|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
Tevbe Suresi 13 – 15.ayetler |
Kafirlerle Savaşın
Hikmeti:
13. Yeminlerini bozan,
Peygamber'i yurdundan çıkarmaya kalkışan ve ilk önce size karşı savaşa başlamış
olan bir kavme karşı savaşmayacak mısınız; onlardan korkuyor musunuz? Eğer
gerçek mü'minler iseniz, Allah, kendisinden korkmanıza daha layıktır.
14. Onlarla savaşın ki
Allah, sizin ellerinizle onları cezalandırsın; onları rezil etsin; sizi onlara
galip kılsın ve mü'min toplumun kalplerini ferahlatsın.
15. Ve onların
kalplerinden öfkeyi gidersin. Allah dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah
bilendir, hikmet sahibidir.
Tefsiri:
Yine bunlar da
Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i Mekke'den çıkarmaya kalkışan
yeminlerini bozmuş müşriklere karşı savaşa teşvik ve tahrik eden eden
ayetleridir. "Yeminlerini bozan, Peygamber'i yurdundan çıkarmaya kalkışan
ve ilk önce size karşı savaşa başlamış olan bir kavme karşı savaşmayacak
mısınız .. " Yüce Allah başka ayetlerde de şöyle buyurur: "Hatırla ki
kafirler seni tutup bağlamaları veya öldürmeleri yahut seni (yurdundan)
Çıkarmaları için sana tuzak kuruyarlardı. Onlar (sana) tuzak kurarlarken Allah
da (onlara) tuzak kuruyordu. Çünkü Allah tuzak kuranların en iyisidir. "
(Enfal, 30) "Oysa onlar, size gelen gerçeği inkar etmişlerdir. Rabbiniz
Allah'a inandığınızdan dolayı Peygamber'i de sizi de yurdunuzdan çıkarıyorlar.
" (Mümtehine, I) Allah (c.c) bir ayette de: "Yine onlar, seni
yurdundan çıkarmak için nerdeyse dünyayı başına dar getirecekler. O takdirde,
senin ardından kendileri de fazla kalamazlar. " (İsra, 76) buyurur.
"İlk önce size
karşı savaşa başlamış olan" buyruğunda kastedilen, bazılarına göre Bedir
savaşıdır. Zira müşrikler kervanlarına yardım için çıkmışlardı. Kervan
kurtulduğu ve onlar bunu bildikleri halde böbürlenip ve büyüklenip savaş yapmak
üzere yollarına devam ettiler. Nitekim bu daha önce uzunca ele alındı.
Bazılarına göre ise ayette kastedilen, Mekke'lilerin ahdi bozarak müttefikleri
Beni Bekir ile bir olup Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in
müttefikleri Huzaa'ya saldırmalarıdır. Nihayet Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) Mekke'nin fethi yılında üzerlerine yürümüş ve Allah'a hamd-u senalar
olsun, olanlar olmuştu.
"Onlardan korkuyor
musunuz? Eğer gerçek mü'minler iseniz, Allah, kendisinden korkmanıza daha
layıktır." Yüce Allah buyuruyor ki: Onlardan korkmayın, benden korkun.
Çünkü, yakalayışım ve cezalandırışımdan dolayı ben kulların kendinden
korkmasına layığım. Çünkü her şey benim elimdedir. Neyi dilersem olur, neyi
dilemezsem olmaz.
Yüce Allah daha sonra,
hem mü'minleri gayrete getirerek, hem de düş-
manlarını kendi katından
bir azapla helak etmeye kadir iken mü'minlere cihad farizası hükmünü koymasının
hikmetini açıklayarak şöyle buyuruyor:
"Onlarla savaşın ki
Allah, sizin ellerinizle onları cezalandırsın; onları rezil etsin; sizi onlara
galip kılsın ve mü'min toplumun kalplerini ferahlatsın." Bu bütün
mü'minler hakkında geneldir. Mücahid, İkrime ve Süddi "mü'min toplumun
kalplerini ferahlatsın." ifadesinde kastedilenlerin Huzaa kabilesi
olduğunu söylemişlerdir. Daha sonraki "Ve onların kalplerinden öfkeyi
gidersin. " cümlesindeki "..... (kalplerinden)" ifadesinde
tekrarlanan zamir de, aynı şekilde onlara racidir.
[3471] Nitekim İbn
Asakir'in, Ömer b. Abdulaziz'in müezzininin biyografisinde Müslim b. Yesar
kanalıyla Hz. Aişe (r.anha)'dan naklettiğine göre; Hz. Aişe (r.anha)
öfkelendiğinde Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onun burnunu tutar ve
şöyle derdi: "Ey Ayşecik, şöyle de: ''Allah'ım! Ey Rabbim! Günahımı
bağışla, kalbimin öfkesini gider ve beni yoldan saptırıcı fitnelerden koru.
" O bunu Ebu Ahmed el-Hakim kanalıyla Abdurrahman İbn Ebu Cevn'den
rivayeten zikretmiştir."Allah" kullarından "dilediğinin
tevbesini kabul eder. Allah" kullarının yararına olanları
"bilendir", hem kevni fiil ve sözlerinde, hem de şer'i fiil ve
sözlerinde "hikmet sahibidir." Dilediğini yapar ve dilediği hükmü
verir. Hiçbir zaman zulmetmeyen, zerre ağırlığı kadar hayır veya şerri zayi
etmeyip onların dünya ve ahirette ceza veya mükafatını veren adalet sahibi
hakimdir.
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |