|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
Enfal Suresi 59 ve 60.ayetler |
Kafirlere Karşı
Hazırlıklı Olmak:
59. Sakın inkar
edenler yakayı kurtardıklarını sanmasınlar. Çünkü onlar aciz bırakamazlar.
60. Onlara karşı gücünüz
yettiği kadar kuvvet ve bağlanıp beslenen atlar hazırlayın, onlarlaAllah'ın
düşmanını, sizin düşmanınızı ve onlardan başka sizin bilmediğiniz, Allah'ın
bildiği düşman kimseleri korkutursunuz. Allah yolunda ne harcarsanız size
eksiksiz ödenir, siz asla haksızlığa uğratılmazsınız.
Tefsiri:
Yüce Allah peygamberine
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor: Ey Muhammed! "Sakın inkar
edenler yakayı kurtardıklarını sanmasınlar. " Yani, elimizden kaçıp
kurtulduklarını ve onları ele geçiremeyeceğimizi sanmasın-
lar. Bilakis onlar bizim
kudretimiz altında ve irade avucumuzun içindedirler. Dolayısıyla bizi aciz
bırakamazlar. Nitekim Yüce Allah başka bir ayette "Yoksa kötülükleri
yapanlar bizden kaçabileceklerini mi sandılar? Ne kadar kötü hüküm veriyorlar!"
(Ankebut, 4) -yani sanıyorlar- buyurur. Yüce Allah yine:
"İnkar edenlerin,
yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakacaklarını sanmayasın! Onların varacağı yer
cehennemdir. Ne kötü varış yeri!" (Nur, 57) buyurur. Yine,
"İnkarcıların (refah içinde) diyar diyar dolaşması, sakın seni aldatmasın!
Azıcık bir menfaattir o. Sonra onların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü
varış yeridir!" (Al-i İmran, 196-197) buyurur.
Yüce Allah daha sonra
onlarla güç, takat ve imkan dahilinde savaşmak için savaş aletlerini hazırlamayı
emrederek şöyle buyuruyor: "Onlara karşı gücünüz yettiği kadar"
imkanlarınız oranında "kuvvet ve bağlanıp beslenen atlar hazırlayın.
"
[3389] İmam Ahmed b.
Hanbel, Ukbe b. Amir'den şöyle nakleder: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve
Sellem)'i minberde şöyle derken işittim: "Onlara karşı gücünüz yettiği
kadar kuvvet ve bağlanıp beslenen besili atlar hazırlayın" İyi bilin ki
kuvvet atıştır (atıcılık)tır, kuvvet atıştır. " Bunu Müslim, Harun b.
Maruf'tan, Ebu Davud, Said b. Mansur'dan, İbn Mace Yunus b. Abdu'la'la'dan;
onların üçü de Abdullah b. Vehb'den aynı senetle rivayet etmişlerdir. Hadisin
Ukbe b. Amir'den gelen başka tarikleri vardır ki onlardan biri Tirmizi'nin
Salih b. Keysan'dan, onun bir adamdan, gerisi aynı olan senetle yaptığı
rivayettir.
[3390] İmam Ahmed b.
Hanbel ve Sünen sahipleri Ukbe b. Amir (r.a.)'tan şöyle rivayet etmişlerdir;
Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: ''Atış yapın ve
binin. Atış yapmanız binmenizden daha hayırlıdır. "
[3391] İmam Malik, Ebu Hureyre
(r.a.)'tan şöyle nakleder: Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurdu: ''Atlar üç kısımdır; biri sahibi için yük, diğeri sahibi için örtü,
bir diğeri de sahibi için ecirdir. Adama yük olan at öğünmek, gösteriş ve
Müslümanlara düşmanlık için bağlayıp beslediği attır. Bu at ona yüktür. Sahibi
için örtü olan at, kişinin Allah yolunda bağlayıp beslediği, sonra onun
sırtında ve boynunda Allah'ın hakkı olduğunu unutmadığı attır. Bu at, onun için
örtüdür. Sahibine ecir olan at ise, bir kimsenin Allah yolunda Müslümanlar için
çayır ve bahçede bağlayıp beslediği attır. At bu çayırdan veya bahçeden ne
yerse, yediği şeyler adedince sahibine sevap yazılır. Ona atın pisliği ile
bevilleri sayısınca hasenat (sevap) yazılır. At, ipini koparır da bir veya iki
tur atarsa, sahibine onun izleri ve pislikleri miktarınca hasenat yazılır.
Yahut sahibi onu bir nehir kenarından geçirirken sulamağa niyeti olmadığı halde
o nehirden su içerse bu ona hasenat olur." Resulullah (Sallallahu aleyhi
ve Sellem)’e: "Ya Resulallah! Ya eşekler ne olacak?" denildi.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Bana eşekler
hakkında şu kapsamlı ve eşsiz ayetten başka bir şey indirilmedi: 'Her kim zerre
miktarı bir hayır işlerse, onun mükafatını görür. Zerre miktarı kötülük işleyen
de, onun cezasını görür' (Zilzal, 7-8)" Bunu Buhan-ki lafız onundur- ile
Müslim Malik'in nakliyle rivayet etmişlerdir.
[3392] İmam Ahmed b.
Hanbel, Haccac kanalıyla İbn Mes'ud (r.a.)'tan şöyle nakletmiştir: "Atlar
üç çeşittir; biri Rahman için, biri şeytan için, biri de insan içindir.
Rahman'ın atı Allah yolunda bağlanılan attır ki onun yemi, tersi ve bevli
-Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Allah'ın dilediği kadar sıraladı-
(bunların hepsi Allah içindir). Şeytan için olan at kumarda koyduğu veya
üzerinde bahis tutuşulan attır. İnsanın atı ise insanın karnından kazanç
sağlamak için beslediği attır ki bu da onun için fakirliğe karşı örtüdür.
" Alimlerin çoğu atıcılık yapmanın ata binmekten efdal olduğu
görüşündedirler. İmam Malik ise ata binmenin daha efdal olduğunu söylemiştir.
Bu hadisten dolayı çoğunluğun görüşü daha kuvvetlidir. Doğrusunu en iyi Allah
bilir.
[3393] İmam Ahmed b.
Hanbel, İbh Şümase'din şöyle nakleder: Muaviye b. Hudeye, atının yanında ayakta
duran Ebu Zerr (r.a.)'ın yanından geçiyordu. Ona "Bu atın neleriyle
ilgileniyorsun?" dedi. Ebu Zerr (r.a.): Ben bu atın duasıflın
kabulolduğunu sanıyorum, dedi. Muaviye: Hayvanlardan bir hayvanın ne duası olur
ki? diye sorunca Ebu Zerr (r.a.): Canımı elinde tutan Allah'a andolsun ki her
at her seher vakti mutlaka "Allah'ım! Sen beni kullarından bir kula ihsan
ettin ve rızkımı onun elinde kıldın. Öyleyse beni ona ailesinden, malından ve
evladından daha sevimli kıl" diye dua eder.
[3394] Yine İmam Ahmed
b. Hanbel, Ebu Zerr (r.a.)'tan şöyle rivayet etmiştir; Allah Resulü (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Her arap atına her fecir vaktinde iki
dua etme izni verilir, o da şöyle der: 'Allah'ım! Sen beni ademoğullarından
ihsan ettiğine ettin. Beni ona ailesinden ve malından daha sevimlilerden eyle.
", Başka bir rivayette: "Daha sevimli eyle. " Bunu Nesai, Amr b.
Ali el-Felass'ın Yahya el-Kattan'dan nakliyle rivayet etmiştir.
[3395] Taberani'nin
Hasan b. Ebu Hasan'dan naklettiğine göre İbn Hanzala'ya, yani Sehl’e
"Bize, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’den işittiğin bir hadisi
söyle" dedi. Sehl şöyle dedi: Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i
şöyle buyururken işittim: ''Atların alınlarına kıyamet gününe kadar hayır ve
bereket konmuştur. Bakıcıları onun hakkında yardım görürler. Kim Allah yolunda
bir at beslerse onun yiyecek ve içeceği onun üzerinde olduğundan o kimse elini
sadaka için uzatan ve onu hiç kapatmayan kimse gibidir (onun gibi sevap
kazanır)" At besleme konusunda varit olan hadisler pek çoktur.
[3396] İmam Buhari,
Sahih'inde Urve b. Ebi Ca'd el-Bariki'den şöyle nakleder; Allah Resulü
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: ''Atların alnında kıyamet gününe
kadar hayır ve bereket yazılıdır: Sevap ve ganimet. "
"Onlarla
Allah'ın" kafirlerden olan "düşmanını, sizin düşmanınızı ve onlardan
başka sizin bilmediğiniz, Allah'ın bildiği düşman kimseleri korkutursunuz"
Bu düşmanlardan kasıt Mücahid’e göre Beni Kureyza, Süddi'ye göre İranlılardır.
Süfyan-ı Sevri'nin naklettiğine göre İbn Yeman da bunu evlerde ki şeytanlar ile
tefsir etmiştir. Nitekim buna benzer bir hadis varit olmuştur.
[3397] İbn Ebi Hatim ..
Yezid b. Abdullah b. Arib'in, babasından, onun da kendi babasından şöyle
nakletmiştir: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Allah'ın (c.c)
"ve onlardan başka sizin bilmediğiniz, Allah'ın bildiği düşman kimseleri
korkutursunuz" buyruğu hakkında: Onlar cinlerdir, derdi.
[3398] Taberani, de aynı
şekilde Yezid b. Abdullah b. Arib'in, babasından, onun da kendi babasından
Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in böyle böyle dediğini rivayet
etmiştir, ancak onda şu ziyade vardır: "Eski bir atın bulunan hiçbir evde
cinnet geçirilmez. " Bu münker bir hadistir. Ne senedi, ne de metni
sahihtir. Mukatil b. Hayyan ve Abdurrahman b. Zeyd b. Eslem ise kastın
münafıklar olduğunu söylemişlerdir. Görüşlerin doğruya en yakını da budur.
Allah'ın (c.c) şu buyruğu da bunun doğruluğuna şahitlik etmektedir:
"Çevrenizdeki bedevi Araplardan ve Medine halkından birtakım müna!ıklar
vardır ki münafıklıkta maharet kazanmışlardır. Sen onları bilmezsin, biz
biliriz onları. Onlara iki kez azap edeceğiz, sonra da onlar büyük bir azaba
itileceklerdir." (Tevbe, 101)
Allah (c.c) devamla
şöyle buyuruyor: ''Allah yolunda ne harcarsanız size eksiksiz ödenir, siz asla
haksızlığa uğratılmazsınız." Yani, cihad yolunda ne kadar harcarsanız
harcayın o size tam ve kamilen ödenecektir.
[3399] O yüzden Ebu
Davud'un rivayet ettiği bir hadiste Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
bir dirhemin Allah yolunda harcandığında sevabının yedi yüze katlanacağını
bildirmiştir. Nitekim bu Allah'ın (c.c) ''Allah yolunda mallarını harcayanların
örneği, yedi başak bitiren bir dane gibidir ki her başakta yüz dane vardır.
Allah dilediğine kat kat fazlasını verir. Allah'ın lütfu geniştir, O herşeyi
bilir." (Bakara, 261) buyruğunda geçmişti.
[3400] İbn Ebi Hatim de
İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle nakleder: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) şu ayet nazil olana kadar sadece Müslümanlara infak ederdi: ''Allah
yolunda ne harcarsanız size eksiksiz ödenir, siz asla haksızlığa
uğratılmazsınız." Bu ayet nazil olunca isteyen her dinden insana sadaka
verilmesini emretti. Bu da aynı şekilde gariptir.
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |