|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
Tevbe Suresi 100.ayetler |
Allah Muhacir'lerden
ve Ensar'dan Razıdır:
100. Muhacirlerden,
ensardan en ileri ve önde gelenlerle, iyilikle onlara uyanlar var ya, işte Allah
onlardan razı olmuştur, onlar da Allah'tan razı olmuşlardır. Allah onlara,
içinde ebedi kalacakları, zemininden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır.
İşte bu büyük kazançtır.
Tefsiri:
Allah (c.c.)
Muhacirlerin ve ensarın en ileri ve en önde gelenleriyle güzellikle onların
izinden gidenlerden razı olduğunu, onların da kendisinden razı olduklarını,
onlara Naim cennetlerini ve sürekli devam edecek nimetleri hazırladığını
bildiriyor. Şa'bi der ki: Muhacir ve ensarın en ileri ve en önde gelenleri Hudeybiye
yılında Rıdvan biatına yetişen kimselerdir. Ebu Musa el-Eş'ari, Said b.
Müseyyeb, Muhammed b. Sirin ve Katade ise: Onlar iki kıbleye de namaz kılmış
sahabilerdir, demişlerdir.
[3639] Muhammed b. Ka'b
el-Kurazi anlatıyor: Hz. Ömer "Muhacirlerden, ensardan en ileri ve önde
gelenlerle, iyilikle onlara uyanlar var ya, işte Allah onlardan razı olmuştur,
onlardaAllah'tan razı olmuşlardır." ayetini okumakta olan birinin yanından
geçiyordu. Ona "Bunu sana kim böyle okuttu?" dedi. O "Übeyy b.
Ka'b" deyince Ömer (r.a.): "Yanımdan ayrılma; seninle onun yanına
gideceğiz." dedi. Yanına gittiklerinde Ömer (r.a.): "Ayeti ona bu
şekilde sen mi okuttun?" dedi. O "Evet" dedi. Ömer (r.a.):
"Bunu Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den işittin mi?" dedi.
O "Evet" deyince Ömer (r.a.): "Vallahi ben de bizden sonra
kimsenin ulaşamayacağı bir makama yükseltildiğimizi düşünüyordum." dedi.
Übeyy b. Ka'b (r.a.): "Bu ayetin tasdiki Cuma suresinin başındaki,
"(Peygamberi) mü'minlerden henüz kendilerine katılmamış (lerişmemiş)
bulunan diğer insanlara da göndermiştir. O, azızdir, hakimdir." (Cuma, 3)
ayeti, Haşr suresindeki "Bunların arkasından gelenler şöyle derler:
Rabbimiz! Bizi ve bizden önce gelip geçmiş imanlı kardeşlerimizi bağışla;
kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin bırakma! Rabbimiz! Şüphesiz ki
sen çok şefkatli, çok merhametlisin!" (Haşr, 10) ayeti ve Enfal
suresindeki "Sonradan iman eden ve hicret edip de sizinle beraber cihad
edenler de sizdendir. Allah'ın kitabına göre yakın akrabalar birbirlerine
(varis olmağa) daha uygundur. Şüphesiz ki Allah her şeyi bilendir."
(Enfal, 75) ayetidir" dedi. Bunu imam Taberi rivayet etmiştir. Taberi
şöyle demiştir: Rivayete göre Hasan-ı Basri "....." kelimesini
(el-ensari şeklinde sonu üstün değil) "el-ensaru" şeklinde sonu
ötreli okurdu.
Yüce Allah muhacir ve
ensarın ilk ve önde olanları ile onlara güzellikle tabi olan kimselerden razı
olduğunu haber veriyor. Öyleyken onlara veya onlardan bazılarına buğzeden veya
sövenlerin vay haline! Özellikle bu Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem)'den sonra sahabenin efendisi, en hayırlısı ve en faziletlisine, yani en
büyük sıddık ve en yüce halife Ebu Kuhafe oğlu Ebu Bekir (r.a.)'a yapılırsa.
Nitekim Rafızilerden rezil bir taife en faziletli sahabilere düşmanlık
beslemekte, onlardan nefret etmekte ve sövmektedirler. Allah (c.c.) bizi bu
durumda düşmekten korusun. Bu, akıllarının ve kalplerinin ters çevrilmiş
olduğunu göstermektedir. Allah'ın (c.c.) kendilerinden razı olduğu bu kimselere
sövenler acaba Kur'an'a imanın neresindeler?
Ehl-i Sünnet ise
Allah'ın (c.c.) razı olduklarından razı olur, Allah (c.c.) ve Rasulü'nün
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) kötülediklerini kötülerler. Allah'a dost olanlara
dost, düşman olanlara düşman olurlar. Onlar bir şeyler türetmeyip öncekilere
tabi olurlar. Kendi akıllarına göre hareke etmeyip öncekilerine uyarlar. O
yüzden bunlar Allah'ın (c.c.) kurtuluşa ermiş taraftarları ve iman etmiş
kullarıdırlar.
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |