|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
Yunus Suresi 1 ve 2.ayetler |
Allah'ın Peygamber
Göndermesinde Şaşılacak Ne Var?
Rahman ve Rahim
Allah'ın adıyla;
1. Elif. Lam. Ra. İşte bunlar hikmet dolu Kitab'ın
ayetleridir.
2. İçlerinden bir adama:
İnsanları uyar ve iman edenlere, Rableri katında yüksek bir doğruluk makamı
olduğunu müjdele, diye vahyetmemiz insanlar için
şaşılacak bir şey mi oldu? Kafirler: Bu elbette apaçık
bir sihirbazdır, dediler?
Tefsiri:
Sure başlarındaki huruf-u mukattaa konusu daha önce
Bakara suresinin başlarında geçti.
Ebu Duha, İbn
Abbas (r.a.)'tan şöyle nakleder: ".....: Ben
Allah'ım, görürüm." demektir. Dahhak ve daha
başkaları da böyle demişlerdir.
"İşte bunlar hikmet
dolu Kitab'ın ayetleridir." Yani, bunlar muhkem
ve apaçık Kur'an'ın ayetleridir. Mücahid
buradaki kitaptan kastın Tevrat ve İncil olduğunu, Hasan-ı Basrl:
Tevrat ile Zebur olduğunu söylemişlerdir. Katade:
"İşte bunlar hikmet dolu Kitab'ın
ayetleridir." ayetindeki kitap Kur'an'dan önceki
kitaplardır, demiştir. Ben bu görüşün mantığını da ne demek olduğunu da
bilmiyorum.
Yüce Allah
"İçlerinden bir adama: İnsanları uyar ve iman edenlere, Rableri katında
yüksek bir doğruluk makamı olduğunu müjdele, diye vahyetmemiz,
insanlar için şaşılacak bir şey mi oldu?" ayetinde insanlardan elçiler
gönderilmesini tuhaf karşılayan kafirlerin bu halini
eleştiriyor. Nitekim Yüce Allah geçmiş milletlerin "Bir beşer mi bizi
doğru yola götürecekmiş?" (Teğabun, 6)
dediklerini haber vermiştir. Hud ve Salih de
kavimlerine "(Allah'ın azabından) sakınıp da rahmete nail olmanız
ümidiyle, içinizden sizi uyaracak bir adam vasıtasıyla size bir zikir (kitap)
gelmesine şaştınız mı?" (A'raf, 63) demişlerdir.
Yüce Allah Kureyş kafirlerinin
"İlahları, tek ilah mı yaptı? Doğrusu bu tuhaf bir şeydir! dediler. " (Sad, 4-5) dediklerini haber vermiştir.
Dahhak, İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle
nakleder: Allah (c.c.) Muhammed (Sallallahu aleyhi ve
Sellem)'i Peygamber olarak gönderince Araplar -veya
onların bir kısmı- buna karşı çıkarak "Allah, peygamberi Muhammed gibi bir
beşer olmakta daha büyüktür." dediler. Bunun üzerine Allah (c.c.)
"İçlerinden bir adama: İnsanları uyar ve iman edenlere
... diye vahyetmemiz
insanlar için şaşılacak bir şey mi oldu?" ayetini nazil etti.
"Rableri katında
yüksek bir doğruluk makamı (lafzen: doğruluk ayağı)
olduğunu müjdele" buyruğu hakkında Ali b. Ebi
Talha, İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle nakleder: Yani,
kaderin kaydedildiği ilk zikirde bahtlılardan olacakları yazıldığını müjdele. Avfi, İbn Abbas (r.a.)tan şöyle
nakleder: Yani, yapmış oldukları güzel amellerden dolayı güzel bir ecir
olduğunu müjdele. Dahhak, Rebi’
b. Enes ve Abdurrahman b. Zeyd
de böyle demişlerdir. Bu, şu ayete benzemektedir: "Onu dosdoğru (bir Kitab)olarak indirdi ki katından gelecek şiddetli azaba
karşı (insanları) uyarmak ve yararlı işler yapan mü'minlere
kendileri için güzel mükafat bulunduğunu müjdelemek
için. Onlar orada ebedi kalacaklardır." (Kehf, 2-3) Mücahid der ki: Yani, onların
Rabb'leri katında (ona sundukları) salih amelleri, namazları, oruçları, sadakaları ve tesbihleri vardır. Mücahid yine:
Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
de onların şefaatçisidir, demiştir. Zeyd b. Eslem ve Mukatil b. Hayyan da böyle demişlerdir. Katade
der ki: Yani, Rabb'leri katında geçmişten bir sadıklıkları
/ samimiyetleri vardır. İmam Taberi Mücahid'in "Bu sunmuş oldukları salih
amellerdir" görüşünü tercih etmiş ve şöyle demiştir: Mesela "Onun
İslam'da ayağı (güzel işleri ve amelleri) vardır" denilir. Hassan b.
Sabit'in şiirindeki bu manadadır:
Bizim sana giden büyük
amellerimiz vardır. Allah'a itaatte sonuncumuz ilkimize tabidir.
Zürrimme'nin sözü de bu kabildendir:
Siz iyiliklerde o kadar
ilerdesiniz ki insanlar onların, Yüce şerefle beraber denizi kapladığını inkar etmezler.
"Kafirler:
Bu elbette apaçık bir sihirbazdır, dediler?" Yani, biz onlara müjdeleyici
ve uyarıcı olarak kendi cinslerinden bir adamı elçi olarak gönderdiğimiz halde
onlar böyle dediler. Onların bu sözleri yalandır.
|
Devam etmek için aşağıdaki linki
kullan |