|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
En’am Suresi 60 – 62.ayetler |
Kulları Üzerinde
Tasarruf Sahibi Olan Allah'tır:
60. Geceleyin sizi
öldüren, gündüzün de ne işlediğinizi bilen; sonra belirlenmiş ecel tamamlansın diye
gündüzün sizi dirilten O' dur. Sonra dönüşünüz yine O'nadır. Sonunda O,
yaptıklarınızı size haber verecektir.
61. O, kullarının
üstünde yegane kudret ve tasarruf sahibidir. Size koruyucular gönderir. Nihayet
birinize ölüm geldi mi elçilerimiz onun canını alırlar. Onlar vazifede kusur
etmezler.
62. Sonra insanlar
gerçek sahipleri olan Allah'a döndürülürler. Bilesiniz ki hüküm yalnız O'nundur
ve O hesap görenlerin en çabuğudur.
Tefsiri:
Yüce Allah kullarını
geceleyin vefat ettirdiğini bildiriyor. Bu küçük ölümdür. Nitekim Yüce Allah
şöyle buyurur: ''Allah buyurmuştu ki: Ey İsa! Seni vefat ettireceğim, seni
nezdime yükselteceğim. .. " (Al-i İmran, 55) Bir ayette de ''Allah, ölenin
ölüm zamanı gelince, ölmeyenin de uykusunda iken canlarını alır da ölümüne
hükmettiği canı alır, ötekini muayyen bir vakte kadar bırakır" (Zümer, 42)
buyurmuştur. Yüce Allah bu ayette önce küçük sonra büyük vefat olmak üzere iki
vefattan bahsetmiştir. Tefsiri yapılan ayette de aynı şekilde -sonuçlarıyla
birlikte- her iki vefattan bahsederek şöyle buyurulmuştur: "Geceleyin sizi
öldüren, gündüzün de ne işlediğinizi bilen ... O'dur." Yani, gündüz ne
işler yaptığınızı bilir. Bu, ara cümle olup kullarının gece ve gündüz durgunluk
ve hareket hallerini bilgisiyle tamamen kuşattığını bildirmektedir. Şu
ayetlerde de aynı husus ifade edilmiştir: "Sizden, sözü gizleyenle onu
açığa vuran, geceleyin gizlenen le gündüzün yürüyen (onun bilgisinde)
eşittir." (Ra'd, 10) ''Allah dinlenmeniz için geceyi ve lütfedip verdiği
rızkı aramanız için gündüzü meydana getirmiştir. Bunlar, O'nun rahmetinden
ötürüdür. Belki artık şükredersiniz." (Kasas, 73) Nitekim Yüce Allah bir
ayette de "Geceyi bir örtü yaptık. Gündüzü de çalışıp kazanma zamanı
kıldık" (Nebe, 10-11) buyurur.
Yüce Allah burada da
şöyle buyuruyor: "Geceleyin sizi öldüren, gündüzün de ne işlediğinizi
bilen; sonra belirlenmiş ecel", yani her bir kimsenin ömrü, hayat süresi
"tamamlansın diye onda" Mücahid, Katade ve Süddi'ye göre kasıt
gündüzdür. İbn Cüreyc ise Abdullah b. Kesir'den, "yani uykuda" diye
rivayet etmiştir. Fakat birincisi daha kuvvetlidir. "Sizi dirilten
O'dur."
[2892] İbn Merduyeh,
kendi senediyle İbn Abbas (r.a.)'tan Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve
Sellem)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
"Her insanın bir
meleği vardır ki o uyuduğunda nefesini alıp verir. Allah onun ruhunu almayı
murat etmişse alır, yoksa geri verir. Allah'ın (c.c) "Geceleyin sizi
öldüren, gündüzün de ne işlediğinizi bilen ... O' dur" buyruğunda ifade
edilen budur. "
"Sonra"
kıyamet günü "dönüşünüz yine O'nadır. Sonunda O, yaptıklarınızı size haber
verecektir. " Sonra da onların karşılığını vererek iyilikse iyilikle
mükafatlandıracak, kötülükse kötülükle cezalandıracaktır.
"O, kullarının
üstünde yegane kudret ve tasarruf sahibidir." Yani, her şeyi kudret ve
tasarrufu altında tutan, her şeyin yüceliğine, azametine ve büyüklüğüne boyun
eğdiği O' dur.
"Size koruyucular
gönderir." Koruyuculardan kasıt hem insanın bedenini koruyacak
meleklerdir. Nitekim Yüce Allah, "Onun önünde ve arkasında Allah'ın
emriyle onu koruyan takipçiler (melekler) vardır" (Ra'd, 11) buyurur. Hem
de amellerini koruyan ve kaydeden yazıcı meleklerdir. Nitekim şu ayetlerde
anlatılanlar da bu meleklerdir: "Şunu iyi bilin ki üzerinizde bekçiler
var, değerli yazıcılar vardır. Onlar yaptıklarınızı bilirler" (İnfitar,
10-11) "İki melek (insanın) sağında ve solunda oturarak yaptıklarını
yazmaktadırlar. İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında gözetleyen yazmaya hazır
bir melek bulunmasın." (Kaf, 17-18)
"Nihayet birinize
ölüm geldi mi", yani eceliniz yetip ölüm anınız geldiği vakit
"elçilerimiz" yani can almakla görevli melekler ''Onun canını
alırlar." İbn Abbas (r.a.) ve daha pek çokları şöyle demişlerdir: Ölüm
meleğinin ruhun cesetten çıkarılmasına yardım eden meleklerden yardımcıları
vardır. Ruh boğaza dayanınca ölüm meleği ruhu alır. "Allah Teala sağlam
sözle iman edenleri hem dünya hayatında hem de ahirette sapasağlam tutar.
Zalimleri ise saptırır. Allah dilediğini yapar" (İbrahim, 27) ayetinin
tefsirinde konuyla ilgili ve bu tür sözlerin doğruluğunu gösteren bu İbn Abbas
(r.a.)'tan ve başkalarından rivayet edilen hadisler zikredilecektir.
"Onlar. vazifede
kusur etmezler." Yani, vefat edenin ruhunu koruma hususunda kusur
etmezler. Bilakis onu korur ve Allah'ın (c.c) dilediği yere götürüp indirirler.
Şayet iyilerden idiyse, illiyyun Cennetlerine, günahkarlardan , idiyse -Allah
bizleri korusun- Siccin Cehennemlerine götürüp indirirler.
Yüce Allah daha sonra
şöyle buyuruyor: "Sonra gerçek sahipleri olan Allah'a döndürülürler."
Ayette döndürüleceği ifade edilen kimselerden kasıt, İmam Taberi'ye göre
meleklerdir. İmam Taberi burada İmam Ahmed b. Hanbel'in Ebu Hureyre (r.a.)'tan
rivayet ettiği "meleklerin ruhla birlikte gökten göğe gitmelerini, sonunda
Allah'ın bulunduğu semaya varmalarını" ifade eden şu hadisi zikretmiştir:
[2893] Ebu Hureyre
(r.a.)'ın rivayet ettiği hadiste Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
şöyle buyurmuştur: "Melekler ölmekte olan kişinin yanına gelirler. Eğer
kişi salih biri idiyse, "Ey temiz bedendeki hoş nefis! Övülmüş olarak
bedenden çık. Müjdeler olsun, sana rahatlık ve güzel rızık var. Bir de sana
kızgın olmayan bir Rabbin" derler. Bu ona bedenden çıkana kadar sürekli
tekrarlanır. Sonra göğe çıkarılır ve gök ona açılır. Gök, "Bu kimdir?"
der. "Filandır" denilir. O da 'Temiz bedendeki temiz ruh, hoş geldin.
Övülmüş olarak bedenden çık. Müjdeler olsun sana rahatlık ve güzel rızık
var" der. Bu ona Allah'ın (c.c) bulunduğu semaya erişinceye kadar
kendisine söylenmeye devam edilir. Ama adam kötü biriyse ona, "Ey pis
bedendeki pis nefis! Yerilmiş olarak çık. Müjdeler olsun; sana kavurucu ateş ve
irinle bunlar gibi türlü türlüsü var!" denilir. Ruh ondan çıkıncaya kadar
ona böyle söylenir. Sonra o göğe çıkarılır ve açılması istenir. Gök ise
"Bu kimdir?" diye sorar. "Filandır" deyince gök, "Pis
cesetteki pis nefis! Hoş gelmedin. Yerilmiş olarak geri dön. Çünkü sana
göklerin kapıları açılmayacak" der. Sonra gökten gönderilir ve kabre kadar
ulaşır. Salih kişi orada oturtulur ve kendisine ilk sözler söylenir. Sonra kötü
adam oturur ve ona da ikinci sözler söylenir. " Bu garip bir hadistir. "Sonra gerçek
sahipleri olan Allah'a döndürülürler" buyruğuyla kıyamet gününde tüm
mahlukatın Allah'ın huzuruna götürülmesi ve haklarında adaletiyle hükmetmesi de
kastedilmiş olabilir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurur: "De ki: Hem
öncekiler hem de sonrakiler, belli bir günün belli vaktinde mutlaka
toplanacaklardır!" (Vakıa, 49-50) Allah (c.c.) yine şöyle buyurur:
"(Düşün) o günü ki dağları yerinden götürürüz ve yeryüzünün çınlçıplak
olduğunu görürsün. Hiçbirini bırakmaksızın onları (tüm ölüleri) mahşerde
toplamış olacağız. Ve hepsi sıra sıra Rabbinin huzuruna çıkarılmışlardır ...
Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez." (Kehf, 47-49)
Yüce Allah (c. c)
devamla şöyle buyuruyor: "Sonra insanlar gerçek sahipleri olan Allah'a
döndürülürler. Bilesiniz ki hüküm yalnız O'nundur ve O hesap görenlerin en
çabuk hesap görenidir. "
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |
64. De ki: Ondan ve bütün sıkıntılardan sizi Allah
kurtarır. Sonra siz yine O'na ortak koşarsınız.