|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
Tevbe Suresi 32 ve 33.ayetler |
Allah Dinini Hakim
Kılacaktır:
32. Allah'ın nurunu
ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Halbuki kafirler hoşlanmasalar da Allah
nurunu mutlaka tamamlayacaktır.
33. O, müşrikler hoşlanmasalar
da, dinini bütün dinlere üstün kılmak için Rasulü'nü hidayet ve hak din ile
gönderendir.
Tefsiri:
Yüce Allah buyuruyor ki:
Bu Müşriklerden ve Ehl-i kitap'tan kafirler. sadece cedelleşerek ve iftira
atarak "Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar."
"Allah'ın nuru"ndan kasıt peygamberiyle gönderdiği hidayet ve hak
dindir. Dolayısıyla onların hali üfleyerek güneşin ışığını veya ayın
aydınlığını söndürmeye çalışan kimsenin hali gibidir. Bu ise imkansız bir
şeydir. Çünkü onlar gibi Allah'ın peygamberi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile
birlikte gönderdiği din de tamamlanmak, galip ve üstün olmak zorundadır. O
yüzden Allah (c.c) istek ve arzularına cevap olarak onlara şöyle buyuruyor:
"Halbuki kafirler hoşlanmasalar da Allah nurunu mutlaka tamamlayacaktır.
" Kafir; bir şeyi gizleyen ve örten demektir. Bu sebeple, eşyaları
gizlediğinden dolayı geceye, daneyi toprağa gömdüğünden dolayı çiftçiye de
kafir adı verilmiştir. Nitekim Yüce Allah bir ayette "Tıpkı bir yağmur
gibidir ki bitirdiği ziraatçilerin (el-küffdr) hoşuna gider." (Hadid, 20)
buyurur.
Yüce Allah devamla şöyle
buyuruyor: "o, müşrikler hoşlanmasalar da, dinini bütün dinlere üstün
kılmak için Rasulü'nü hidayet ve hak din ile gönderendir." Hidayet; Hz.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in getirdiği doğru haberler, sahih iman
ve faydalı bilgidir. Hak din ise dünya ve ahirette fayda veren salih
amellerdir.
[3504] Nitekim
Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den gelen sahih hadiste Rasulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Şüphesiz Allah (c.c) dünyanın doğularını ve
batılarını benim için topladı / dürdü. Ümmetimin hakimiyeti ondan bana dürülen
yerlere kadar ulaşacak. " buyurmuştur.
[3505] İmam Ahmed b.
Hanbel, Mesud b. Kabisa'dan -ve Kabisa b. Mes'ud- şöyle nakleder: Muharib
kabilesinden bir mahalle sabah namazını kıldı. Namazı bitirince onlardan bir
genç şöyle dedi: Ben Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i şöyle
buyururken işittim: "Şüphesiz yeryüzünün doğuları ve batıları size
açılacak. Onların çalışanları ise, Allah'tan korkan ve emaneti ulaştıranlar
hariç ateştedirler. "
[3506] İmam Ahmed b.
Hanbel, Temim-i Dari (r.a.)'tan şöyle nakleder: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi
ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim: ''And olsun ki bu iş gece ve gündüzün ulaştığı
her yere ulaşacak. Allah (c.c) şehir ve köylerden hiç kimseyi bırakmaksızın
herkesi bu dine sokacak. Bu güçlünün gücü veya zelilin zilleti sayesinde
gerçekleşecek; Allah'ın (c.c) onunla İslam'ı aziz kıldığı bir izzet ve Allah'ın
onunla küfrü zelil kıldığı bir zillet sayesinde. " Temim-i Dari şöyle
derdi: "Ben bunu aile halkımdan biliyorum. Vallahi onlardan müslüman
olanlar mal-mülk, şeref ve izzete ererken, onlardan kafirler zillet, alçaklık
ve cizyeye maruz kaldılar. "
[3507] Imam Ahmed b.
Hanbel Mikdad b. Esved'den şöyle nakleder: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem)'i şöyle buyururken işittim: "Allah (c.c) yeryüzündeki her şehir ve
köyevine azizin izzeti ve zelil’in zilletiyle İslam sözünü sokacak. Allah
(c.'c) onları ya aziz kılıp izzet ehli kimselerden yapacak veya zelil kılıp
zillet içinde yaşayan kimseler yapacak. "
[3508] Yine Müsned-i
Ahmed'de Adiyy b. Hatem'den şöyle rivayet edilmiştir: Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem)'in huzuruna girdiğimde bana "Ey Adiyy, müslüman ol ki selamette
olasın." buyurdu. "Ben bir dinin mensubuyum" dedim. "Ben
dinini senden daha iyi biliyorum" buyurdu. "Dinimi benden daha iyi mi
biliyorsun?" dedim. "Evet. Sen Rukusiyye'lerden değil misin? Kavminin
ganimetinin dörtte birini yemiyor musun?" buyurdu. "Evet" dedim.
"Bu ise senin dininde sana helal kılınmamıştır" buyurdu. Böyle der
demez boyun eğip kabullendim. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem "Ben
seni İslam'dan engelleyen şeyin ne olduğunu biliyorum. Sen "Bu dine
Arapların dışladığı zayıf ve güçsüz insanlar giriyor" diyorsun. Sen
Hayra'yı biliyor musun?" dedi. "Görmedim. Fakat işittim." dedim.
"Canımı elinde tutan Allah'a andolsun ki Allah (c.c) bu işi tamamlayacak.
Öyle ki Hayra'daki bir yolcu kadın yanında kimse olmadan gelip Kabe'yi tavaf edecek.
Hürmüz oğlu Kisra'nın oğlunun hazineleri fethedilecek." buyurdu.
"Hürmüz oğlu Kisra mı?" dedim. "Evet. Hürmüz oğlu Kisra. Tüm
malını ortaya dökecek de kimse kabul etmeyecek." buyurdu. Adiyy b. Hatem
der ki: İşte kadın yolcu yanında kimse olmaksızın Hayra'dan çıkıp Kabe'yi tavaf
ediyor. Gerçekten, ben Hürmüz oğlu Kisra'nın hazinesini fethedenler
arasındaydım. Cammı elinde tutan Allah'a andolsun ki üçüncüsü de olacak. Çünkü
Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onu söyledi.
[3509] Müslim, Aişe (r.anha)'dan
şöyle nakleder; Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken
işittim: "Gece ve gündüz ortadan kalkmadan (kıyamet kopmadan) Lat ve
Uzza'ya tapılınacak. " O'na (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Ya
Rasulallah! Ben, Aziz ve Celil olan Allah "O, müşrikler hoşlanmasalar da,
dinini bütün dinlere üstün kılmak için Rasulü'nü hidayet ve hak din ile
gönderendir." ayetini nazil ettikten sonra bu işin tamamlanacağını
sanmıştım." dedim. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"O şeyden Allah'ın
dilediği kadar olacak. Sonra Allah (c.c) hoş bir rüzgar gönderecek ve kalbinde
hardal danesi ağırlığı iman bulunan herkes ölecek. Böylece geriye hiçbir hayır
bulunmayan kimseler kalacak ve onlar atalarının dinine dönecekler. "
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |