İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Yusuf Suresi

54 – 57.ayetler

 

Yusuf (a.s) Mısır'ın Maliye Bakanı Oluyor:

 

54. Kral dedi ki: "Bana getirin de onu has adamım yapayım. Onunla konuşunca: Bugün sen yanımızda yüksek makam sahibi ve güvenilir birisin" dedi.

55. "Beni ülkenin hazinelerine tayin et! Çünkü ben (onları) çok iyi korurum ve bu işi bilirim" dedi.

 

Tefsiri:

 

Yüce Allah Yusuf (a.s)'ın suçsuz ve kendisine isnad edilen ithamlardan temiz olduğu ortaya çıkınca kralın şöyle dediğini haber veriyor: "Bana getirin de onu has adamım yapayım." Yani bana çok yakın adamlarımdan ve danışmanlarımdan yapayım. "Onunla konuşunca" Yani, kralonunla konuşup tanıyınca, üstün özellik ve meziyetlerini görünce, ondaki yaradılış ve huy güzelliğini ve kemalini anlayınca ona şöyle dedi: "Bugün sen yanımızda yüksek makam sahibi ve güvenilir birisin." Sen bizim katımızda hep yüksek ve güvenilir bir konumda olacaksın. Bunun üzerine Yusuf (a.s) şöyle dedi:

 

"Beni ülkenin hazinelerine tayin et! Çünkü ben (onları) çok iyi korurum ve bu işi bilirim" Yusuf (a.s) bu sözüyle kendisini övmüştür. Tanınmaması durumunda kişinin kendisini övmesi caizdir. Çünkü bu bir ihtiyaçtır. Yusuf (a.s) kendisinin iyi bir koruyucu olduğunu, yani güvenilir bir haznedar ve başına geçeceği işte bilgili ve basiretli olduğunu söyledi. Şeybe b. Neame şöyle der:

 

"Yani, bana emanet edilen malı korurum ve kıtlık yıllarını bilirim." Bunu İbn Ebi Hatim rivayet etmiştir. Yusuf (a.s) iş talebinde bulunmuştur; çünkü onu yapmaya gücünün yeteceğini bilmekteydi ve bunda insanlar için de faydalar vardı. Mahsüllerin bir araya toplanıldığı yer demek olan Toprak mahsülleri hazinesinin başına getirilmeyi ise önlerinde onlara bahsettiği kıtlık yılları olduğundan mallarda onlar için en ihtiyatlı, en faydalı ve en isabetli tasarrufta bulunmak için istedi. Onun bu talebi gerçekten arzu edilerek, ona izzet ve ikramla kabul edilmişti. Bu yüzden Yüce Allah daha sonra şöyle buyuruyor:

 

 

 

56. Ve böylece Yusuf'a orada dilediği gibi hareket etmek üzere ülke içinde yetki verdik. Biz dilediğimiz kimseye rahmetimizi erişti ri riz. Ve güzel davrananların mükafatını zayi etmeyiz.

57. İman edip de (kötülüklerden) sakınanlar için ahiret mükafatı daha hayırlzdır.

 

Tefsiri:

 

"Ve böylece Yusuf'a orada" Yani, Mısır ülkesinde "dilediği gibi hareket etmek üzere ülke içinde yetki verdik" Süddi ve Abdurrahman b. Zeyd şöyle derler: Orada dilediği şekilde tasarrufta bulunmak üzere. İmam Taberi der ki: Darlık, hapis ve esirlikten sonra dilediği bir ev-yurt edinmek üzere. "Biz dilediğimiz kimseye rahmetimizi eriştiririz. Ve güzel davrananların mükafatını zayi etmeyiz." Yusuf (a.s)'ın da kardeşlerinin eziyetlerine sabrının da azizin karısı sebebiyle zindana atılmaya sabrının da mükafatını zayi etmeyiz. O yüzden Yüce Allah bunların ardından ona selamet, yardım ve desteğini vermiştir. "Ve güzel davrananların mükafatını zayi etmeyiz. İman edip de (kötülüklerden) sakınanlar için ahiret mükafatı daha hayırlıdır." Allah (c.c.) peygamberi Yusuf (a.s) için ahirette hazırladığı mükafatın dünyada kendisine verilen tasarruf ve nüfuzdan daha büyük, daha çok ve daha değerli olduğunu bildiriyor. Nitekim Allah (c.c.) Süleyman (a.s) hakkında şöyle buyurur: "'İşte bu bizim bağışımızdır. İster ver, ister (elinde) tut; hesapsızdır' dedik. Doğrusu onun, bizim katımızda büyük bir değeri ve güzel bir yeri vardır." (Sad, 39-40)

 

Mısır kralı Reyyan b. Velid Yusuf (a.s)'ı Mısır'da onu satın alan ve karısı Yusuf (a.s)'dan murad almak isteyenin yerine vezir olarak atadı. Kral Yusuf (a.s)'ın eliyle müslüman oldu. Bunu Mücahid demiştir. Muhammed b. İshak der ki: Yusuf (a.s) krala "Beni ülkenin hazinelerine tayin et! Çünkü ben (onlan) çok iyi korurum ve bu işi bilirim" deyince Kral: "Tamam, öyle yapıyorum." dedi. Söylendiğine göre onu İtfir'in görevine getirip İtfir'i görevinden aldı. Yüce Allah "Ve böylece Yusuf'a orada dilediği gibi hareket etmek üzere ülke içinde yetki verdik. Biz dilediğitniz kimseye rahmetimizi eriştiririz. Ve güzel davrananların mükafatını zayi etmeyiz. " (Yusuf, 6) buyurur. Muhammed b. İshak der ki: "Bana anlatıldığına göre -Doğrusunu en iyi Allah bilir- İtfir o günlerde öldü ve kral Reyyan b. Velid, Yusuf'u İtfir'in karısı Rail ile evlendirdi. Rail yanına girdiğinde Yusuf (a.s) "Bu senin istediğinden daha iyi değil mi?" dedi. Söylediklerine göre o da şöyle cevap verdi: "Ey sıddık! Beni ayıplama. Gördüğün gibi ben güzel ve alımlı, mal mülk ve dünya nimetleri içinde bulunan bir kadındım. Kocam kadınlara yaklaşmıyardu. Seni de Allah (c.c.) şu gördüğün boy pas ve güzellikte yaratmıştı." Söylediklerine göre Yusuf (a.s) onu bakire buldu. Kadın ona iki oğlan yani Efrahim ile Mişa'yı doğurdu. Efrahim'in Yuşa' b. Nun'un babası olan Nun adında oğlu ile Eyyub (a.s)'ın karısı olan Rahmet oldu. Fudayl b. İyaz der ki: Aziz'in karısı bir yol üzerindeyken oradan Yusuf (a.s) geçti. Kadın şöyle demiş: Allah'a itaati sebebiyle köleleri krallar, Allah'a isyanları sebebiyle kralları da köleler yapan Allah'a hamdolsun.

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

58 – 66. ayetler