İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Tevbe Suresi

23 ve 24.ayetler

 

Allah'ı en Yakınlarına Dahi Tercih:

 

23. Ey mü'minler! Eğer inkarı imana tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi dostlar edinmeyin. Sizden kim, onları dost edinirse, işte onlar, zalimlerin ta kendileridir.

24. Ey Muhammed! De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, akrabalarınız, elde ettiğiniz mallar, durgunluğundan korktuğunuz ticaret ve hoşlandığınız evler, Allah'tan, Peygamberinden ve Allah yolunda cihad etmekten sizin için daha fazla sevgili ise, Allah'ın emri gelinceye kadar bekleyin. Allah, fasıklar güruhunu hidayete erdirmez.

 

Tefsiri:

 

Yüce Allah küfrü imana tercih ettikleri taktirde babalar ve oğullar dahi olsa kafirlerden ayrılmayı ve uzaklaşmayı emrediyor, onlarla dostluktan men ediyor ve böyle yapanları tehdit ediyor. Nitekim Yüce Allah başka bir ayette şöyle buyurur: ''Allah'a ve ahiret gününe inanan bir toplumun -babaları, oğulları, kardeşleri, yahut akrabaları da olsa- Allah'a ve Resulü'ne düşman olanlarla dostluk ettiğini göremezsin. İşte onların kalbine Allah, iman yazmış ve katından bir ruh ile onları desteklemiştir. Onları içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokacak, orada ebedi kalacaklardır. .. " (Mücadele, 22)

 

 

[3481] Hafız Beyhaki, Abdullah b. Şevzeb'den şöyle nakleder: Ebu Ubeyde b. Cerrah'ın babası Bedir günü oğluna ilahlarını övüyor, o ise ondan uzaklaşıyar ve kaçıyordu. Babası bunu defalarca yapınca üzerine yürüyüp öldürdü. Bunun üzerine Allah (c.c) ''Allah'a ve ahiret gününe inanan bir toplumun -babaları, oğulları, kardeşleri, yahut akrabaları da olsa- Allah'a ve Rasulü'ne düşman olanlarla dostluk ettiğini göremezsin ... " (Mücadele, 22 ayetini nazil etti.

 

Yüce Allah sonra peygamberine, ailesini, akrabalarını ve aşiretini Allah'a (c.c.), peygamberine (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ve kendisinin yolunda cihada tercih edenleri tehdit etmesini emrederek şöyle buyuruyor: "Ey Muhammed. De ki: "Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, akrabalarınız, elde ettiğiniz mallar, durgunluğundan korluğunuz ticaret ve hoşlandığınız evler" yani sizin bunlarınız varsa ve bunlar ''Allah'tan, Peygamberinden ve Allah yolunda cihad etmekten sizin için daha fazla sevgili ise" yani hoşluğundan ve güzelliğinden dolayı bunları daha çok seviyorsanız ''Allah’ın emri gelinceye kadar bekleyin." Yani, Allah'ın (c. c) size gelecek azabını ve cezasını bekleyin. ''Allah fasıklar güruhunu hidayete erdirmez."

 

 

[3482] İmam Ahmed b. HanbeL .. Zühre b. Mabed'den, o da dedesinden şöyle nakleder: Biz Ömer b. Hattab'ın elini tutmuş halde Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikteydik. Ömer (r.a.): "Ya Rasulallah! Vallahi sen bana canım dışında her şeyden daha sevimlisin" dedi. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Ben kendisine canından daha sevgili olmadıkça sizden kimse iman etmiş olmaz." buyurdu. Bunun üzerine Ömer (r.a.): "Vallahi şimdi sen bana canımdan daha sevgilisin" dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Şimdi oldu ey Ömer!" buyurdu. 

 

Bunu ayrıca Buhari de rivayet etmiştir. Buhari bunu, ... Zühre b. Mabed’den nakletmiş, onun 'dedesi Abdullah b. Hişam'ı Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den böyle naklederken işittiğini' söylediğini zikretmiştir.

 

 

[3483] Sahih hadiste Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in "Canımı elinde tutan Allah'a andolsun ki ben kendisine babasından, oğlundan ve tüm insanlardan daha sevgili olmadıkça sizden kimse iman etmiş olamaz." buyurduğu sabittir.

 

 

[3484] İmam Ahmed b. Hanbel, İbn Ömer (r.a.)'tan şoyle nakleder; Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim: "ine alış-verişi yaptığınız, öküzlerin kuyruklarına yapıştığınız, ziraatten hoşnut olduğunuz ve de cihadı terk ettiğiniz vakit Allah (c.c) size öyle bir zillet musallat eder ki dininize dönmedikçe onu sizden almaz. "

 

 

[3485] Yine İmam Ahmed b. Hanbel, Yezid b. Harun'dan, o Ebu Cenab'dan, o Şehr b. Havşeb'den; onun Abdullah b. Ömer (r.a.)'ı Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den benzer bir hadis naklederken işittiğini rivayet etmiştir. Bu önceki hadisin şahididir. Doğrusunu en iyi Allah bilir.

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

25. Şüphesiz ki Allah size birçok yerde ve Huneyn savaşı yapıldığı günde yardım etmişti. O gün, sayınızın çokluğu sizi gururlandırmıştı. Fakat çokluğunuz size bir fayda sağlamamıştı da, o geniş yeryüzü size dar gelmeye başlamıştı. Sonra da yüz çevirip geri kaçmıştınız.

26. Sonra Allah, Peygamberin ve mü'minlerin üzerine sekinetini indirdi. Görmediğiniz askerler gönderdi. Kafirleri de azaba uğrattı. İşte kafirlerin cezası budur.

27. Bundan sonra Allah, dilediği kullarının tevbesini kabul eder. Allah çok bağışlayan ve çok merhamet edendir.