|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
Hud Suresi 116 ve 117.ayetler |
Toplumlarda Kötülükten
Men Edenlerin Bulunması Şarttır:
116. Keşke, sizden
önceki asırlarda yeryüzünde bozgunculuktan alıkoyacak faziletli kimseler bulunsaydı!
Fakat onlardan, kurtuluşa erdirdiğimiz az bir kısmı müstesnadır. Zulmedenler
ise, kendilerine verilen refahın peşine düştüler. Zaten günahkar idiler.
117. Halkı ıslahatçı
olduğu halde Rabbin, haksızlıkla memleketleri helak etmez.
Tefsiri:
Yüce Allah buyuruyor ki:
Geçmiş nesillerde aralarında vuku bulan şerleri, çirkin amelleri ve
yeryüzündeki fesadı engelleyecek fazilet sahibi kimseler bulunmalı değil miydi?
Fakat bu tür insanlardan çok değil, gayet az kişi vardı. Onlar da Allah'ın
(c.c.) gazaplandığı ve ani azabının geldiği anda kurtardıklarıdır. Bu yüzden
Yüce Allah bu şerefli ümmete içlerinde iyiliği emredip kötülükten men edecek
kimseler bulunmasını emrediyor. Nitekim Allah (c.c.) şöyle buyurur:
"Sizden, hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk
bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir. " (Al-i İmran, 104)
[3841] Hadis-i şerifte
şöyle buyurulur: "İnsanlar kötülüğü görüp değiştirmezlerse çok geçmeden
Allah (c.c.) onların hepsini cezalandırır. " O yüzden Yüce Allah burada:
"Keşke, sizden önceki asırlarda yeryüzünde bozgunculuktan alıkoyacak
faziletli kimseler bulunsaydı! Fakat onlardan, kurtuluşa erdirdiğimiz az bir
kısmı müstesnadır." buyuruyor. Allah (c.c.) ardından "Zulmedenler
ise, kendilerine verilen refahın peşine düştüler. " buyuruyor. Yani,
yapmakta oldukları günahları ve çirkin amelleri yapmaya devam ettiler ve
diğerlerinin karşı çıkmalarına aldırış etmediler. Sonunda ise azap onları
ansızın yakalayıverdi. "Zaten günahkar idiler. "
Yüce Allah sonra her ne
kasabayı helak ettiyse onların mutlaka zalim olduklarını, azabının ve cezasının
ıslahçı hiçbir kasabaya gelmediğini, ancak kendileri zalim olduklarında
geldiğini bildiriyor. Nitekim Allah (c.c.) başka bir ayette: "Onlara biz
zulmetmedik; fakat, onlar kendilerine zulmettiler." (Hüd, 101) buyurur.
Yine "Rabbin kullara zulmedici değildir." (Fussilet, 46) buyurur.
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |