İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Enfal Suresi

36 ve 37.ayetler

 

Kafirlerin Allah Yolundan Alıkoymak için Para Harcamaları:

 

36. Şüphesiz ki inkar edenler mallarını Allah yolundan alıkoymak için harcıyarlar. Onları daha da harcayacaklar! Ama sonunda bu, onlara yürek acısı olacak ve en sonunda mağlup olacaklardır. Kafirlikte ısrar edenler ise Cehenneme toplanacaktır.

37. Bu toplamaAllah'ın murdarı temizden ayıklaması ve bütün murdarların birbiri üstüne koyup hepsini yığarak Cehenneme atması içindir. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.

 

Tefsiri:

 

Muhammed b. İshak der ki: Bana Zühr'i, Muhammed b. Yahya b. Habban, Asım b. Ömer b. Katade ve Husayn b. Abdurrahman b. Amr b. Sa'd b. Muaz şöyle anlattılar: Kureyşliler Bedir günü bozguna uğrayınca kalıntıları Mekke'ye döndüler. Ebu Süfyan da kervanıyla döndüğünde Abdullah b. Ebi Rebia, İkrime b. Ebu Cehil ve Safvan b. Ümeyye, babaları, oğulları ve kardeşleri Bedir'de öldürülmüş bazı Kureyşlilerle birlikte Ebu Süfyan b. Harb'e giderek onunla ve kervanda malı bulunan kimselerle konuştular. Onlara "Ey Kureyşliler! Muhammed en hayırlılarınızı öldürüp sizi yalnız bıraktı. Onunla savaşta bize bu malınızla yardım edin. Umulur ki ondan bizden felakete uğrayanların intikamını alırız." dediler. Onlar da kabul ettiler. İbn Abbas (r.a.)'tan nakledildiğine göre Allah (c.c) "Şüphesiz ki inkar edenler mallarını Allah yolundan alıkoymak için harcıyorlar. Onları daha da harcayacaklar! Ama sonunda bu, onlara yürek acısı olacak ve en sonunda mağlup olacaklardır. Kafirlikte ısrar edenler ise Cehenneme toplanacaklardır. " ayetini onlar hakkında nazil etmiştir. Mücahid, Said b. Cübeyr, hakem b. Uteybe, Katade, Süddi ve İbn Ebza'dan da şöyle rivayet edilmiştir: Bu ayet Ebu Süfyan ve Uhud'da Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile savaşta mallarını harcaması hakkında nazil oldu. Dahhak ise: Bedir'e katılanlar hakkında nazil oldu, demiştir. Her halükarda, nüzulünün sebebi özel olsada manası geneldir. Zira Allah (c.c) kafirlerin mallarını insanları hak yola tabi olmaktan alıkoymak için harcadıklarını, bunu yapmaya devam edeceklerini, sonunda ise mallarının boşa gidip tükeneceğini ifade ediyor. ''Ama sonunda bu, onlara yürek acısı olacak" yani hiçbir fayda vermediğinden pişmanlık duyacaklar. Çünkü onlar Allah'ın nurunu söndürmek, kendi davalarının Allah'ın davasına galip kılmak istiyorlardı. Allah (c.c) ise kafirler istemese de nurunu tamamlayacak, dinine yardım edecek, davasını duyuracak, dinini diğer bütün dinlere galip kılacaktır. Onlardan kim öldürülür veya ölürse sonsuz rezilliğe ve ebedi azaba gider. O yüzden Allah (c. c) şöyle buyuruyor: "Onları daha da harcayacaklar! Ama sonunda bu, onlara yürek acısı olacak ve en sonunda mağlup olacaklardır. Kafirlikte ısrar edenler ise Cehenneme toplanacaklardır. "

 

"Bu toplama Allah'ın murdarı temizden ayıklaması" Yani bahtlıları bedbahtlardan ayıklaması içindir. Süddi der ki: Allah (c.c) mü'mini kafirden ayıklar. Bu ayıklamanın şu ayetlerde olduğu gibi ahiretteki ayıklama olması mümkündür: "Onların hepsini bir araya toplayacağımız, sonra da Allah’a ortak koşanlara: 'Siz ve koştuğunuz ortaklar yerinizde bekleyin' diyeceğim iz gün artık onların (putlarıyla) aralarını tamamen ayırmışızdır. " (Yunus, 27) "Kıyamet kopacağı gün, işte o gün (müminlerle inkarcılar) birbirlerinden ayrılacaklardır." (Rum, 14) Allah (c.c) bir ayette de: ''Allah katından, dönüşü olmayan bir gün (kıyamet günü) gelmeden önce yönünü o gerçek dine çevir! O gün (insanlar) bölük bölük ayrılacaklardır. " (Rum, 43) buyrurur. Bir ayette ise: ''Ayrılın bir tarafa bugün, ey günahkarlar!" (Yasin, 59) buyurur. Bu ayıklamanın, bazı hareketlerini Allah'ın (c.c) mü'minlere izhar etmesiyle dünyada olması da mümkündür. Bu durumda "....."deki "lam" edatı Allah'ın (c.c) kafirleri Allah (c.c) yolundan alıkoymak maksadıyla mal harcamalarının sebebini ifade etmek için gelmiş olur. Yani, biz onlara mal harcama imkanını ancak ''Allah'ın murdarı temizden ayıklaması" için verdik. Yani, kendisine itaat edenler kafir düşmanlarıyla savaşacak, isyankarlar ise bundan geri kalacak, böylece bu ayıklama gerçekleşecektir. Nitekim Allah (c.c) başka ayetlerde şöyle buyurur:

"İki birliğin karşılaştığı gün sizin başınıza gelenler, ancak Allah'ın dilemesiyle olmuştur ki bu da, mü'minleri ayırt etmesi ve münafıkları ortaya çıkarması için idi. Bunlara: "Gelin, Allah yolunda çarpışın; ya da savunma yapın" denildiği zaman, ''Savaşmayı bilseydik, elbette sizin peşinizden gelirdik" dediler. Onlar o gün, imandan çok, kafirliğe yakın idiler. Ağızlarıyla, kalplerinde olmayanı söylüyorlardı. Halbuki Allah, onların içlerinde gizlediklerini daha iyi bilir." (Al-i İmran, 166-167) Yine, Allah, mü'minleri (şu) bulunduğunuz durumda bırakacak değildir; sonunda murdarı temizden ayıracaktır. Bununla beraber Allah, size gaybı da bildirecek değildir. Fakat Allah, elçilerinden dilediğini ayırt eder. " (Al-i İmran, 179) buyurur. Bir ayette de şöyle buyurur: "Yoksa Allah içinizden cihad edenleri belli etmeden, sabredenleri ortaya çıkarmadan cennete gireceğinizi mi sandınız?" (Al-i İmran, 142) Bunun benzeri Tevbe süresinde de vardır. Bu durum ayetin manası şöyle olur: Biz kafirleri sizinle savaşa musallat ederken, bu yolda malını ortaya koyma ve harcamaya muktedir kılarken, bütün bunları murdar temizden ayıklansın ... diye yaptık. "....." buyruğunda geçen fiil "onları birbiri üstüne koyup hepsini yığarak" manasına gelir. Nitekim bulutlar hakkında da aynı kökten gelen isim (L4lS)) kullanılmıştır: "Görmez misin ki Allah bir takım bulutları (çıkarıp) sürüyor; sonra onları bir araya getirip üst üste yığzyor. " Yani iç içe ve birbiri üstünde bir halde yığıyor.

 

"Cehenneme atması içindir. İşte onlar ziyana uğrayanların kendileridir. " Yani, dünya ve ahirette hüsrana uğrayanlar asılonlardır.

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

38. İnkar edenlere; vazgeçerlerse geçmiş günahlarının bağışlanacağım söyle. Eğer ona tekrar dönerlerse kendilerinden öncekilerin hali gözlerinin önündedir!

39. Fitne ortadan kalkıncaya ve din tamamen Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın! Küfre son verirlerse şüphesiz ki Allah onların yaptıklarını çok iyi görür.

40. Eğer imandan yüz çevirirlerse bilin ki Allah sizin sahibinizdir. O ne güzel sahip ve ne güzel yardımcıdır!