İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Tevbe Suresi

117.ayetler

 

Allah (c.c.) Peygamber'in ve Mü'minlerin Tevbesini Kabul Etmiştir:

 

117. Andolsun ki Allah, müslümanlardan bir grubun kalpleri eğrilmeye yüz tuttuktan sonra Peygamberi ve güçlük zamanında ona uyan Muhacirler'in ve Ensar'ın tevbesini kabul etti. Sonra onlara tevbeyi nasip etti. Şüphesiz O, onlara karşı çok şefkatli, pek merhametlidir.

 

Tefsiri:

 

Mücahid ve birçokları şöyle demişlerdir: Bu ayet Tebuk gazvesinde nazil oldu. Çünkü bu gazveye müslümanlar kurak bir yılda, azık ve suyun zor bulunduğu şiddetli sıcak mevsiminde, zor k5şullar altında çıkmışlardı. Katade

der ki: Müslümanlar Tebuk yılında yakıcı sıcağın olduğu ve Allah'ın (c.c.) bildiği zorluklar içinde Şam'a çıktılar. Onda büyük bir meşakkat çektiler. Hatta bize söylendiğine göre o seferde iki adam bir hurmayı ikiye bölüp paylaşırlardı. Bir grup insan bir hurmayı elden ele taşır, her biri onu emip üzerine su içer, sonra tekrar emip üzerine su içerdi. Allah (c.c.) onların tevbelerini kabul etti ve sağ salim beldelerine döndürdü.

 

 

[3698] İmam Taberi İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle nakleder: Hz. Ömer (r.a.)'a Tebuk'taki meşakkat sorulduğunda şöyle anlattı: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte kavurucu sıcakta Tebuk'a çıkmıştık. Bir yerde konakladık. Orada öylesine susadık ki boyunlarımızın kopacağını sandık. Öyle ki bir adam su aramak için gittiğinde dönmesi gecikince boynunun koptuğunu sanardık. Hatta adam devesini keser, pisliğini sıkıp içtikten sonra kalanı ciğerinin üzerine koyardı. Sonunda Ebu Bekir (r.a.): "Ya Rasulallah! Allah (c.c.) dualarına hayır ve bereket veregelmiştir. Bizim için dua et." dedi. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Bunu istiyor musun?" dedi. Ebu Bekir (r.a.): "Evet" deyince Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ellerini havaya kaldırdı ve daha indirmeden gök üzerimize eğilip gölgeledi, sonra yağmur yağdırdı. İnsanlar yanlarındaki kapları doldurdular. Sonra gittik ve yağmurun askeri karargahın ötesine geçmediğini gördük. 

 

İmam Taberi şöyle der: ''Andolsun ki Allah, müslümanlardan bir grubun kalpleri eğri Im eye yüz tuttuktan sonra" yani, Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in seferinde ve gazvesinde başlarına gelen meşakkat ve zorluktan dolayı haktan uzaklaşmaya ve O'nun (Sallallahu aleyhi ve Sellem) dini hakkında şüphe ve kuşku duymaya başladıktan sonra "Peygamberi ve" para, sıcaklık, yiyecek ve içecekte "güçlük zamanında ona uyan Muhacirler'in ve Ensar'ın tevbesini kabul etti. Sonra onlara tevbeyi nasip etti." Yani, onlara Rabb'lerine tevbeyi ve dininde sebata dönme (güç ve ilhamını) lutfetti. "Şüphesiz O, onlara karşı çok şefkatli, pek merhametlidir. "

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

118. Ve geri bırakılan üç kişinin tevbelerini de kabul etti. Yeryüzü, genişliğine rağmen onlara dar gelmiş, vicdanları kendilerini sıktıkça sıkmıştı. Nihayet Allah'tan yine Allah'a sığınmaktan başka çare olmadığını anlamışlardı. Sonra eski hallerine dönsünler diye tevbeye muvaffak etti. Şüphesiz Allah tevbeyi çok kabul eden, pek merhametlidir.

119. Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve doğrularla beraber olun.