İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Enfal Suresi

17 ve 18.ayetler

 

Allah'ın Direk Yardımı:

 

17. Onları siz öldürmediniz, Allah öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, Allah attı. Ve bunu, mü'minleri güzel bir imtihanla denemek için yaptı. Şüphesiz Allah işitendir, bilendir.

18. Bu böyledir. Şüphesiz Allah, kafirlerin tuzağını bozar.

 

Tefsiri:

 

Yüce Allah, kullarının fiillerini yarattığını, onlardan sadır olan övgüye değer her güzellikten dolayı övgüye layık olanın kendisi olduğunu, çünkü onları o fiilleri yapmaya muvaffak edenin ve onlara yardım edenin kendisi olduğunu açıklıyor. O yüzden şöyle buyuruyor: "Onları siz öldürmediniz, Allah öldürdü. " Yani, düşmanlarınızın sayısı çok ve sayınız az bir halde iken onları kendi güç ve kuvvetinizle öldürmediniz. Yani, Allah'ın (c.c) şu ayetlerinde ifade edildiği gibi sizi onlara karşı asıl muzaffer kılan Allah idi: ''Andolsun, sizler güçsüz olduğunuz halde Allah, Bedir'de de size yardım etmişti..." (Al-i İmran, 123) ''Andolsun ki Allah, birçok yerde (savaş alanlarında) ve Huneyn savaşında size yardım etmişti. Hani çokluğunuz size kendinizi beğendirmiş, fakat sizi hezimete uğramaktan kurtaramamıştı. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti, sonunda (bozularak) gerisin geri dönmüştünüz." (Tevbe, 25) Yüce Allah zaferin sayı çokluğuyla da, zırhları giymek ve askeri teçhizatlara sahip olmakla da kazanılmayacağını, zaferin ancak Allah katından olduğunu ifade ediyor. Nitekim Yüce Allah bir ayette "Nice az sayıda bir birlik Allah'ın izniyle çok sayıdaki birliği yenmiştir. Allah sabredenlerle beraberdir" (Bakara, 252) buyurmuştur.

 

Yüce Allah daha sonra Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in Müşriklere toprak atışını zikrediyor. Zira Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Allah'a (c.c) dua ettikten yalvarıp yakardıktan sonra gölgelikten çıkmış, çıkarken "Yüzleri çirkin olsun" diyerek Müşriklerin üstüne toprak saçmıştı. Ashabına da kendisinden sonra güçlü bir saldırı yapmalarını emretmişti. Onlar da öyle yapmışlar, Allah (c. c) o toprağı Müşriklere ulaştırmış, istisnasız hepsine onunla meşgulolacağıkadar bir miktar ulaşmıştı. İşte bu yüzden Allah (c.c) ''Attığın zaman da sen atmadın, Allah attı." buyuruyor. Yani, toprağı onlara ulaştıran, onları zelil ve hakir hale getiren Yüce Allah'tı, sen değildin.

 

 

[3301] Ali b. Ebi Talha, İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle nakleder: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) -kastı Bedir günüdür- elini kaldırarak "Ey Rabb'im, eğer şu topluluğu helak edecek olursan yeryüzünde sana hiç ibadet edilmeyecek." diye dua etti. Nihayet Cebrail (a.s) ona "Bir avuç toprak al ve onu yüzlerine at." dedi. O da bir avuç toprak alıp yüzlerine attı. Bu bir avuç topraktan istisnasız Müşriklerin hepsinin gözlerine, burun deliklerine ve burnuna bir şey girdi ve dönüp kaçmaya başladılar.

 

 

[3302] Süddi der ki: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Bedir günü Hz. Ali (r.a.)'a "Bana bir avuç toprak ver" dedi. O da üzerinde toprak bulunan çakılları verdi. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onları topluluğun üzerine attı. İstisnasız bütün Müşriklerin gözüne bu topraktan bir miktar girdi. Sonra Mü'minler harekete geçtiler ve onları öldürüp esir almaya başladılar. Bunun üzerine Allah (c.c) "Onları siz öldürmediniz, Allah öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, Allah attı. " ayetini indirdi. 

 

 

[3303] Ebu Ma'şer el-Medeni, Muhammed b. Kays ile Muhammed b. Ka'b el-Kurazi'den şöyle nakleder: İki topluluk birbirine yaklaştığında Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir avuç toprak aldı ve "Yüzleri çirkinleşsin" diyerek Müşriklerin üzerine savurdu. Toprak hepsinin gözüne girdi. Ardından Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in ashabı onları öldürmeye ve esir almaya başladılar. Onların yenilgisi Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in bu atışında oldu. Bunun üzerine Allah (c.c) "Onları siz öldürmediniz, Allah öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, Allah attı. " ayetini indirdi. 

 

 

[3304] "Abdurrahman b. Zeyd b. Eslem "Attığın zaman da sen atmadın, Allah attı. " ayeti hakkında şöyle nakleder: Bu Bedir günündeydi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) üç avuç çakıl taşı aldı. Birini onların sağ tarafına, birini sol tarafına, birini de önlerine attı ve "Yüzler zelil ve çirkin olsun." dedi. Bunun üzerine onlar yenilgiye uğradılar. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bunu aynı zamanda Huneyn'de de yapmış olsa da Urve b. Zübeyr, Mücahid, İkrime, Katade ve daha bir çok kişiden: Bu ayet Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in Bedir günündeki atışında indi, diye rivayet edilmiştir.

 

 

[3305] İmam Taberi, Hakim b. Hizam'dan şöyle nakleder: Bedir günü gelince gökten düşen bir şey sesi duyduk. Ses tabağa düşen çakıl sesine benziyordu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bu atışı yapınca yenilgiye uğradık.  Rivayet bu vecihten gariptir.  Burada çok garip iki görüş daha var. Onların biri şudur:

 

 

[3306] İmam Taberi, Abdurrahman b. Cübeyr'den şöyle nakleder: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hayber' de bir yay istedi. Uzun bir yay getirdiler. "Bana başka bir yay getirin" buyurdu. Bunun üzerine sert bir yay getirdiler. Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kaleye attı. Ok İbn Ebi Hukayk'a doğru yöneldi ve gidip onu yatağında öldürdü. Bunun üzerine Allah (c.c) ''Attığın zaman da sen atmadın, Allah attı." ayetini nazil etti. Bu gariptir. Rivayetin Abdurrahman b. Cübeyr b. Nüfeyr’e kadar senedi sahihtir. Muhtemelen ravi yanılıp karıştırmış. Ayetin bunların hepsini kapsadığını kastetmiş de olabilir. Yoksa şüphesiz ayet, Enfal suresindeki Bedir kıssasında geçmektedir. Bu ise ilimde önder kimselere kapalı kalmayacak bir husustur. Doğrusunu en iyi Allah bilir.

 

 

[3307] Diğer hadis: Yine İmam Taberi ve Hakim Müstedrek'inde Said b. Müseyyeb ve Zühri'ye kadar varan sahih bir senetle onların şöyle dediklerini rivayet etmişlerdir: Bu ayet Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in Uhud gününde Übeyy b. Halef'e zırhında iken ok atması hakkında nazil oldu. Ok boyun kemiğini kırıp derisini soymuş, Übeyy atı üzerinde defalarca yalpalamıştı. Birkaç gün yaşadığı elim bir azap sonunda da ölümü bundan olmuştu. Böylece dünyadaki bu azab Ahiret azabıyla bitişik olan Berzah alemindeki azabıyla bitişmişti. İki imamdan nakledilen bu görüş de çok gariptir. Muhtemelen ayetin genel ifadesiyle onu da kapsadığını kastetmişlerdir, daha önce geçtiği gibi ayetin onun hakkında indiğini kastetmemişlerdir. Doğrusunu en iyi Allah bilir.

Muhammed b. İshak, Muhammed b. Cafer b. Zübeyr kanalıyla Urve b. Zübeyr (r.a.)'tan "Ve bunu, Mü'minleri güzel bir imtihan la denemek için yaptı." buyruğu hakkında şöyle nakleder: Yani, Allah (c.c) bunu Mü'minlere, sayılarının az düşmanlarının sayısının çok olmasına rağmen düşmanlarına galip kılması nimetini bildirmek, böylece hakkını bilmeleri ve ondan dolayı nimetlerine şükretmeleri için yaptı. Bunu İmam Taberi de böyle tefsir etmiştir.

 

 

[3308] Bir hadiste ''Allah bizi her bir güzel imtihan la denedi" buyurulmuştur. "Şüphesiz Allah işitendir, bilendir." Yani, duayı işiten, yardım ve zaferi hak edeni bilendir.

 

"Bu böyledir. Şüphesiz Allah, kafirlerin tuzağını bozar. " Bu, gerçekleşen zaferle beraber başka bir müjdedir; Allah (c.c) gelecekte kafirlerin tuzaklarını zayıflatacağı, onların önemini küçülteceğini, sahip oldukları her şeyin yıkılıp yok olacağı müjdesini veriyor. Hamd sadece Allah'a mahsustur, nimet ancak O'ndandır.

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

19. Eğer siz fetih istiyorsanız, işte size fetih geldi! Ve eğer küfürden vazgeçerseniz bu sizin için daha iyidir. Yine Peygamber’e düşmanlığa dönerseniz, biz de yardıma döneriz. Topluluğunuz, çok bile olsa, sizden hiçbir şeyi savamaz, Allah mü'minlerle beraberdir.