İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Hud Suresi

1 – 4.ayetler

 

Bu Kitap:

 

Rahman ve Rahim Allah'ın adıyla;

 

1. Elif, Lam, Ra. (Bu), hikmet sahibi (ve) her şeyden haberdar olan Allah tarafından ayetleri sağlamlaştırılmış, sonra da açıklanmış bir kitaptır.

2. Allah'tan başkasına ibadet etmemeniz için indirildi. Şüphesiz ki ben, onun tarafından size gönderilmiş bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.

3. Ve Rabbinizden mağfiret dilemeniz, sonra da ona tevbe etmeniz için indirildi. Eğer bunu yaparsanız, Allah sizi, muayyen bir müddete kadar güzel bir şekilde yaşatır ve iyi amel işleyen herkese amelinin karşılığını verir. Eğer yüzçevirirseniz, ben sizin başınıza gelecek büyük bir günün azabından korkarım.

4. Dönüşünüz yalnız Allah'adır. O, her şeye kadirdir.

 

Tefsiri:

 

Hece harfleri daha önce Bakara suresinde, tekrara gerek bırakmayacak kadar uzun ele alınmıştı. Başarı Allah'tandır.

 

"(Bu), hikmet sahibi, her şeyden haberdar olan Allah" yani sözlerinde ve hükümlerinde hikmetli, işlerin sonunu çok iyi bilen Allah "tarafından ayetleri sağlamlaştırılmış, sonra da açıklanmış bir kitaptır." Yani, lafzı sağlam ve manası açık, dolayısıyla hem şekil hem mana bakımından kamil olan bir kitaptır. Bu tefsir Mücahid ve Katade’den nakledilmiş ve Taberi tarafından tercih edilmiştir.

 

''Allah'tan başkasına ibadet etmemeniz için indirildi." Yani, bu sağlam ve açık kitap sadece tek olan ve hiçbir ortağı bulunmayan Allah'a ibadet için indirildi. Nitekim Allah (c.c.) başka bir ayette şöyle buyurur: "Senden önce hiçbir rasul göndermedik ki ona: 'Benden başka İlah yoktur; şu halde bana kulluk edin' diye vahyetmiş olmayalım." (Enbiya, 25) Allah (c.c.) yine: ''Andolsun ki biz, 'Allah'a kulluk edin ve Tağut'tan sakının' diye (emretmeleri için) her ümmete bir peygamber gönderdik!" (Nahi, 36) buyurur.

 

"Şüphesiz ki ben, onun tarafından size gönderilmiş bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim." Yani, ben sizi Allah'a karşı geldiğinizde azapla uyarıcı, itaat ettiğinizde mükafatla müjdeleyiciyim.

 

 

[3779] Nitekim sahih bir hadiste ifade edildiğine göre; Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Safa tepesine çıktı ve kendisine en yakınından uzağına doğru Kureyş boylarını çağırdı. Toplandıklarında Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onlara "Ey Kureyşliler! Size bir düşmanın size sabahleyin baskın yapacağınızı söylesem bana inanır mısınız?" dedi. Onlar "Senin hiçbir yalanına rastlamadık" dediler. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Öyleyse sizi önünüzdeki şiddetli bir azap hakkında uyarıyorum." dedi.

 

"Ve Rabbinizden mağfiret dilemeniz, sonra da ona tevbe etmeniz için indirildi." Yani, size geçmişteki günahlarınız için af dilemenizi ve gelecekte yapmayacağınıza dair Allah'a tevbe etmenizi ve bu hali sürdürmenizi emrediyorum. "Eğer bunu yaparsanız, Allah sizi" dünyada "muayyen bir müddete kadar güzel bir şekilde yaşatır ve" ahirette -ki bunu Katade böyle tefsir etmiştir- "iyi amel işleyen herkese amelinin karşıfığını verir." Nitekim Allah (c.c.) başka bir ayette şöyle buyurur: "Erkek veya kadın, mü'min olarak kim iyi amel işlerse, onu mutlaka güzel bir hayat ile yaşatırız. Ve mükafatlarını, elbette yapmakta olduklarının en güzeli ile veririz." (Naht, 97)

 

 

[3780] Sahih bir hadiste de Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Sa'd'a (r.a.) şöyle buyurmuştur: "Sen Allah (c.c.) rızası için her ne harcarsan, bu eşinin ağzına koyduğun bir lokma dahi olsa, ondan dolayı mükafat görürsün. "

 

Taberi, İbn Mes'ud (r.a.)'tan "iyi ame! işleyen herkese amelinin karşılığını verir. " buyruğu hakkında şöyle nakleder: "Kim bir kötülük (günah) yaparsa ona bir günah yazılır. Kim bir iyilik yaparsa ona on sevap yazılır. Yaptığı kötülükten dolayı dünyada cezalandırılırsa on sevabı olduğu gibi kalır. Dünyada cezalandırılmazsa ondan biri alınır ve geriye dokuzu kalır. İbn Mes'ud (r.a.) sonra: Birler'i onlar'ını geçen helak oldu, demiştir.

 

"Eğer yüzçevirirseniz, ben sizin başınıza gelecek büyük bir günün azabından korkarım." Bu Allah'ın (c.c.) emirlerinden yüz çevirenlere ve peygamberlerini yalanlayanlara ağır bir tehdittir. Zira azap tekrar gönderileceği günde ona mutlaka ulaşacaktır.

 

"Dönüşünüz yalnız Allah'adır." Yani, kıyamet gününde dönüşünüz ve varışınız yalnız O'na olacaktır. "O, her şeye kadirdir. " Yani, dostlarına ihsan, düşmanlarından intikam alma ve kıyamet gününde mahlukatı tekrar yaratma vs. den dilediği her şeyi yapmaya kadirdir. Bundan önceki teşvik makamı olduğu gibi bu da korkutma makamıdır.

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

5 ve 6. ayetler