet etmiştir. İbn Mace, Taberi ve İbn Ebi Hatim Utbe b. Ebu Hakim kanalıyla
rivayet etmişlerdir. Abdurrezzak, Hasan-ı Basri'den şöyle nakleder: Bir adam
İbn Mes'ud (r.a.)'a Allah'ın (c.c), "Ey iman edenler! Siz kendinize bakın.
Doğru yolda olduğunuzda sapan kimse size zarar veremez" ayetini sordu. İbn
Mes'ud (r.a.), "Şimdi o ayetin zamanı değildir. Bugün bu (emr-i
bi'l-ma'ruf ve nehy-i ani'l-münker, insanlar tarafından) kabul edilmektedir.
Fakat onun zamanının gelmesi yakındır. O vakit emredersiniz de size şöyle şöyle
yapılır (veya "sizden kabul edilmez"). İşte, "Ey iman edenler!
Siz kendinize bakın. Doğru yolda olduğunuzda sapan kimse size zarar
veremez" ayeti o zamandır. Ebu Cafer er-Razi de, "Ey iman edenler!
Siz kendinize bakın. Doğru yolda olduğunuzda sapan kimse size zarar
veremez" ayeti hakkında Ebu Aliye'den şöyle rivayet etmiştir: İnsanlar İbn
Mes'ud (r.a.)'ın yanında oturuyorlardı. İki kişi arasında insanlar arasında
vuku bulan türde bir tartışma yaşandı. Sonunda her biri diğeri için ayağa
kalktı. Orada oturanlardan biri arkadaşına, "Kalkıp da bunlara emr-i
bi'l-ma'ruf ve nehy-i ani'lmünker yapayım mı?" dedi. Yanındaki, "Sen
kendine bak. Yüce Allah "Ey iman edenler! Siz kendinize bakın"
buyuruyor" dedi. İbn Mes'ud (r.a.) onu duyunca şöyle dedi: "Dur
bakalım. Onun vakti henüz gelmedi. Zira Kur’an indirildiği yerde indi. Fakat
ondaki bazı ayetler, onlar nazil olmadan önce gerçekleşti. Bazı ayetler Hz.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) zamanında gerçekleşti, bazıları Hz.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den kısa bir süre sonra gerçekleşti.
Bazı ayetler bugünden sonra gerçekleşecek, bazıları kıyametle ilgili ayetlerde
zikredildiği şekilde kıyamet koparken gerçekleşecek. Hesaba çekilme, Cennet ve
Cehennemden bahseden bazı ayetler gibi bir kısmı da hesap gününde
gerçekleşecek. Kalpleriniz bir, arzu ve hevesleriniz bir olduğu ve bölünüp
gruplara ayrılmadığınız sürece emir ve nehiy yapın. Kalplerinizin, arzu ve
hevesleriniz ayrıldığı, parça bölük olduğunuz, birbirinizden acı ve işkence
tattığınız vakit, işte o zaman bu ayetin tevili (yorumu) gerçekleşmiş
olacaktır." Bunu İmam Taberi rivayet etmiştir.
[2844] İmam Taberi,
Süfyan b. İkab'tan şöyle rivayet etmiştir: İbn Ömer (r.a.)'a "Bu günler
biraz otursan da emr-i bi'l-ma'ruf ve nehy-i ani'lmünker yapmasan. Zira Allah
(c.c), 'Ey iman edenler! Siz kendinize bakın.
Doğru yolda olduğunuzda
sapan kimse size zarar veremez' buyuruyor" denildi. İbn Ömer (r.a.),
"Bu benim için de arkadaşlarım için de değildir. Zira Rasul-i Ekrem
(Sallallahu aleyhi ve Sellem), 'Dikkat edin! Burada bulunan bulunmayana tebliğ
etsin' buyurdu. Orada olanlar bizdik, sizse yoktunuz. Fakat bu ayet bizden
sonra gelecek olan ve söylediklerinde dinlenilmeyecek kimseler
hakkındadır" dedi.
İmam Taberi, Sevvar b.
Şebib’den şöyle rivayet eder: İbn Ömer (r.a.)'ın yanında olduğum bir sırada
bakışı sert ve dili keskin bir adam gelerek şöyle dedi: "Ey Ebu
Abdurrahman! Altı kişi var. Bunların hepsi Kur'tın'ı öğrenmişler ve hızlı
okuyabiliyorlar. Hepsi de düşünmeden içtihad ediyor. Hepsi aşağı konumda
olmaktan hoşlanmıyor. Her biri diğerini şirkle itham ediyor" dedi. Orada
bulunanlardan biri, "Birbirlerine şirk ithamında bulunmalarından daha
aşağı ne vardır ki?" dedi. Adam, "Ben sana sormuyorum. Ben bu hocaya
soruyorum" dedi. Abdullah dediklerini tekrarlamasını söyledi. Söyleyince,
"Babasız kalasıca! Her halde sana gidip onları öldürmeni emredeceğimi
sandın. Onlara nasihat et ve bundan nehyet. Seni dinlemezler ve karşı
gelirlerse kendine bak. Çünkü Allah (c.c), 'Ey iman edenler! Siz kendinize
bakın. Doğru yolda olduğunuzda sapan kimse size zarar veremez' buyuruyor"
dedi.
Taberi, Ebu Mazin'den
şöyle nakleder: Hz. Osman (r.a.)'ın hilafeti döneminde Medine'ye gitmiştim.
Oturmuş sohbet eden bir grup Müslüman gördüm. Onlardan biri, "Ey iman
edenler! Siz kendinize bakın. Doğru yolda olduğunuzda sapan kimse size zarar
veremez ... " ayetini okudu. Çoğu ise, "Bugün bu ayetin vakti gelmiş
değil" dediler.
Taberi Cübeyr b.
Nüfeyr'den şöyle nakleder: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in
ashabının bulunduğu bir sohbet halkasındaydım ve oradakilerin en küçüğüydüm.
Emr-i bi'l-ma'ruf ve nehy-i ani'l-münker hakkında konuştular. Ben, "Allah
(c.c) 'Ey iman edenler! Siz kendinize bakın. Doğru yolda olduğunuzda sapan kimse
size zarar veremez' buyurmuyor mu?" dedim. Bana yönelerek bir ağızdan,
"Sen te'vilini bilmediğin bir ayeti mi çıkarıp getiriyorsun?"
dediler. Öyle ki keşke konuşmasaydım, diye temenni ettim. Sonra konuşmaya devam
ettiler. Kalkacakları zaman, "Sen yeni yetişen bir çocuksun. Kur'an'dan ne
olduğunu bilmediğin bir ayeti alıp getirdin. Belki de o zamana ulaşırsın. itaat
edilen bir cimrilik, tabi olunan bir heva, her görüş sahibinin kendi görüşünü
beğenmesini gördüğünde, o zaman kendine bak. Sen doğru yolda yürüdüğünde
sapanlar sana hiçbir zarar veremezler" dediler.
Taberi, Damra b.
Rebia'dan şöyle nakleder: Hasan-ı Basri "Ey iman edenler! Siz kendinize
bakın. Doğru yolda olduğunuzda sapan kimse size zarar veremez" ayetini
okudu. Ve şöyle dedi: "Buna ve bunun için Allah’a hamd olsun. Geçmişte ve
gelecekte her Mü'minin yanında mutlaka onun amellerini beğenmeyen bir münafık
vardır. Said b. Müseyyeb der ki: Emr-i bi'l-ma'ruf ve nehy-i ani'l-münker
yaptığında, sen hidayette olduğunda sapıtanlar sana bir zarar veremezler. Bunu
İmam Taberi rivayet etmiştir. Taberi benzer bir söz de Huzeyfe (r.a.)'tan
rivayet etmiştir. Seleften birçok kişi de böyle demiştir. İbn Ebi Hatim, Yezid
b. Ebi Habib kanalıyla Ka'b'dan, "Ey iman edenler! Siz kendinize bakın.
Doğru yolda olduğunuzda sapan kimse size zarar veremez" buyruğu hakkında
şöyle rivayet etmiştir: "Şam kilisesi yıkılıp yerine mescit yapıldığı ve
"usb" denen sert hırka giyimi yaygınlaştığı vakit, işte bu ayetin
vakti o zamandır."
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |