İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Maide Suresi

109.ayetler

 

Yüce Allah'ın Kıyamet Gününde Peygamberlerine Bir Hitabı:

 

109. Allah'ın Peygamberleri toplayıp da "Size ne cevap verildi?" dediği gün, "Bizim hiçbir bilgimiz yok, şüphesiz gizlilikleri hakkıyla bilen ancak Sensin" diyeceklerdir.

 

Tefsiri:

 

Burada Allah'ın (c.c) kıyamet gününde elçilerine, kendilerini göndermiş olduğu milletlerin ne tür bir karşılık verdiklerini soruşu haber veriliyor. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurur: "Elbette kendilerine Peygamber gönderilen kimseleri sorguya çekeceğimiz gibi, gönderilen Peygamberlere de mutlaka soracağız." (A'raf, 6) Yine şöyle buyurur: "Rabbin hakkı için, mutlaka onların hepsini yaptıklarından dolayı sorguya çekeceğiz. " (Hicr, 92-93)

 

Peygamberlerin, "Bizim hiçbir bilgimiz yok" sözü hakkında Mücahid, Hasan-ı Basri ve Süddi, "Onlar bunu o günün dehşetinden söylemişlerdir" demişlerdir. Abdurrezzak, A'meş kanalıyla Mücahid'den şöyle nakleder:

 

"Allah'ın Peygamberleri toplayıp da 'Size ne cevap verildi?'" dediği gün" dehşete kapılırlar ve "Bizim hiçbir bilgimiz yok. .. " derler. Bunu Taberi ile İbn Ebi Hatim rivayet etmişlerdir. Taberi'nin kendi senediyle bir ihtiyardan naklettiğine göre o Hasan-ı Basri'yi, "Allah'ın Peygamberleri topladığı gün ... " buyruğu hakkında şöyle derken işitmiş: Onlar bunu o günün dehşetinden dolayı söyleyecekler. Esbat, Süddi'den, "Allah'ın Peygamberleri toplayıp da 'Size ne cevap verildi?'" dediği gün" buyruğu hakkında şöyle nakleder: Onlar bir yere geldiklerinde akılları başlarından gider. Onlara bu sorulunca "Bizim hiçbir bilgimiz yok" derler. Sonra başka bir yere geldiklerinde kavimleri aleyhinde şahitlikte bulunurlar. Bunu İmam Taberi rivayet etmiştir. Taberi daha sonra, İbn Cüreyc'den şöyle rivayet etmiştir: "Allah'ın Peygamberleri toplayıp da 'Size ne cevap verildi?' dediği gün" , yani "sizden sonra ne yaptılar, sizden sonra neler uydurup türettiler?" denilir. Onlar da, "Bizim hiçbir bilgimiz yok, şüphesiz gizlilikleri hakkıyla bilen ancak Sensin" diye cevap verirler. Ali b. Ebi Talha, İbn Abbas (r.a.)'tan, "Allah'ın Peygamberleri toplayıp da ''Size ne "tevap verildi?' dediği gün, 'Bizim hiçbir bilgimiz yok, şüphesiz gizlilikleri hakkıyla bilen ancak Sensin' diyeceklerdir" buyruğu hakkında şöyle nakleder: Peygamberler Yüce Rabbe, "Bizim senin bilgin dışında hiçbir bilgimiz yoktur. Ne biliyorsak sen daha iyisini biliyorsun" derler. Bunu İmam Taberi rivayet etmiş, sonra bunu diğer üç görüşe tercih etmiştir. Şüphesiz bu güzel bir görüştür. Bunu, Allah'a karşı edep olarak yapmışlardır. Yani, senin her şeyi kuşatan bilgin yanında bizim bilgimiz hiçtir. Bize cevap verilmiş ve biz verilen cevabı biliyor olsak da bazılarının sadece zahirini biliyorduk, içini ise bilmiyorduk. Sen ise her şeyi bilensin, her şeyden haberdarsın. Dolayısıyla bizim bilgimiz senin bilgin yanında hiç gibidir. Çünkü; "Şüphesiz gizlilikleri hakkıyla bilen ancak sensin."

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

110. Allah o zaman şöyle diyecek: Ey Meryem oğlu İsa! Sana ve annene (verdiğim) nimetimi hatırla! Hani seni mukaddes ruh (Cebrail) ile desteklemiştim; (bu sayede) sen beşikte iken de yetişkin çağında da insanlarla konuşuyordun. Sana kitabı (okuyup yazmayı), hikmeti, Tevrat ve İncil'i öğretmiştim. Benim iznimle çamurdan, kuş şeklinde bir şey yapıyordun da ona üflüyordun, hemen benim iznimle o bir kuş oluyordu. Yine benim iznimle anadan doğma körü ve alacalıyı iyileştiriyordun. Ölüleri benim iznimle (hayata) çıkarıyordun. Hani İsrailoğullarını (seni öldürmekten) engellemiştim; kendilerine apaçık deliller (mucizeler) getirdiğin zaman içlerinden inkar edenler, "Bu, apaçık bir sihirden başka bir şey değildir" demişlerdi.

111. Hani havarflere, "Bana ve Peygamberime iman edin" diye ilham etmiştim. Onlar (da), "İman ettik, bizim Allah'a teslim olmuş kimseler (Müslümanlar) olduğumuza sen de şahit ol" demişlerdi.