İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

En’am Suresi

108.ayetler

 

Kafirlerin Putlarına Sövmek:

 

108. Allah'tan başkasına tapanlara (ve putlarına) sövmeyin; sonra onlar da bilmeyerek Allah'a söverler. Böylece biz her ümmete yaptıklarını hoş gösterdik. Sonunda dönüşleri Rablerinedir. Artık O ne yaptıklarını kendilerine bildirecektir.

 

Tefsiri:

 

Yüce Allah Peygamberini (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ve Mü'minleri Müşriklerin ilahlarına sövmekten men ediyor. Onda bir fayda olsa bile yol açtığı zarar daha büyüktür. O ise Müşriklerin buna Mü'minlerin kendinden başka hiçbir ilah bulunmayan tek ilahına sövmekle karşılık vermeleridir. Ali b. Ebi Talha, bu ayet hakkında İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle nakleder: Müşrikler, "Ey Muhammed! Ya bizim ilahlarımıza sövmeyi bırakırsın veya biz de senin Rabbini hicvederiz" dediler. Bunun üzerine ''Allah (c.c) " ... sonra onlar da bilmeyerek Allah'a söverler" buyurarak Mü'minleri onların putlarına sövmekten men etti. Abdurrezzak, Ma'mer kanalıyla Katade'den şöyle nakleder:

 

Müslümanlar kafirlerin putlarına söverler, kafirler de haddi aşarak bilgisizce Allah'a söverlerdi. Bunun üzerine Allah (c.c), ''Allah'tan başkasına tapanlara (ve putlarına) sövmeyin; sonra onlar da bilmeyerek Allah'a söverler" ayetini nazil etti.

 

 

[2942] İmam Taberi ve İbn Ebi Hatim'in Süddi'den rivayetlerine göre o bu ayetin tefsirinde şöyle demiştir: Ebu Talip ölüm döşeğindeyken Kureyşiiler, "Gelin şu adamın yanına gidelim de kardeşinin oğlunu bize sataşmaktan men etsin. Zira, biz ölümünden sonra onu öldürmekten çekiniyoruz. Sonra Araplar, 'Ebu Talip koruyordu, ölünce öldürdüler' derler" dediler. Ebu Süfyan, Esved b. Buhteri, Nadr b. Haris, Halef'in Ümeyye ve Übeyyoğulları, Ukbe b. Ebu Muayt, Amr b. el-As ve Esed b. Bahteri çıkıp yanına geldiler. Aralarından Muttalip adında birini göndererek, "Ebu Talip'ten bizim için izin al" dediler. Muttalip ona, "Kavminin şu ileri gelen büyükleri yanına gelmek istiyorlar" dedi. Ebu Talip'in izin vermesiyle içeri girdiler. "Ey Ebu Talip! Sen bizim büyüğümüz ve efendimizsin. Muhammed bize ve ilahlarımıza eziyet etti. Onu yanına çağırıp da bizim ilahlarımızdan bahsetmeyi bırakmasını söylemeni istiyoruz. Biz de onun ilahlarına sataşmayacağız" dediler. Ebu Talip çağırdı ve Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) geldi. Ona, "İşte bunlar senin milletin ve amcaoğulların!" dedi. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Ne istiyorsunuz?" dedi."Senin bizi ve ilahlarımızı bırakmanı istiyoruz. Biz de seni ve ilahlarınıza dokunmayacağız" dediler. Ebu Talip, "Kavmin adil davranıyor. Tekliflerini kabul et" dedi. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Peki ben size bu sözü verirsem siz bana onu telaffuz ettiğinizde Arapları ele geçireceğiniz, Acemlerine size boyun eğeceği ve haraç ödeyecekleri bir söz söyleyeyim mi?" dedi. Ebu Cehil, "Senin babana yemin olsun ki sana onu ve onun gibi on tanesini veririz. O nedir?" dedi. Sonra Müşrikler, "O nedir?" dediler. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "La ilahe illallah deyin" buyurdu. Müşrikler irkildiler ve bunu kabul etmediler. Ebu Talip, "Kardeşimin oğlu! Başka bir şey söyle. Zira kavmin bundan ürktüler" dedi. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ''Amcacığım. Güneş'i getirip elime koysalar dahi ben bundan başkasını söyleyecek değilim. Güneş'i getirip avucuma koysalar yine de ondan başkasını söylemem" buyurdu. Bununla onları ümitsizleştirmeyi amaçlıyordu. Buna sinirlendiler ve "Ya ilahlarımıza sövmeyi bırakırsın veya biz hem sana hem sana emredenlere söveriz" dedi. İşte, "Sonra onlar da bilmeyerek Allah'a söverler" ayetiyle kastedilen budur.

 

 

[2943] Şu sahih hadiste ifade edilen de bu neviden, yani faydalı bir şeyi daha büyük bir zararı önlemek için bırakmak nevindendir: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Ebeveynine söven kimse mel'undur" buyurdu. Sahabiler, "Ya Rasulallah! Adam ebeveynine nasıl söver?" dediler. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Bir adamın babasına söver, o da bunun babasına söver. Annesine söver o da bunun annesine söver. " (Veya buna yakın bir şey söyledi.) 

 

"Böylece biz her ümmete yaptıklarını hoş gösterdik." Yani, Müşriklere putlarını sevmeyi, onları korumayı ve onların yolunda mücadele etmeyi hoş gösterdiğimiz gibi, geçmişteki sapıklık üzere olan her ümmete de yapıp geldikleri şeyleri güzel gösterdik. Dilediği ve seçtiği şeylerde Allah büyük hüccet ve tam hikmet sahibidir.

 

"Sonunda dönüşleri Rablerinedir." Yani, sonunda Rablerine varacak ve gideceklerdir. ''Artık O ne yaptıklarını kendilerine bildirecektir." Ve de amellerinin karşılığını verecektir. İyilikse iyilikle mükafatlandıracak, kötülükse kötülükle cezalandıracaktır.

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

En’am 109 - 111