İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

A’raf Suresi

80 ve 84.ayetler

 

Lut (a.s) Peygamber ve Kavmi:

 

80. Lut'u da (Peygamber gönderdik). Hani kavmine dedi ki: "Sizden önceki milletlerden hiçbirinin yapmadığı bu fuhşu mu yapıyorsunuz?"

81. Çünkü siz kadınları bırakıp da şehvetle erkeklere yanaşıyorsunuz. Doğrusu siz, taşkın bir milletsiniz.

 

Tefsiri:

 

Yüce Allah şöyle buyuruyor "Lut'u da" Yani, Biz "Lut'u da" Peygamber olarak gönderdik. Veya: "Sen "Lut'u da" an." "Hani kavmine demişti ki:

"Sizden önceki milletlerden hiçbirinin yapmadığı bu fuhşu mu yapıyorsunuz?"

Lut (a.s); Azar oğlu Haran oğlu Luftur. Halil İbrahim (a.s)'in erkek kardeşinin oğlu olmaktadır. Ona iman etmiş ve Şam ülkesine hicret etmişti. Allah (c.c) da onu Sedum ve civar kasabalara Peygamber gönderdi. Onları Allah'a (c.c) davet ediyor, iyiliği emir ve tavsiye edip işlemekte oldukları haramlardan ve günahlardan men ediyordu. Daha önce hiçbir beşerde ve hiçbir yaratıkta görülmeyen ve onların türettikleri fuhşiyattan men ediyordu ki o; erkeklerin kadınları bırakıp erkeklerle ilişkiye girmesidir. Bu Ademoğullarının bilmedikleri, alışmadıkları ve Sedum halkı (Allah'ın laneti üzerlerine olsun) yapana kadar da akıllarından geçmeyen bir şeydi. Amr b. Dinar, "Sizden önceki milletlerden hiçbirinin yapmadığı bu fuhşu" hakkında şöyle der:

Lut kavmi çıkana kadar hiçbir erkek hiçbir erkekle ilişkiye girmemişti.

Main zayıf kabul etmişlerdir. Ebu Zür'a: Leyyindir, kuvvetli değildir, demiştir, Ebu Davud da: Zayıftır, demiştir.

 

Dımaşk camisini inşa eden Emevi halifesi Velid b. Abdulmelik der ki: Allah (c.c) Lut kavminin hikayesini anlatmasaydı erkeğin erkekle bu işi yapacağına ihtimal vermezdim. O yüzden Lut (a.s) onlara şöyle demiştir: "Sizden önceki milletlerden hiç birinin yapmadığı bu fuhşu mu yapıyorsunuz? Çünkü siz kadınları bırakıp da şehvetle erkeklere yanaşıyorsunuz." Yani, kadınları ve Allah'ın (c.c) onlarda sizin için yarattıklarını bırakıp erkeklerle ilişkiye giriyorsunuz. Bu sizden bir taşkınlık ve cehalettir. Çünkü yaptığınız, bir şeyi ait olmadığı yere koymaktır. O yüzden Yüce Allah başka bir ayette "(Lut:) İşte kızlarım! (Düşündüğünüzü) yapacaksanız (onlarla evlenin), dedi." (Hicr, 71) buyurmuştur. Onları kadınlarıyla ilişkiye girmeye teşvik etmiş, onlarsa kadınlarına karşı bir istek duymadıklarını söylemişlerdir: "Dediler ki: Senin kızlarında bizim bir hakkımız olmadığını biliyorsun. Ve sen bizim ne istediğimizi elbette bilirsin. " (Hud, 79) Yani, sen de biliyorsun ki bizim kadınlara karşı bir arzu ve isteğimiz yoktur ve misafirlerinden ne istediğimizi sen bilmektesin. Müfessirlerin zikrettiklerine göre erkekler bu konuda birbirleriyle yetiniyorlar, aynı şekilde kadınlar da birbirleriyle yetiniyorlardı.

 

 

82. Kavminin cevabı: "Onları memleketinizden çıkarın, Çünkü onlar fazla temizlenen insanlarmış!" demelerinden başka bir şeyolmadı.

 

Tefsiri:

 

Yani, kavmi Lut (a.s)'ın çağrılarına ancak onu ve beraberindekileri aralarından çıkarmaya ve sürgüne göndermeye niyetlenmek dışında bir şeyle karşılık vermediler. Allah (c.c) da onu oradan selametle çıkardı, onları ise yurtlarında zelil ve hakir bir halde helak etti. "Onlar fazla temizlenen insanlarmış!" buyruğu hakkında Katade: Onları kusur olmayan bir şeyle ayıpladılar, der. Mücahid de şöyle der: "Onlar fazla temizlenen insanlarmış!" Yani, erkeklerin arka organları ve kadınların arka organlarına yaklaşmayan temiz insanlarmış. Bunun benzeri İbn Abbas (r.a.)'tan da rivayet edilmiştir.

 

 

83. Biz de Onu ve karısından başka aile efradını kurtardık. Ancak karısı hariç; o geride kalıp helak olanlardan oldu.

84. Ve üzerlerine taş yağdırdık. Bak ki günahkarların sonu nasıl oldu!

 

Tefsiri:

 

Yüce Allah şöyle buyuruyor: Biz de Lut ile ailesini kurtardık. Zaten kavminden aile halkı dışında hiç kimse ona iman etmemişti. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurur: "Bunun üzerine orada bulunan Mü'minleri çıkardık. Zaten orada Müslümanlardan, bir ev halkından başka kimse bulmadık." (Zariyat, 3536) Yani, ev halkından da karısı hariç; çünkü O iman etmemişti. Bilakis milletinin dini üzereydi. Kocasına karşı onlarla işbirliği yapıyor, karşılıklı işaretlerle kocasının yanına gelen misafirleri onlara haber veriyordu. Bu yüzden Lut (a.s)'a geceleyin ailesiyle birlikte yola çıkması emredildiğinde bunu karısına söylememesi ve onu şehirden çıkarmaması emredildi. Bazıları: Karısı onların ardından geldi ve azap indiğinde o tarafa dönüp bakınca onlara isabet eden azap ona da isabet etti, demişlerdir. En kuvvetli görüşe göre ise ne o şehirden çıkmış, ne de Lut (a.s) ona bunu duyurmuştur. Bilakis kavmiyle birlikte kalmıştır. O yüzden burada devamla şöyle buyurulmuştur: "Biz de Onu ve karısından başka aile efradını kurtardık." 

 

''Ancak karısı hariç; o geride kalıp helak olanlardan oldu." Ayetteki "ğabirin" geride kalanlar demektir. Bazıları ise helak olanlar diye tefsir etmiştir. Bu bir şeyi gerektirdiği sonuçla tefsir etmek kabilindendir.

 

Allah (c. c) daha sonra "Ve üzerlerine taş yağdırdık." buyuruyor. Bunu şu ayetler tefsir etmektedir: "Emrimiz gelince, oranın altını üstüne getirdik ve üzerlerine (balçıktan) pişirilip istif edilmiş taşlar yağdırdık. (O taşlar:) Rabbin katında işaretlenerek (yağdırılmıştır). Onlar zalimlerden uzak değildir." (Hud, 82-83)

 

Yüce Allah daha sonra şöyle buyuruyor: "Bak ki günahkarların sonu nasıl oldu!" Yani: Ey Muhammed! Allah'a (c.c) karşı günahlar işleme ve Peygamberlerini yalanlama cür' etinde bulunanların sonlarının nasılolduğunu gör.

 

İmam Ebu Hanife'ye (rh.a) göre homoseksüel, Lut kavmine yapıldığı gibi bir uçurumdan atılır, sonra taşlanır. Diğer alimler evli olsun veya olmasın her halükarda recm edileceğini söylemişlerdir. Bu İmam Şafii'nin (rh.a) iki kavlinden biridir.

 

 

[3135] Bu görüşün delili İmam Ahmed b. Hanbel, Ebu Davud, Tirmizi ve İbn Mace 'nin İbn Abbas (r.a.)'tan nakletliğine göre Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Her kimi Lut kavminin yaptığını yaparken bulursanız onu yapanı ve yapılanı öldürün. "

 

Bazıları ise: Hükmü zinakar gibidir. Evliyse recm edilir, yoksa yüz so pa vurulur, demişlerdir. Bu da İmam Şafii'nin son görüşüdür.

Kadınlara arkalarından yaklaşmaya livata es-Suğra denilir. O da seleften bazılarına ait şaz bir görüş dışında alimlerin icmasıyla haramdır. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den ondan nehyeden bir çok hadis rivayet edilmiştir. Bu konu daha önce Bakara suresinde geçmişti.

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

A’raf 85 - 95