|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
Tevbe Suresi 17 ve 18.ayetler |
Allah'ın Mescidlerini
(Camilerini) Ancak Mü'minler imar Eder:
17. Allah'a ortak
koşanlar, kafirliklerine bizzat kendileri şahidlik ederlerken, Allah'ın mescitlerini
imar etme yetkileri yoktur. Onların bütün işleri boşa gitmiştir. Ve onlar
ateşte ebedi kalacaklardır.
18. Allah'ın
mescitlerini ancak Allah'a ve ahiret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan,
zekatı veren ve Allah'tan başkasından korkmayan kimseler i'mar eder. İşte doğru
yola ermişlerden olmaları umulanlar bunlardır.
Tefsiri:
Yüce Allah buyuruyor ki:
Hiçbir ortağı bulunmayan tek Allah adına bina edilen Allah'ın mescidlerini ona
ortak koşanların imar etmesi yaraşmaz. Bu ayeti "mescidler" (.....)
yerine "mescid" (.....) okuyanlara göre kasıt Mescid-i Haram'dır.
Mescid-i Haram, hiçbir ortağı bulunmayan tek Allah'a ibadet üzere ilk
zamanlarda inşa edilen yeryüzünün en üstün ve en değerli mescididir. Onu
Rahman'ın dostu İbrahim (a.s) inşa etmiştir.
"kafirliklerine
bizzat kendileri şahitlik ederlerken" Yani, söz ve hareketleri onların
kafirliklerine şahitlik ederken. Süddi'nin söylediği gibi: Bir Hristiyan'a
"Dinin nedir?" desen "Hristiyan'ım" der. Bir Yahudi'ye
"Dinin nedir?" desen "Yahudi'yim" der. Bir Sabil'ye
"Dinin nedir?" desen "Sabil'yim" der. Müşrike sarsan o da
"Ben Müşrikim" der. "Onların" şirkleri sebebiyle
"bütün işleri boşa gitmiştir. Ve onlar ateşte ebedi kalacaklardır. "
Nitekim Yüce Allah başka bir ayette şöyle buyurur: "Onlar Mescid-i
Haram'ın mütevellileri olmadıkları halde mü'minleri oradan geri çevirirlerken
Allah onlara ne diye azap etmeyecek? Oranın mütevellileri takva sahiplerinden
başkaları değildir. Fakat onların çoğu bunu bilmez." (Enfal, 34) Evet,
Allah (c.c) "Allah'ın mescitlerini ancak Allah'a ve ahiret gününe iman
eden ... korkmayan kimseler imar eder." buyurarak cami inşa edenlerin
imanına şahitlik etmiştir.
[3472] Nitekim İmam
Ahmed b. Hanbel, Ebu Said el-Hudri (r.a.)'tan Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Birini camiye gidip gelir
görürseniz onun imanına şahitlik edin; zira Allah (c.c) 'Allah'ın mescitlerini
ancak Allah'a ve ahiret gününe iman eden ... korkmayan kimseler imar eder. '
buyurur. " Bunu Tirmizi, İbn Merduyeh ve Hakim ise Abdullah b. Vehb'in
nakliyle rivayet etmişlerdir.
[3473] Abd b. Humeyd,
Müsned'inde Enes b. Malik (r.a.)'tan şöyle nakleder: Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: ''Asıl Ehlullah (Allah'ın yakın ve has
kulları) camileri imar eden kimselerdir. "
[3474] Bunu Bezzar da
... Salih'ten, o Sabit'ten, o da Enes b. Malik (r.a.)'tan şöyle rivayet
etmiştir: Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"Camileri imar edenler, asıl ehlullah onlardır. " Bezzar daha sonra:
Bunu Sabit'ten rivayet eden Salih'ten başka birini bilmiyoruz, demiştir.
[3475] Darekutni de
el-Efrad'da ... Malik b. Dinar'dan, o da Enes b. Malik (r.a.)'tan, Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in hadisi olarak şöyle rivayet etmiştir: ''Allah
(c.c) bir topluluk için bir felaket dilediğinde, cami cemaatine nazar edip
felaketi onlardan geri çevirir. "
[3476] Hafız Beha,
el-Mustaksa'da, Enes b. Mmik (r.a.)'tan Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve
Sellemi'in hadisi olarak şöyle rivayet eder: ''Allah (c.c) buyurur ki: İzzetime
ve Celalime andolsun ki ben yeryüzündekiler için bir azap dilerim de evimi imar
(ibadetle ihya) edenlere, birbirlerini benim için sevenlere ve seherlerde
istiğfar edenlere baktığımda bunu onlardan geri çeviririm. " Sonra İbn
Asakir: Garip bir hadistir, demiştir.
[3477] İmam Ahmed b.
Hanbel, Muaz b. Cebel (r.a.)'tan şöyle nakleder; Hz. Peygamber (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Şüphesiz şeytan, koyunun kurdu misali
insanın kurdudur. Kurt ise sürüden uzaktaki ve kenardaki koyunu kapar. Öyleyse
gruplara ayrılmaktan sakının. Cemaatten, halktan ve camiden ayrılmayın. "
Abdurrezzak, Amr b.
Meymun el-Evdi'den şöyle nakleder: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve
Sellem)'i sahabelerine şöyle derken yetiştim: "Şüphesiz camiler Allah'ın
yeryüzündeki evleridir ve oraya kendisini ziyaret edene ikram etmek ise Allah
(c.c) üzerinde bir haktır." Mesudi, Said b. Cübeyr'den İbn Abbas (r.a.)'m
şöyle dediğini rivayet eder: Kim namaz için yapılan çağrıyı duyar da ona icabet
etmez, camiye gelmez ve namaz kılmazsa onun namazı yoktur ve o Allah'a (c. c)
ve Rasulü'ne (Sallallahu aleyhi ve Sellem) asi olmuştur. Zira Yüce Allah
''Allah'ın mescitlerini ancak Allah'a ve ahiret gününe iman eden, namazı
dosdoğru kılan, zekatı veren ve Allah'tan başkasından korkmayan kimseler imar
eder. " buyurur. Bunu İbn Merduyeh rivayet etmiştir. Başka bir vecihten
merru olarak nakledilen bu rivayetin başka vecihlerden şahitleri de vardır.
Ancak burası onları açmak için uygun değildir.
"Namazı dosdoğru
kılan" ki o bedenle yapılan ibadetlerin en büyüğüdür. "zekatı
veren" ki o faydası Allah'ın kullarına geçen amellerin en faziletlisidir.
"ve Allah'tan başkasından korkmayan" yani sadece Allah'tan korkan
"kimseler imar eder. "
"İşte doğru yola ermişlerden
olmaları umulanlar bunlardır." Ali b. Ebi Talha, İbn Abbas (r.a.)'tan bu
ayetin tefsirine dair şunu rivayet etmiştir: ''Allah'ın mescitlerini
ancakAllah'a ve ahiret gününe iman eden" Allah'ı birleyen ve ahiret gününe
iman eden. Ayrıca Allah'ın indirdiklerine iman eden. "namazı" beş
vakit namazı "dosdoğru kılan, zekatı veren ve Allah'tan başkasından
korkmayan" yani, sadece Allah'a ibadet eden "kimseler imar
eder." "İşte doğru yola ermişlerden olmaları umulanlar
bunlardır." Yani, bunlar doğru yola erenlerin ta kendileridir. Bu Allah'ın
(c.c), Peygamber'ine (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Umulur ki Rabb'in seni
övgüye değer makama (Makam-ı Mahmud) ulaştırır." (İsra, 79) buyruğu
gibidir. Bu ayette, "Şüphesiz Rabb'in seni övgüye değer makama ulaştıracak"
manası kastedilmiştir ki o da şefaattir. Kur'an'da geçen her "umulur
ki" ifadesi kesin olacaklığı ifade eder. Muhammed b. İshak b. Yesar (rh.a)
der ki: Allah'tan sadır olan "Umulur ki" ifadesi (kesin olacak) bir
hakikattir.
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |
21. Rableri onlara, tarafından bir rahmet ve
hoşnutluk ile, kendileri
için, içinde tükenmez nimetler bulunan cennetler
müjdeler.
22. Onlar orada ebedi kalacaklardır. Şüphesiz ki
Allah katında büyük mükafat vardır.