İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Yusuf Suresi

16 – 18.ayetler

 

Ellerinde Kanlı Gömlekle Dönüyorlar:

 

16. Akşamleyin ağlayarak babalarına geldiler.

17. Ey babamız! dediler, biz yarışmak üzere uzaklaştık; Yusuf'u eşyamızın yanında bırakmıştık. (Ne yazık ki) onu kurt yemiş! Fakat biz doğru söyleyenler olsak da sen bize inanmazsın.

18. Gömleğinin üstünde sahte bir kan ile geldiler. (Yakub) dedi ki:

Bilakis nefisleriniz size (kötü) bir işi güzel gösterdi. Artık (bana düşen) güzelce sabretmektir. Anlattığınız karşısında kendisinden yardım istenecek olan ancak Allah'tır.

 

Tefsiri:

 

Yüce Allah Yusuf (a.s)'ın kardeşlerinin onu kuyunun derinliklerine attıktan sonra ne yaptıklarını haber veriyor. Buna göre gece karanlığında ağlayarak, Yusuf (a.s)'a hüzünlerini ve feryad-ı figanlarını göstererek, babalarına kederli gözükerek babalarının yanına geri döndüler. İddia ettikleri olaydan dolayı ondan özür dileyerek şöyle dediler: "Ey babamız! Biz yarışmak" atış yapmak "üzere uzaklaştık; Yusuf'u eşyamızın" yani eşyalarımızın ve elbiselerimizin "yanında bırakmıştık. (Ne yazık ki) onu kurt yemiş!" ki Yakup (a.s)'ın endişelendiği ve onları uyardığı husus buydu. "Fakat biz doğru söyleyenler olsak da sen bize inanmazsın." Bu, inandırmaya uğraştıkları iddiayı kabul ettirmek için yaptıkları büyük bir laf oyunudur. Şöyle diyorlardı: Sen bizi doğru kimseler olarak görsen bile bu konuda inanmazken hakkımızda böyle bir şüphen varken hiç inanmazsın. Çünkü onu kurt yemesinden korkmuştun, gerçekten de kurt yedi. Olanların garipliğinden dolayı bize inanmamakta mazursun. Çünkü bu meselemizde böylesine bir tevafuk gerçekten hayret verid bir şey.

 

"Gömleğinin üstünde sahte" yalan ve uydurma "b'ir kan ile geldiler." Bu onların, birleşerek yaptıkları tuzağın varlığını pekiştiren hareketlerindendi. Çünkü Mücahid, Süddi ve başkalarının zikrettiklerine göre bir oğlak yakalayıp kestiler ve kanını Yusuf (a.s)'ın elbisesine bulaştırdılar. Böylece onun, kurt Yusuf (a.s)'ı yerken üzerinde bulunan gömlek olduğu izlenimi vermeye çalıştılar. Gerçekten gömlekte kan vardı, fakat onu yırtmayı unuttular. O yüzden de bu çabaları Yakup (a.s)'da kabul görmedi. Aksine onlarla konuşmayı bırakıp kalbinde oluşan onların Yusuf (a.s)'a karşı bir tuzak kurdukları düşüncesini ifade ederek şöyle dedi: "Bilakis nefisleriniz size (kötü) bir işi güzel gösterdi. Artık (bana düşen) güzelce sabretmektir." Yani Allah (c.c.) yardımı ve lütfuyla bu sıkıntıdan çıkarıncaya kadar kararlaştırıp yapmış olduğunuz şeye karşı güzel şekilde sabredeceğim. ''Anlattığınız karşısında" yani söylemiş olduğunuz yalan ve hileler hususunda "kendisinden yardım istenecek olan ancak Allah'tır. "

 

Süfyan-ı Sevri. .. İbn Abbas (r.a.)'ın "Gömleğinin üstünde sahte bir kan ile geldiler." buyruğu hakkında: Yusuf (a.s)'ı yırtıcı bir hayvan yemiş olsaydı gömlek yırtılırdı, dediğini nakletmiştir. Şa'bı, Hasan-ı Basrl,

 

Katade ve bir çoğu da böyle demişlerdir.

Mücahid der ki: "Güzel sabır" feryad-ı figan edilmeden yapılan sabır ve tahammüldür, demiştir.

 

 

[3859] Hibban b. Ebi Cebele'den şöyle nakledilmiştir: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e Allah'ın (c.c.) "güzel sabır" buyruğu soruldu. "O şikayet içermeyen sabırdır" buyurdu. Hadis mürseldir. Abdurrezzak der ki: Süfyan-ı Sevri bir arkadaşının şöyle dediğini nakletti: "Şu üç şey sabırdandır: Çektiğin acıyı anlatmaman, başına gelen musibeti kimseye söylememen ve kendini temize çıkarmaman."

 

 

[3860] İmam Buhari'nin Hz. Aişe (r.anha)'dan rivayet ettiği ifk hadisinde kendisi şöyle demiştir: Vallahi sizinle benim durumum hakkında tek misal Yusuf'un babasının şu sözüdür: ''Artık (bana düşen) güzelce sabretmektir. Anlattığınız ltarşısında kendisinden yardım istenecek olan ancak Allah'tır. "

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

19 – 22. ayetler