İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Yunus Suresi

55 – 58.ayetler

 

O Allah ki:

 

55. Bilesiniz ki göklerde ve yerde olan her şey Allah'ındır. Yine bilesiniz ki; Allah'ın vaadi haktır, fakat onların çoğu bilmez.

56. O hem diriltir, hem de öldürür ve yalnız O'na döndürüleceksiniz.

 

Tefsiri:

 

Yüce Allah kendisinin göklerin ve yerin maliki olduğunu, vaadinin hak olup mutlaka gerçekleşeceğini, onları yarattığını, öldürdüğünü ve dönüşlerinin O'na (c.c.) olacağını, kendisinin de bunlara kadir olduğunu, parçalanmış ve dünyanın karalarına, denizlerine ve çöllerine dağılmış olan bedenleri çok iyi bildiğini bildiriyor.

 

 

 

57. Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, gönüllerdekine bir şifa, mü'minler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir.

58. De ki: Ancak Allah'ın lütfu ve rahmetiyle, işte bunlarla sevinsinler. Bu onların topladıklarından daha hayırlıdır.

 

Tefsiri:

 

Yüce Allah kullara Allah'ın (c.c.) değerli peygamberine indirdiği nimetini hatırlatarak şöyle buyuruyor: "Ey insanlar! Size Rabbinizden ... " kötülüklerden engelleyici "bir öğüt, gönüllerdekine ... " yani gönüllerdeki şek ve şüphelere "bir şifa ... " şifa oluşu iğrenç ve pis düşünceleri gönüllerden atmasıdır. "mü'minler için bir hidayet ve rahmet..." yani mü'minler için hidayet ve rahmet kaynağı "gelmiştir." Bu sadece ona iman eden, doğrulayan ve yakinen inananlar içindir. Nitekim Yüce Allah başka bir ayete şöyle buyurur: "Biz, Kur'an'dan öyle bir şey indiriyoruz ki o, mü'minler için şifa ve rahmettir; zalimlerin ise yalnızca ziyanını artırır. " (İsra, 82) Bir ayette de: "De ki: O, inananlar için doğru yolu gösteren bir kılavuzdur ve şifadır. İnanmayanlara gelince, onların kulaklarında bir ağırlık vardır ve Kur'an onlara kapalıdır. Sanki onlara uzak bir yerden bağırılıyar da Kur'an'da ne söylendiğini anlamıyorlar." (Fussilet, 44) buyurur.

Allah (c.c.) sonra şöyle buyuruyor: "De ki: "Ancak Allah'ın lütfü ve rahmetiyle, işte bunlarla sevinsinler." Yani, onlar ancak kendilerine Allah (c.c.)'dan gelmiş hidayet ve hak dine sevinsinler. Çünkü bu onunla sevindikleri şeylerin en üstünüdür. "Bu onların topladıklarından" yığıp biriktirdiklerinden, mutlaka yok olup gidecek geçici ve fani güzelliklerden "daha hayırlıdır." Nitekim İbn Ebi Hatim bu ayetin tefsirinde Eyfa' b. Abdullah el-Kelai'den şöyle nakleder: Hz. Ömer (r.a.)'a Irak'ın haraç vergileri getirildiğinde o ve bir kölesi dışarı çıktılar. Hz. Ömer (r.a.) develeri saymaya başladı. Onların beklenenden fazla olduğunu görünce "Yüce Allah'a hamd olsun" demeye başladı. Kölesi de "Bu Allah'ın lütfu ve rahmetidir" diyordu. Ömer (r.a.) şöyle dedi: "Yalan söyledin. Bu, hakkında Allah'ın (c.c.) "De ki: ''Ancak Allah'ın lütfu ve rahmetiyle, işte bunlarla sevinsinler. Bu onların topladıklarından daha hayırlıdır. " buyurduğu şey değildir. Bu, onların topladıklarındandır. Bunu Taberani de muttasıl senetle rivayet etmiştir.

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

59 ve 60 ayetler