|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
Tevbe Suresi 120 ve 121.ayetler |
Cihadın Sevabı:
120. Medine halkına ve
onların çevresinde bulunan bedevi Araplara, Allah'ın Resulü'nden geri kalmaları
ve onun canından önce kendi canlarını düşünmeleri yakışmaz. İşte onların Allah
yolunda bir susuzluğa, bir yorgunluğa ve bir açlığa duçar olmaları, kafirleri öfkelendirecek bir yere basmaları ve düşmana karşı
bir başarı kazanmaları, ancak bunların karşılığında kendilerine salih bir amel yazılması içindir. Şüphesiz Allah iyilik
yapanların mükafatını zayı etmez.
Tefsiri:
Yüce Allah Tebuk gazvesinde Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den
geri kalan bazı Medine'liler ile Medine çevresindeki
bazı bedevi kabileleri yeriyor ve onları karşılaştığı meşakkat ve sıkıntıda Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e destek ve yardıma teşvik ediyor. Çünkü
"onların Allah yolunda bir susuzluğa, bir yorgunluğa ve bir açlzğa duçar olmaları, kafirleri öfkelendirecek" korkutacak
ve ürkütecek "bir yere basmaları" yani, konaklamaları "ve
düşmana karşı bir şey" zafer ve galibiyet "kazanmaları, ancak
bunların karşılzğında kendilerine salih
bir amel yazılması içindir." Kaderlerinde olduğundan dolayı değil kendi
iradeleriyle yaptıkları fiillerinden doğan bu ameller sebebiyle Allah (c.c.)
onları Salih ameller ve bol mükafat olarak kaydedecektir. (Açlık ve yorgunluk
gibi haller onların direkt fiilleri olmasa da onlardan neş'
et eden haller olduğundan Allah (c.c.) bu halleri de onlar için Salih amel
olarak kaydedecektir). "Şüphesiz Allah iyilik yapanların mükafatını zayi
etmez." Nitekim Yüce Allah başka bir ayette de "İman edip de güzel
davranışlarda bulunanlar bilmelidirler ki biz, güzel işler yapanların ecrini zayi
etmeyiz." (Kehf, 30) buyurur.
121. Allah onları,
yapmakta olduklarının en güzeli ile mükafatlandırmak için küçük büyük
yaptıkları her masraf, geçtikleri her vadi mutlaka onların lehine yazılır.
Tefsiri:
Yüce Allah buyuruyor ki:
O Allah (c.c.) yolunda savaş edenleri, ''Allah onları, yapmakta olduklarının en
güzeli ile mükafatlandırmak için küçük büyük" yani az çok "yaptıkları
her masraf," düşmana doğru ilerlerken "geçtikleri her vadi mutlaka
onların lehine yazılzr." Bu ayette (bir önceki
ayetin aksine) "bihi: bunların
karşılığında" denilmemiştir. Çünkü bunlar onlardan sadır olan (direkt)
fiillerdir.
Mü'minlerin emiri Osman b. Affan (r.a.)'m bu
ayet-i kerimeden bol bir payı ve büyük bir nasibi olmuştur. Zira bu gazvede
değerli infaklarda bulunmuş, büyük mallar harcamıştır.
[3701] Nitekim İmam Ahmed b. Hanbel'in oğlu Abdullah,
Abdurrahman b. Habbab es-Sülemi'den şöyle nakleder: Allah Rasulü
(Sallallahu aleyhi ve Sellem)
bir hutbe verip onda zorluk ordusuna infaka teşvik etti. Bunun üzerine Hz.
Osman (r.a.): Koşumları ve silahları dahil yüz deve benim üzerimedir, dedi.
Allah Rasulü (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) teşvik konuşmasına devam etti ve
Hz. Osman (r.a.) tekrar: Koşumları ve silahları dahil yüz deve daha benim
üzerimedir, dedi. Sonra Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir
basamak inip teşvike devam etti. Hz. Osman (r.a.): Koşumları ve silahları dahil
yüz deve daha benim üzerimedir, dedi. Ben Rasulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in
elini hareket ettirip işaretle, "Affan'ın oğlunun bundan sonra yaptıkları
kendisine bir zarar vermez" derken gördüm. Ravılerden
Abdussamed (Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in
el işaretini tarif ederken) elini hayret edenin edasıyla çıkarmıştır.
[3702] Yine İmam Ahmed b. Hanbel'in oğlu Abdullah,
Abdurrahman b. Semure'den
şöyle nakleder: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) zorluk ordusunu hazırlarken Hz. Osman (r.a.)
elbisesinde bin dinar getirdi ve Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in
kucağına boşalttı. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) onu eliyle evirip çeviriyor ve
"Bugünden sonra Affan'ın oğlunun yaptıkları ona bir zarar vermez."
diyordu.
Katade Allah'ın (c.c.) "geçtikleri her vadi mutlaka onların
lehine yazılır" buyruğu hakkında şöyle der: Allah (c.c.) yolundaki bir
topluluk ailesinden ne kadar uzaklaşırsa Allah'a (c.c.) o kadar yakınlaşır.
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |