İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Tevbe Suresi

94 – 99.ayetler

 

Münafıklar inandırmak için Yemin Ediyorlar:

 

94. Onlara döndüğünüz zaman size özür beyan edecekler. De ki: özür dilemeyin! Size asla inanmayız; çünkü Allah sizin gerçek tutumlarınızı bize bildirmiştir. Amelinizi Allah da görecektir, Rasulü de. Sonra görüleni ve görülmeyeni bilen'e döndürüleceksiniz de yapmakta olduklarınızı size haber verecektir.

95. Onların yanına döndüğün üz zaman size, kendilerinden vazgeçmeniz için Allah adına and içecekler. Artık onlardan yüz çevirin. Çünkü onlar murdardır. Kazanmakta olduklarına karşılık ceza olarak varacakları yer cehennemdir.

96. Onlardan razı olasınız diye size yemin edecekler. Fakat siz onlardan razı olsanız bile Allah fasıklar topluluğundan asla razı olmaz.

 

Tefsiri:

 

Yüce Allah Medine'ye döndüklerinde münafıkların mü'minlere özür beyan edeceklerini bildiriyor ve şöyle buyuruyor: "De ki: özür dilemeyin! Size asla inanmayız" söylediklerinizi tasdik etmeyiz. "çünkü Allah sizin gerçek tutumlarınızı bize bildirmiştir." Bize halinizi haber vermiştir. "Amelinizi Allah da görecektir, Rasulü de. Sonra görüleni ve görülmeyeni bilen’e döndürüleceksiniz de yapmakta olduklarınızı size haber verecektir." İyisi ve kötüsüyle amellerinizi size bildirecek ve karşılığını verecektir.

 

Sonra Yüce Allah şöyle buyuruyor: Onlardan yüz çevirip azarlamamanız için size yemin edecekler. Öyleyse siz de aşağılayarak ''onlardan yüz çevirin. Çünkü onlar murdardır. " İçleri ve inançları pis ve necistir. "Kazanmakta olduklarına" günahlara ve hatalara "karşılık ceza olarak" ahirette "varacakları yer cehennemdir." Yüce Allah yemin etmeleriyle mü'minler onlardan razı olsalar bile kendisinin yine razı olmayacağını bildiriyor: "Fakat siz onlardan razı olsanız bile Allah fasıklar topluluğundan" yani, kendisine (c.c.) itaatten ve Resulü'ne (Sallallahu aleyhi ve Sellem) itaatten çıkanlardan. "asla razı olmaz." Fısk çıkmak demektir. Bu yüzden ifsat için yuvasından çıkan fareye "fuseyka (küçük fasık)" denmiştir. Hurmaya kabuğundan çıktığında da, "....." (Hurma kabuğundan çıktı) denir.

 

 

 

97. Bedeviler, kafirlik ve münafıklık bakımından hem daha beter, hem de Allah'ın Resulü'ne indirdiği kanunları tanımamaya daha yatkındır. Allah çok iyi bilendir, hikmet sahibidir.

98. Bedevilerden öylesi vardır ki harcayacağını angarya sayar ve sizin başınıza belalar gelmesini bekler. Belalar kendi başlarına olsun. Allah pek iyi işiten, çok iyi bilendir.

99. Bedevilerden öylesi de vardır ki Allah'a ve ahiret gününe inanır, harcayacağını Allah katında yakınlığa ve Peygamberin dualarını almaya vesile edinir. Bilesiniz ki o onlar için bir yakınlıktır. Allah onları rahmetine koyacaktır. Çünkü Allah bağışlayan, merhamet edendir.

 

Tefsiri:

 

Yüce Allah bedeviler arasında kafirlerin, münafıkların ve mü'minlerin bulunduğunu, onların küfür ve nifaklarının ise başkalarınınkinden daha büyük ve daha şiddetli olduğunu haber veriyor. "daha yatkındır" yani, onlar Allah'ın (c.c.) Peygamber'ine (Sallallahu aleyhi ve Sellem) indirdiği kanunlarını bilmemeye daha layıktırlar. Nitekim A'meş, İbrahim Nehai'den şöyle nakleder: Eli Nehavend savaşında yaralanan Zeyd b. Suhan arkadaşlarına sohbet ederken bir bedevi gelip oturdu. "Vallahi, senin sohbetin hoşuma gidiyor. elin ise şüpheye düşüruyor!" dedi. Zeyd: "Elimin neresi seni şüpheye düşüruyor. O sol eldid" dedi. Bedevi: "Vallahi sağı mı kesiyorlar, solu mu, bilmiyorum" dedi. Bunun üzerine Zeyd b. Suhan şöyle dedi: Allah (c.c.) doğru söylemiş; "Bedeviler, kafirlik ve münafıklık bakımından hem daha beter, hem de Allah'ın Rasulü'ne indirdiği kanunları tanımamaya daha yatkındır."

 

 

[3636] İmam Ahmed b. Hanbel, İbn Abbas (r.a.)'tan Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Çölde yaşayan kaba olur, av peşinde koşan gafil olur, yöneticiye giden fitneye düşer. " Bunu Ebu Davud ve Nesai de bir çok tarikten SüfyanSevrfye kadar gelen ve gerisi aynı birçok senetle rivayet etmişlerdir. Tirmizi: Garip bir hadistir, sadece SüfyanSevri’nin rivayetiyle gelmiştir, demiştir. Kabalık ve sertlik köylülerin özelliklerinden olunca Allah (c.c.) onlardan hiçbir Peygamber göndermemiş, sadece şehirlilerden göndermiştir. Nitekim Allah (c.c.) bir ayette şöyle buyurur: "Senden önce de ancak şehirler halkından kendilerine vahyettiğimiz kişiler gönderdik. " (Yusuf, 109)

 

 

[3637] O bedevi Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’e o hediyeyi verdiğinde kendisine kat kat fazlasının verdi de ancak hoşnut oldu. Bunun üzerine Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Vallahi, Kureyşli, Sakifli, Ensar ve Devs'li dışında hiç kimseden hediye kabul etmemeye azmettim. " Çünkü bunlar Mekke, Taif, Medine ve Yemen' de oturuyorlardı ve tabiatlarındaki kabalıktan dolayı bedevilerden ahlaken daha zarifiiler.

 

 

[3638] Çocuğu öpmeye dair bedevi hadisi. İmam Müslim Aişe (r.anha)'dan şöyle nakleder: Bazı bedeviler Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in yanına gelmişlerdi. Ashaba "Siz çocuklarınızı öper misiniz?" dediler. Ashab "Evet" deyince, bedeviler "Vallahi biz öpmeyiz" dediler. Bunun üzerine Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Allah'ın sizden merhamet duygusunu söküp almış olmasına elimden ne gelir ki?" buyurdu. Ravilerden İbn Numeyr'in rivayetindeki ifade ise "senin kalbinden"dir.

 

''Allah'' iman ve ilmi öğretmesine layık olan kimseleri "çok iyi bilendir"

ve ilim, cehalet, iman, küfür ve nifakı kulları arasında paylaştırmasında "hikmet sahibidir." Yaptıklarından sorgulanamaz. Çünkü o bilendir ve hikmet sahibidir.

 

Yüce Allah bir kısım bedevilerden de şöyle bahsediyor: "Bedevilerden öylesi vardır ki," Allah (c.c.) yolunda "harcayacağını angarya" boşa giden bir harcama ve zarar "sayar ve sizin başınıza belalar" felaket ve musibetler "gelmesini bekler." o beklenti içindedir. "Belalar kendi başlarına olsun." O belalar ve kötülükler dönüp onların başına gelsin, onlara olsun. ''Allah pek iyi işitendir, çok iyi bilendir." yani, kullarının duasını işitir ve onlardan yardımı hak edenlerle yardımsız bırakılmayı hak edenleri bilir.

 

"Bedevilerden öylesi de vardır ki Allah’a ve ahiret gününe inamr, harcayacağını Allah katında yakınlığa ve Peygamberin dualarını almaya vesile edinir. " İşte bedevilerden övülen kesim budur. Bunlar Allah (c.c.) yolundaki infaklarını Allah'a (c.c.) yaklaşmalarını sağlayan ve Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in duasını kazanma ümidini taşıdıkları bir ibadet olarak yaparlar. "Bilesiniz ki o onlar için bir yakınlıktır. " Yani bu kendileri için gerçekleşecektir. ''Allah onları rahmetine koyacaktır. Çünkü Allah bağışlayan, merhamet edendir. "

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

100. Muhacirlerden, ensardan en ileri ve önde gelenlerle, iyilikle onlara uyanlar var ya, işte Allah onlardan razı olmuştur, onlar da Allah'tan razı olmuşlardır. Allah onlara, içinde ebedi kalacakları, zemininden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük kazançtır.