İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Tevbe Suresi

19 – 22.ayetler

 

İman ve Cihadın Üstünlüğü:

 

19. Siz hacılara su veren ve Mescid-i Haram'ı onaran kimseyi, Allah'a ve ahiret gününe iman edip de Allah yolunda cihad edenlerle bir mi tutuyorsunuz? Halbuki onlar Allah katında eşit değillerdir. Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.

20. İman edip de hicret edenler ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler rütbe bakımından Allah katında daha üstündürler. Kurtuluşa erenler de işte onlardır.

21. Rableri onlara, tarafından bir rahmet ve hoşnutluk ile, kendileri

için, içinde tükenmez nimetler bulunan cennetler müjdeler.

22. Onlar orada ebedi kalacaklardır. Şüphesiz ki Allah katında büyük mükafat vardır.

 

Tefsiri:

 

Avfi, tefsirinde, bu ayet hakkında İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle nakleder: Müşrikler; "Allah'ın evini imar etmek ve hacılara su dağıtmayı iman eden ve cihad yapan kimselerin yaptığından daha hayırlıdır." diyorlar. Kendilerinin Allah'ın evinin halkı ve onun bakımcıları olmaları sebebiyle haremle övünüyor ve büyüklük taslıyorlardı. Yüce Allah da onların büyüklenmelerini ve haktan yüz çevirmelerini dile getirip Harem'deki (Mescid-i Haram'ın bulunduğu şehirdeki) müşriklere şöyle seslenmiştir: "Ayetlerim size okunurdu da, siz buna karşı kibirlenerek arkanızı döner, geceleyin (Kabe'nin etrafında toplanarak) hezeyanlar savururdunuz." Yani, onlar haremde büyükleniyorlardı. Yani, orada geceleri sabaha kadar konuşup sohbet ediyor, Kur'an'ı ve Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i ise terk ediyorlardı. Allah (c.c) da imanı ve Allah'ın (c.c) peygamberiyle birlikte cihadı müşriklerin Kabe'yi imar etmelerinden ve hacılara su dağıtmalarından daha üstün tutmuştur. Allah'ın (c.c) evini imar edip hizmette bulunmaları Allah'a şirk koşmakla birlikte onlara Allah (c.c.) katında bir fayda vermedi.

 

Allah (c.c), "Halbuki onlar Allah katında eşit değillerdir. Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez." buyuruyor. Zalimler topluluğundan kasıt kendilerini mescidin imarcıları (tamir ve bakımını yapanlar) sanan kimselerdir. Şirkleri sebebiyle Allah (c.c) onları "zalimler" diye isimlendirmiştir. Ali b. Ebi Talha, İbn Abbas (r.a.)'tan bu ayetin tefsirine dair şunu nakleder: Bu ayet Bedir günü esir alındığında Abdulmuttalip'in oğlu Abbas hakkında nazil oldu. O: Siz bizi İslam, hicret ve cihadla geçmiş olsanız da biz Mescid-i Haram'ın tamir ve bakımını yapıyor, hacılara su veriyor ve esirleri kurtarırdık, demişti. Allah (c. c) da şöyle buyurdu: "Siz hacılara su veren ve Mescid-i Haram'ı onaran kimseyi, Allah'a ve ahiret gününe iman edip de Allah yolunda cihad edenlerle bir mi tutuyorsunuz? .. Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez. " Yani bunlar onların müşrik iken yaptıkları amellerdir. Ben ise insanların şirk döneminde yaptıkları amelleri kabul etmem. Dahhak b. Müzahim der ki: Müslümanlar Bedir' de esir alınan Abbas ve arkadaşlarının yanına gidip onları şirklerinden dolayı kınadılar. Abbas da: "Vallahi, biz Mescid-i Haram'ı imar eder, esiri kurtarır, Kabe'nin örtüsünü örter ve hacılara su verirdik." dedi. Bunun üzerine Allah (c.c) "Siz hacılara su veren ve Mescid-i Haram'ı onaran kimseyi, Allah'a ve ahiret gününe iman edip de Allah yolunda cihad edenlerle bir mi tutuyorsunuz?" ayetini nazil etti. Abdurrezzak, Şa'bi'den şöyle nakleder: Bize Süfyan b. Uyeyne, İsmail'den, o da Şa'bi’den şöyle nakletti: Ayet bu konuda konuşan Ali (r.a.) ile Abbas (r.a.) hakkında nazil oldu. İmam Taberi, Muhammed b. Ka'b ek-Kurazi'den şöyle nakleder: Abduddar oğullarından Talha b. Şeybe, Abbas b. Abdulmuttalip ve Ali b. Ebu Talip birbirlerine karşı övündüler. Talha: "Ben Kabe'nin sahibiyim. Onun anahtarı yanımdadır ve istesem geceleyin orada kalabilirim" dedi. Abbas: "Ben hacılara su dağıtan ve ondan sorumlu kişiyim. İstesem geceleyin Mescid-i Haram'da kalabilirim." dedi. Hz. Ali (r.a.) da: "Sizin ne dediğinizi anlamıyorum. Vallahi ben insanlardan altı ay önce kıbleye doğru namaz kıldım. Ben cihad eden biriyim." dedi. Bunun üzerine Allah (c.c) "Siz hacılara su veren ve Mescid-i Haram'ı onaran kimseyi, Allah'a ve ahiret gününe iman edip de Allah yolunda cihad edenlerle bir mi tutuyorsunuz? .. " ayetlerinin hepsini nazil etti. Süddi de böyle demiştir. Fakat o, övünenlerin adlarını Ali (r.a.), Abbas (r.a.) ve Şeybe b. Osman diye zikretmiştir. Gerisi diğer rivayetteki gibidir.

 

 

[3478] Abdurrezzak, Hasan-ı Basri'den şöyle nakleder: Ayet, aralarında bu konuyu konuşan Ali, Abbas, Osman ve Şeybe hakkında nazil oldu. Bunun üzerine Abbas: "Ben su dağıtımcılığımızı bırakmaktan başka bir şey düşünmüyorum" dedi. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Su dağıtımcılığınıza devam edin. Çünkü onda sizin için hayır ve bereket vardır. " buyurdu. Bunu Muhammed b. Sevr de, Ma'mer'den, o ise Hasan-ı Basri'den benzer bir lafızla rivayet etmiştir. Ayetin tefsirinde bir de merfu hadis varit olmuştur ki burada onu zikretmemiz şarttır.

 

 

[3479] Abdurrezzak. .. Numan b. Beşir’den şbyle nakleder: Bir adam "Müslüman olduktan sonra hacılara su dağıtmaktan başka bir şey yapmasam aldırış etmem" dedi. Başka biri: "Müslüman olduktan sonra Mescid-i Haram'ı imar etmekten başka bir şey yapmasam aldırış etmem" dedi. Başka biri ise: Allah yolunda cihad söylediklerinizden daha faziletlidir, dedi. Hz. Ömer (r.a.) onları bundan men etti ve: "Sesinizi Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in minberinin yanında yükseltmeyin." dedi. O gün Cuma günü olduğu halde namazı kıldıktan sonra huzuruna girdiğimizde, "Halbuki onlar Allah katında eşit değillerdir." kısmına kadar "Siz hacılara su veren ve Mescid-i Haram'ı onaran kimseyi, Allah'a ve ahiret gününe iman edip de Allah yolunda cihad edenlerle bir mi tutuyorsunuz? .. " ayeti nazil oldu.

 

 

[3480] Hadisin Başka Bir Tariki: Velid b. Müslim .. Numan b. Beşir elEnsari'den şöyle rivayet etti: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in bir grup sahabisiyle birlikte O'nun (Sallallahu aleyhi ve Sellem) minberinin yanındaydık. Onlardan bir adam: "Müslüman olduktan sonra hacılara su dağıtmaktan başka bir şey yapmasam aldırış etmem" dedi. Diğeri: Bilakis Mescid-i Haram'ın imar ve bakımı daha iyidir, dedi. Başka biri ise: Aksine Allah yolunda cihad sizin söylediklerinizden daha hayırlıdır, dedi. Hz. Ömer (r.a.) onları bundan men etti ve "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in minberinin yanında sesinizi yükseltmeyin." dedi. O gün Cuma günüydü. (Ömer (r.a.) devamla) "Fakat cuma namazını kılınca Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in yanına girer ve hakkında ihtilafa düştüğünüz şeyi sorarım." dedi. Öyle de yaptı ve Allah (c.c) ''Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez." cümlesinin sonuna kadar (ayetin sonuna kadar) "Siz hacılara su veren ve Mescid-i Haram'ı onaran kimseyi, Allah'a ve ahiret gününe iman edip de Allah yolunda cihad edenlerle bir mi tutuyorsunuz? Halbuki onlar Allah katında eşit değillerdir." ayetini indirdi. Bunu Müslim, Sahih'inde, Ebu Davud, Taberi -ki bu lafız onun rivayetidir-, İbn Merduyeh ile İbn Ebi Hatim tefsirlerinde, İbn Hibban da tefsirinde rivayet etmişlerdir.

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

23. Ey mü'minler! Eğer inkarı imana tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi dostlar edinmeyin. Sizden kim, onları dost edinirse, işte onlar, zalimlerin ta kendileridir.

24. Ey Muhammed! De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, akrabalarınız, elde ettiğiniz mallar, durgunluğundan korktuğunuz ticaret ve hoşlandığınız evler, Allah'tan, Peygamberinden ve Allah yolunda cihad etmekten sizin için daha fazla sevgili ise, Allah'ın emri gelinceye kadar bekleyin. Allah, fasıklar güruhunu hidayete erdirmez.