İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Yunus Suresi

26.ayetler

 

Güzel Amel Sahiplerinin Daha güzeliyle ve Bir Ziyadeyle Mükafatlandırılması:

 

26. Güzel amel edenlere daha güzel karşılık, bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir toz bulaşır ne de bir horluk. İşte onlar cennet ehlidir. Ve onlar orada ebedi kalacaklardır.

 

Tefsiri:

 

Yüce Allah dünyada iman edip salih ameller işlemek suretiyle güzel bir hareket sergileyen kimselere ahirette daha iyisinin olacağını haber veriyor. Nitekim Yüce Allah başka bir ayette "İyiliğin karşılığı iyilikten başka bir şey midir?" (Rahman, 60) buyurur. "Bir de fazlası vardır." ifadesinden kasıt amellerinin sevabının 10'dan 700 katına, hatta ondan daha fazla katına katlanmasıdır. Bu Allah'ın (c.c.) onlara cennette vereceği köşkleri, hurileri, Allah'ın (c.c.) onlardan hoşnutluğunu ve onlar için gizlediği mutluluk kaynağı başka nimetleri de kapsar. Bunlardan en üstünü ve en yüce si ise Allah'ı görmektir. Çünkü bu nimet onlara verilenlerin hepsinden daha büyük bir ziyade nimettir. Onu amelleriyle hak etmezler, Allah (c.c.) onlara lütuf ve rahmetiyle bahşeder. Nitekim Ebu Bekir (r.a.), Huzeyfe b. Yeman, Abdullah b. Abbas, Said b. Müseyyeb, İbn Ebi Leyla, Abdurrahman b. Sabıt, Mücahid, İkrime, Amir b. Sa'd, Ata, Dahhak, Hasan-ı Basri, Katade, Süddi, Muhammed b. İshak ile selef ve haleften daha başka kimselerden de ayetteki fazlalığı Allah'a bakmakla tefsir 'ettikleri rivayet edilmiştir. Bu konuda Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den hadisler de gelmiştir.

 

 

[3733] Onlardan biri, Abdurrahman b. Ebi Leyla'nın Suheyb (r.a.)'tan yaptığı şu rivayettir: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Güzel amel edenlere daha güzel karşılık, bir de fazlası vardır." ayetini okudu ve şöyle buyurdu: "Cennet halkı cennete ve cehennem halkı cehenneme girdikten sonra bir münadi: "Ey cennet halkı, Allah'ın (c.c.) size vaadi vardır, onu yerine getirmek istiyor" diye nida eder. "Nedir ki o? Allah (c.c.) terazilerimizi (sevap kefelerimizi) ağır bastırmadı mı, yüzümüzü aydınlatmadı mı, bizi cennete koymadı mı, cehennemden uzaklaştırmadı mı?" derler. Allah (c.c.) onlar için perdeyi açar ve O'na (c.c.) bakarlar. Vallahi, Allah (c.c.) onlara kendisine bakmaktan daha sevimli ve onlar için daha mutluluk verici bir şey vermemiştir. " Bunu İmam Müslim ve bir grup imam bu şekilde Hammad b. Seleme'nin nakliyle rivayet etmişlerdir.

 

 

[3734] İmam Taberi, Ebu Temime kanalıyla Ebu Musa el-Eş'ari (r.a.)'tan rivayet etmiştir: Allah (c.c.) kıyamet gününde bir münadi gönderir. Münadi baştan sona herkesin işiteceği bir sesle şöyle nida eder "Şüphesiz Allah (c.c.) size "daha güzel karşılık" ile "fazlalık" vaad etti. "Daha güzel karşılık" cennet, "fazlalık" ise Aziz ve Celil olan Rahman'ın yüzüne bakmaktır." der. Bunu İbn Ebi Hatim de rivayet etmiştir. Ancak onda Ebu Temime'den rivayet eden kişi (Eban değil) Ebu Bekir el-Hüzeli' dir.

 

 

[3735] Yine İmam Taberi, Ka'b b. Ucere'den, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’in "Güzel amel edenlere daha güzel karşılık, bir de fazlası vardır. " buyruğu hakkında "Bu Aziz ve Celil olan Rahman'ın yüzüne bakmaktır" dediğini rivayet etmiştir. 

 

 

[3736] Yine İmam Taberi'nin Übeyy b. Ka'b'dan rivayetine göre kendisi Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e "Güzel amel edenlere daha güzel karşılık, bir de fazlası vardır." buyruğunu sordu. Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Daha güzeli cennet, fazlası ise Allah'ın yüzüne bakmaktır." cevabını verdi. Bunu İbn Ebi Hatim de Züheyr'in nakliyle rivayet etmiştir.

 

Allah'ın (c.c.) "Onların yüzlerine ne bir toz bulaşır ne de bir horluk." buyruğunda ifade edilen "p" mahşerde Arasat meydanında kafirlerin ve günahkarların yüzlerini kaplayan toz ve siyahlıktır. "Zillet" ise horluk ve küçültülmedir. Yani, onlar ne içlerinde ne de dış görünüşlerinde herhangi bir zillet ve alçalma hali yaşamayacaklar. Aksine Allah'ın (c.c.) haklarında buyurduğu gibi olacaklar: "İşte bu yüzden Allah onları o günün fenalığından esirger; parlaklık, sevinç verir." (İnsan, 11) Yani, yüzlerine parlaklık, kalplerine sevinç verir. Allah (c.c.) lütuf ve merhametiyle bizi de onlardan eylesin. Amin.

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

27 ve 30. ayetler