|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
Tevbe Suresi 30 ve 31.ayetler |
Ehl-i Kitab’ın inancı:
30. Yahudiler,
"Üzeyir Allah'ın dğludur" dediler! Hristiyanlar da, "Mesih
Allah'ın oğludur" dediler. Bu onların ağızlarıyla geveledikleri sözlerdir.
Sözlerini daha önceki kafirlerin sözlerine benzetiyorlar. Allah onları
kahretsin! Nasıl da döndürüyorlar!
31. (Yahudiler)
Allah'ı bırakıp hahamlarını, rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih'i Rabler
edindiler. Halbuki hepsine de tek ilaha kulluk etmekten başka birşey
emrolunmadı. O'ndan başka hiçbir tanrı yoktur. O, bunların ortak koştukları
şeylerden uzaktır.
Tefsiri:
Bu ayetlerde Allah (c.c)
mü'minleri bu çirkin sözleri ve Allah'a (c.c) kar iftiraları sebebiyle müşrik
ve kafir olan Yahudi ve Hristiyanlarla savaşmaya teşvik ediyor. Yahudiler, Hz.
Uzeyr hakkında "O Allah'ın oğludur" demişlerdir. Allah (c. c) bundan
tamamen uzak ve münezzehtir. Süddi ve başkalarınu: anlattıklarına göre onları
bu yanılgıya düşüren olay şudur. "Amalikalar israiloğullarına hakim olup
alimlerini ve önde gelen büyüklerini öldürünce Uzeyr hem israiloğulları için
hem de onlardan ilim gitti diye ağlamaya başladı. O kadar ağladı ki
gözkapakları yere düştü. Bir gün mezarlıktan geçerken bir kabrinde başında
"Vah yedireni kaybettim, vah giydireni kaybettim." diyen bir kadın
gördü. Kadına "Yazıklar olsun, veyl olsun sana. Seni daha önce kim
yediriyordu ki?" dedi. Kadın "Allah" diye cevap verince Uzeyr:
Allah (c.c) ise diridir, hiç ölmez." dedi. Kadın: Ey Uzeyr, peki
alimlerden önce israiloğullarına dini kim öğretiyordu? dedi. Uzeyr (a.s): Allah
(c.c), deyince kadı.. "Öyleyse neden onlar için ağlıyorsun?" dedi.
Uzeyr bunun kendisine verile bir nasihat olduğunu anladı. Ona "Şu nehre
git ve orada abdest alıp iki rek'at namaz kıL. Orada bir ihtiyarla
karşılaşacaksın. Sana ne yedirirse onu ye" dedi. O da gidip emredildiği
şeyi yaptı. Derken bir ihtiyar gözüktü ve "Ağzını aç" dedi. Açınca
içine üç defa büyük ateş kozu gibi bir şeyattı. Bunun üzerine Uzeyr Tevrat'ı en
iyi bilen kimse olarak döndü. "Ey israiloğulları, ben size Tevrat'ı
getirdim" dedi. "Ey Uzeyr, sen yalancı değildin" dediler. Uzeyr
gidip eline bir kalem aldı ve elleriyle Tevrat'ı yazdı. İnsanlar düşmanlarından
kurtulup alimler de geri dönünce insanlar onlara Uzeyr'in (a.s) durumunu haber
verdiler. Alimler dağlarda sakladıkları Tevrat nüshalarını çıkarıp onunla
karşılaştırdıklarında onun doğru olduğunu gördüler. Onlardan bazı cahiller:
"Bunu Allah'ın
(c.c) oğlu olduğu için yaptI." dediler. Hristiyanların İsa (a.s) hakkında
ki (Allah'ın oğlu olduğuna dair) sapıklıkları ise malumdur.
Allah (c.c) her iki
taifeyi yalanlayarak şöyle buyuruyor: "Bu onların ağızlarıyla
geveledikleri sözlerdir. " Yani, iddialarının hiçbir mesnedi yoktur.
Söyledikleri yalan ve uydurmadan başka bir şey değildir. "Sözlerini daha
önceki
f kafirlerin sözlerine
benzetiyorlar. " Yani, sözlerini daha önceki kafir milletlerin sözlerine
benzettiler ve onların saptıkları gibi saptılar. ''Allah onları kahretsin.
" İbn Abbas (r.a.)'a göre mana "Allah onlara lanet etsin"dir.
"Nasıl da döndürüyorlar!" Yani, hakikat açık olduğu halde nasıl da
ondan sapıp batıla gidiyorlar.
Allah (c.c) daha sonra
şöyle buyuruyor: "(Yahudiler) Allah'ı bırakıp hahamlarını, rahiplerini ve
Meryem oğlu Mesih 'i Rabler edindiler. "
[3503] İmam Ahmed b.
Hanbel, Tirmizi ve Taberi bir çok yolla Adiyy b.
Hatem'den
naklettiklerine göre; Adiyy b. Hatem Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem)'in davetini duyunca Şam'a kaçtı. Adiyy cahiliyye döneminde Hristiyan
olmuştu. Kızkardeşi, kavminden bazılarıyla birlikte esir alındı, sonra
Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onu serbest bıraktı ve hediyeler
verdi. O da kardeşinin yanına gittiğinde onu İslam’a ve Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem)'in yanına gitmeye teşvik etti. Bunun üzerine Adiyy b. Hatem
Medine'ye geldi. Adiyy, Tayy kabilesinin reisiydi ve babası Hatem de
cömretliğiyle meşhur Hatem-i Tai idi İnsanlar aralarında Adiyy'in geldiğini
konuştular. Adiyy, boynunda gümüşten bir haçla Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem)'in huzuruna girdi. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) tam o vakit
"(Yahudiler) Allah'ı bırakıp hahamlarını, rahiplerini ve Meryem oğlu
Mesih'i Rabler edindiler." ayetini okudu. Adiyy der ki: "Yahudiler
onlara tapınmıyorlardı ki" dedim. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
"Tapınıyorlardı. Çünkü hahamları onlara haramı helal, helali haram
kılıyorlar, onlar da tabi oluyorlardı. İşte onların ibadeti budur"
buyurdu. Sonra "Ey Adiyy, ne dersin? Seni Allahu Ekber, denilmesi mi
kaçırdı, bu muydu seni kaçıran? Allah'tan daha büyük birini biliyor musun? Seni
kaçıran nedir? "La ilahe illallah" denilmesi mi kaçırdı seni?"
buyurdu. Sonra onu İslam'a çağırdı, o da müslüman oldu ve hak şehadeti okudu.
Adiyy der ki: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in yüzüne baktığımda
sevindiğini gördüm. Sonra "Yahudiler gazap edilenler, Hristiyanlar ise
sapıklardır. " buyurdu. Aynı şekilde Huzeyfe b. Yeman, İbn Abbas ve
başkalarından da "(Yahudiler) Allatı'ı bırakıp Hahamlarını, rahiplerini ve
Meryem oğlu Mesih 'i Rabler edindiler." ayetinin tefsirinde: Onlar
hahamlarının helal ve haram kıldıkları şeylerde onlara uydular, dedikleri
rivayet edilmiştir. Süddi der ki: Allah'ın (c. c) Kitabı'nı arkalarına attılar
ve insanlardaPnasihat istediler.
O yüzden Allah (c.c)
devamında şöyle buyuruyor: "Halbuki hepsine de tek ilaha kulluk etmekten
başka bir şey emrolunmadı." Yani, o Allah (c.c) ki birşeyi haram
kıldığında haram, helal kıldığında helal olur. Koyduğu her kurala uyulur ve
verdiği her hüküm uygulanır.
"O'ndan başka
hiçbir tanrı yoktur. O, bunların ortak koştukları şeylerde uzaktır." Yani,
o ortaklardan, benzerlerden, yardımcılardan, zıtlardan, evlatlardan
münezzehtir, pak ve yücedir. Ondan başka hiçbir ilah, onun dışında hiçbir rabb
yoktur.
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |