|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
Yusuf Suresi 7 – 10.ayetler |
Kardeşler Yusuf (a.s)
Hakkında Karar Alıyorlar:
7. Andolsun ki Yusuf
ve kardeşlerinde, (almak) isteyenler için ibretler vardır.
8. (Kardeşleri)
dediler ki: Yusuf ile kardeşi (Bünyamin) babamıza bizden daha sevgilidir.
Halbuki biz kalabalık bir cemaatiz. Şüphesiz ki babamız apaçık bir yanlışlık
içindedir.
9. (Aralarında dediler
ki:) Yusuf'u öldürün veya onu (uzak) bir yere atın ki babanızın teveccühü
yalnız size kalsın! Ondan sonra da (tevbe ederek) salih kimseler olursunuz!
10. Onlardan biri:
Yusuf'u öldürmeyin, eğer mutlaka yapacaksanız onu kuyunun dibine atın da geçen
kervanlardan biri onu alsın (götürsün), dedi.
Tefsiri:
Yüce Allah buyuruyor ki:
''Andolsun ki Yusuf ve kardeşlerinde, öğüt (almak) isteyenler için ibretler
vardır." Andolsun ki Yusuf (a.s)'ın kıssasında ve kardeşleriyle
yaşadıkları haberinde ayetler vardır. Yani bu kıssadan sual edenler ve onu
öğrenmek isteyenler için alınacak ibretler ve öğütler vardır. Zira gerçekten
bu, hakkında haberdar olunmak istenecek ilginç bir hikayedir.
"(Kardeşleri) dediler ki: Vallahi biz kalabalık bir topluluk olduğumuz
halde Yusuf'la kardeşi" yani Bünyamin. Bunlar aynı annenin
çocuklarıydılar. "babamıza bizden daha sevgilidir." Kendi zanlarına
dayanarak yeminle böyle demişlerdi.
"Şüphesiz ki
babamız apaçık bir yanlışlık içindedir." Yani, onları bizden önde tutması
ve daha çok sevmesinde yanlışlık içindedir.
Bil ki Yusuf (a.s)'ın
kardeşlerinin peygamberlişine dair hiçbir delil bulunmamaktadır. Bu bağlam da
zahiren bunun aksine delalet etmektedir. Bazıları daha sonra onlara vahiy
geldiğini iddia etmişlerdir. Fakat bu pek isabetli değildir. İddia sahibinin
buna delil getirmesi gerekir. Bunun için getirdikleri tek delil ise şudur:
'''Biz, Allah'a ve bize indirilene; İbrahim, İsmail, İshak, Ya'kub ve esbata
indirilene, Musa ve İsa'ya verilenlerle Rableri tarafından diğer peygamberlere
verilenlere, onlardan hiçbiri arasında fark gözetmeksizin inandık ve biz sadece
Allah'a teslim olduk' deyin." (Bakara, 136) Bunda bir ihtimal vardır.
Çünkü arap boylarına kabile ve acem boylarına şuCıb (halklar) denildiği gibi
İsrailoğullarının boylarına da esbat denir. Yüce Allah İsrailoğulları'nın esbat
adı verilen boylarından olan peygamberlere vahyettiğini haber veriyor. Onları
genel bir ifadeyle zikretmesi kalabalık olmalarından dolayıdır. Fakat her bir
boy Yusuf (a.s)'ın kardeşlerinden birinin soyundan gelmektedir. Kardeşlerin
kendilerine vahyedildiğine dair ise hiçbir delil bulunmamaktadır. Doğrusunu en
iyi Allah bilir.
"Yusuf'u öldürün
veya onu (uzak) bir yere atın ki babanızın teveccühü yalnız size kalsın!"
Babanızın sizi sevmesinde rakibiniz olan bu kişiyi ortadan kaldırın ki
babanızın sevgisi sadece size kalsın. Bunu da ya öldürerek veya herhangi bir araziye
atarak yapın. Böylece ondan kurtulur ve babanızla başbaşa kalırsınız. Onu
ortadan kaldırdıktan sonra da iyi insanlar olursunuz. Böylece günahtan önce
içlerinden tevbeye niyetlendiler.
"Onlardan
biri" Katade ve Muhammed b. İshak: Bu en büyükleriydi ve adı Rubil'di,
Süddi: Bunu söyleyen Yehuda idi, Mücahid ise: Şem'un idi, demiştir. "dedi
ki: Eğer yapacaksanız" yani söylediğinizde kararlı iseniz "Yusuf'u
öldürmeyin" Yani, ona olan düşmanlığınızı ve kininizi onu öldürmeye kadar vardırmayın.
Onu öldürmeleri de imkansızdı. Çünkü Allah (c.c.) ona dair peygamberliği
vahyetmesi, onun Mısır'ı ele geçirmesi ve orada hükmetmesi gibi yapması ve
tamamlaması gereken şeyleri murad ediyordu. O yüzden Allah (c.c.) onları
Rubil'in sözüyle veya bir kuyunun dibine atmalarına işaretiyle Yusuf (a.s)'dan
bertaraf etti. Katade onun Kudüs kuyusu olduğunu söylemiştir.
"Geçen kervanlardan
biri" yani oradan geçen yolculardan biri 'bnu alsın (götürsün)"
Böylece ondan kurtulup rahatlarsınız ve onu öldürmenize gerek kalmaz "dedi."
Muhammed b. İshak der
ki: Onlar gerçekten bir çok büyük günah işlediler; akraba ilişkilerini
kopardılar, ana babaya asi oldular, hiçbir günahı olmayan zayıf ve güçsüz
zavallı çocuğa acımadılar ve üzerlerinde hakkı bulunup saygı ve ihsanlarına layık
olan pir-i faniye (Yakup (a.s)) acımasızlık ettiler. Bu gibi günahların hepsini
işlediler. Babanın oğlu üzerinde hakları vardır. Çocuğun yaşının küçüklüğüne,
onu çocukluğundan itibaren sevmekle Allah (c.c.) katındaki büyük yerine,
babasının şefkat ve rahmetine sığınma ihtiyacına rağmen onları birbirlerinden
ayırdılar. Allah (c.c.) onları bağışladı. O merhametlilerin en merhametlisidir.
Onlar gerçekten büyük bir iş yüklenmişlerdir.
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |