İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Ra’d Suresi

38 ve 39.ayetler

 

Ana Kitap:

 

38. Andolsun senden önce de peygamberler gönderdik ve onlara da eşler ve çocuklar verdik. Allah'ın izni olmadan hiçbir peygamber için mucize getirme imkanı yoktur. Her müddetin bir yazısı vardır.

39. Allah dilediğini silip iptal eder, dilediğini bırakır. Ana Kitap O'nun yanındadır.

 

Tefsiri:

 

Yüce Allah buyuruyor ki: Ey Muhammed! Seni bir insan elçi olarak gönderdiğimiz gibi senden önceki elçileri de yemek yiyen, çarşı pazarda yürüyen, eşlerine yaklaşan ve çocukları olan insanlar olarak gönderdik. Onlara eşler ve çocuklar verdik. Nitekim Allah (c.c.) bir ayette peygamberlerinin en üstününe ve sonuncusuna şöyle buyuruyor: "De ki: Ben de ancak sizin gibi bir insanım. Bana İlahınızın bir tek İlah olduğu vahyolunuyor!" (Fussilet, 6)

 

 

[3971] BuhMi ve Müslim'in Sahih'lerinde yer alan bir hadiste Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Ben ise bazen oruç tutarım, bazen tutmam. Geceleyin hem namaz kılar hem uyurum. İç yağı yer, kadınlarla evlenirim. Artık kim benim sünnetimden (yolumdan) yüz çevirirse o benden değildir." buyurdu.

 

 

[3972] İmam Ahmed b. Hanbel, Ebu Eyyub'tan şöyle nakleder: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Dört şey peygamberlerin sünnetindendir: Hoş koku sürünmek, evlenmek, dişi misvaklamak ve kına. " Bunu Tirmizi de Süfyan b. Veki'in Hafs b. Gıyas'tan, onun Haccac'tan, onun Mekhul'den, onun Ebu Şimal'den, onun da Ebu Eyyub'tan nakliyle rivayet etmiştir. Tirmizi sonra şöyle demiştir: Bu, Ebu Şimal'in zikredilmediği hadisten daha sahihtir.

 

Allah (c.c.) ayetin devamında şöyle buyuruyor: "Allah'ın izni olmadan hiçbir peygamber için mucize getirme imkanı yoktur. " Yani, kavmine olağanüstü bir şeyi (mucizeyi) ancak kendisine onda izin verilmişse getirebilir. Bu onun insiyatifinde değildir, tamamen Allah'a bağlıdır. Allah (c.c.) dilediğini yapar ve istediği hükmü verir. "Her müddetin bir yazısı vardır." Yani, belirlenmiş her sürenin yazılı olduğu bir kitap vardır. "Bilmez misin ki Allah, yerde ve gökte ne varsa bilir? Bu, bir kitapta (levh-i mahfuzda) mevcuttur. Bu (eşya ve olayların bilgisine sahip olmak), Allah için çok kolaydır." (Hac, 70) Dahhak b. Müzahim Allah'ın "Her müddetin bir yazısı vardır." buyruğunu şöyle tefsir ederdi: "Yani, her kitap için belirlenmiş bir süre vardır. Allah'ın gökten indirdiği her kitabın Allah katında konulmuş bir süresi ve belli bir miktarı vardır. Bu yüzden Allah onlardan dilediğini siler, dilediğini bırakır. Bu da Allah'ın peygamberine gönderdiği Kur'an'la birlikte bunların hepsi neshedilene dek böyle devam etmiştir.

 

"Allah dilediğini silip iptal eder, dilediğini de sabit bırakır." buyruğunda müfessirler farklı görüşler ifade etmişlerdir. Said b. Cübeyr'in İbn Abbas (r.a.)'tan rivayetine göre o : Allah her yılın işlerini düzenler, bahtiyarlık ve bedbahtlık (mutluluk ehli iyi kimselerden ve mutsuzluk ehli kötü kimselerden olmak) hayat ve ölüm dışında bunlardan dilediklerini siler. Başka bir rivayette şöyle demiştir: Allah (c.c.) ''Allah dilediğini silip, iptal eder, dilediğini de sabit bırakır. " Hayat ve ölüm, bahtiyarlık ve bedbahtlık dışında her şeyde bunu yapar. Bunlar ise bitirilip bırakılmış şeylerdir. Mücahid şöyle der: ''Allah dilediğini silip, iptal eder, dilediğini de sabit bırakır." Hayat ve ölüm, bahtiyarlık ve bedbahtlık bundan müstesnadır. Çünkü bunlar değişmezler. Mansur der ki: Mücahid’e "Bizden birinin şöyle dua etmesi uygun mudur:

 

Allah'ım! Eğer benim ismim bahtlılar arasında ise onu olduğu gibi bırak. Eğer bedbahtlar arasında ise onu sil ve bahtiyarlar arasında yaz." diye sordum. "İyidir" dedi. Sonra bir yıl veya daha fazla bir süre sonra karşılaştığımda ona bunu yine sordum. Bu kez, "Biz onu (Kur'an'ı) mübarek bir gecede indirdik. Kuşkusuz bizuyarıcıyızdır. Katımızdan bir emirle her hikmetli işe o gecede hükmedilir." (Duhan, 3-4) ayetini okuduktan sonra şöyle dedi: Allah (c.c.) kadir gecesinde yıl içinde olacak rızk veya musibet hakkında hükmünü verir. Sonra bunlardan dilediğini öne alır, dilediğini sonraya atar. Bahtiyarlık ve bedbahtlık ise sabittir, değişmez. A'meş'in söylediğine göre Ebu Vail Şakik b. Selem şu duayı çokça söylerdi: "Allah'ım! Eğer beni mutsuzlardan yazdıysan onu sil ve mutlulardan yaz. Mutlulardan yazdıysan öyle bırak. Zira sen dilediğini silip iptal eder, dilediğini sabit bırakırsın. Ana Kitap senin katındadır." Bunu İmam Taberi rivayet etmiştir.

 

İmam Taberi Ebu Osman en-Nehdi’den şöyle nakleder: Ömer (r.a.) Kabe'yi ağlayarak tavaf ediyor ve şöyle diyordu: "Allah'ım! Kaderimde bedbahtlık veya bir günah yazdıysan onu siL. Zira sen dilediğini silersin. Ana Kitap senin katındadır. Onları bahtiyarlık ve günahların bağışlanması yap." Ebu Kılabe'nin İbn Mes'ud (r.a.)'tan naklettiğine göre o da böyle dua ederdi. Abdullah b. Ukeym de İbn Mes'ud (r.a.) hakkında böyle rivayet etmiştir. İmam Taberi, İbrahim Nehai’den şöyle nakleder: Ka'b el-Ahbar, Ömer (r.a.)'a: Ey Mü'minlerin emiri, Allah'ın Kitabı'ndaki şu ayet olmasaydı kıyamet gününe kadar olacakları sana haber verirdim. dedi. Ömer (r.a.) "O hangi ayettir?" deyince Ka'b: "Allah dilediğini silip iptal eder, dilediğini bırakır. Ana Kitap O'nun yanındadır" ayetidir, dedi. Bu sözlerden çıkan mana Allah'ın kaderdekilerden dilediğini sildirip dilediğini bıraktığıdır.

 

 

[3973] Bu görüşe İmam Ahmed b. Hanbel'in Sevban (r.a.)'tan rivayet ettiği şu hadis destekleyici delil olabilir: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu "Kişi düştüğü bir günahtan dolayı (kendisine gelecek) rızktan mahrum edilir. Kaderi ancak dua geri çevirir. Ömrü sadece iyilik uzatır. " Bunu Nesai ve İbn Mace de rivayet etmişlerdir.

 

 

[3974] Sıla-ı rahimin ömrü uzattığı sahih hadiste sabittir.

 

 

[3975] Başka bir hadiste: "Dua ve kader gökle yer arasında birbiriyle çekişirler. " buyurulmuştur.

 

Taberi, İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle nakleder: "Allah'ın kendisi ak inciden ve iki kapağı kızıl yakuttan olan beş yüz yıllık uzunlukta beyaz renkte Levh-İ Mahfuz'u vardır. Levh-i Mahfuz'un her gün üç yüz altmış türlü hali vardır. "Allah dilediğini silip iptal eder, dilediğini bırakır. Ana Kitap O'nun yanındadır. "

 

 

[3976] Leys b. Sa’d ... Ebu Derda (r.a.)'tan şöyle nakleder: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Allah (c.c.) gecenin bitimine üç saat kala Zikr'i açar. İlk saatte onun hiç kimsenin bakmadığı kısma bakar ve ondan dilediğini silip dilediğini bırakır. " Hadisin gerisi vardır. Bunu İmam Taberi rivayet etmiştir.

 

 

[3977] Kelbi, "Allah dilediğini silip iptal eder, dilediğini bırakır." buyruğu hakkında "Allah (c.c.) rızktan dilediğini siler, dilediğini artırır. Ömürden dilediğini siler, dilediğini artırır." dedi. Ona "Bunu sana kim anlattı?" dediler. "Ebu Salih, Cabir'den, o Abdullah b. Riab'dan, o da Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den nakletti" dedi. Sonra ona bu ayet soruldu, şöyle dedi:

"Bütün sözler yazılır. Nihayet perşembe günü gelince kişinin doğru olarak söylediği "yedim, içtim ve girdim" sözleri gibi sevap ve günah olmayan her şeyondan atılır. Sevap ve günahı olanlar ise bırakılıdar. İkrime, İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle nakleder: Kitap ikidir. Bunlardan biri Allah'ın ondan dilediğini sildiği ve bıraktığı kitaptır. Ana Kitap ise O'nun katındadır.

 

Avfi, İbn Abbas (r.a.)'tan "Allah dilediğini silip iptal eder, dilediğini bırakır. Ana Kitap O'nun yanındadır." buyruğu hakkında şöyle nakleder:

 

Bahsedilen kişi uzun süre Allah'a itaat üzere yaşayan, sonra Allah'a isyana dönüp sapıklık üzere ölen kimsedir. Allah'ın sildiği budur. Bıraktığı ise Allah'a isyan üzere yaşar ve geçmişte onun için bir hayır geçtiğinden Allah’aitaat üzere ölen kişidir (....). Allah'ın bıraktığı da bu kişidir. Said b. Cübeyr'den yapılan rivayete göre bu ayet, "Sonra dilediğini affeder, dilediğine de azap eder. Allah her şeye kadirdir" (Bakara, 284) ayetinin manasındadır. Ali b. Ebi Talha, İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle nakleder: "Allah dilediğini silip iptal eder, dilediğini bırakır." Yani, Allah (c.c.) dilediğinde değişiklik yapıp nesheder, dilediğini ise öylece bırakıp herhangi bir değişiklik yapmaz. ''Ana Kitap O'nun yanındadır." Yani, neshedileni ve edilmeyeni değiştirileni ve değiştirilmeyeniyle bunların hepsi Allah (c.c.) katındadır. Katade der ki: "Allah dilediğini silip iptal eder, dilediğini bırakır." buyruğunun manası şu ayetteki manadır: "Biz, bir ayetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya onu unutturursak (ertelersek) mutlaka daha iyisini veya benzerini getiririz." (Bakara, 106) İbn Cüreyc, ''Allah dilediğini silip iptal eder, dilediğini bırakır." buyruğu hakkında Mücahid'den şöyle nakleder: ''Allah'ın izni olmadan hiçbir peygamber için mucize getirme imkanı yoktur." Ayeti nazil olunca Kureyş kafirleri "Ey Muhammed! İş bitirildiğine göre senin elinde hiçbir şeyolmadığını görüyoruz." dediler. Allah da onları korkutarak ve tehdit ederek buyurdu ki: Biz dilersek katımızdaki dilediklerimizi baştan alabiliriz. Zaten her Ramazan ayında işe baştan başlıyor ve insanların rızklarından, başlarına gelecek musibetlerden, onlara vereceğimiz ve payedeceğimiz şeylerden dilediklerimizi silip dilediklerimizi bırakıyoruz. Hasan-ı Basri der ki:

 

Kimin eceli gelirse gider. Gelmeyeni de eceli gelene kadar hayatla bırakır. Taberi de bu görüşü tercih etmiştir.

 

''Ana Kitap O'nun yanındadır." Yani, helal ve haramlar O'nun katındadır. Katade: Yani, kitabın toplamı ve aslı O'nun katındadır, demiştir. Katade:

Bu alemlerin Rabbi katındaki bir kitaptır, demiştir. Süneyd b. Davud'un ... Seyyar'dan nakletliğine göre İbn Abbas (r.a.) Ka'b'a ''Ana Kitap"ı sordu. Ka'b: Bu Allah'ın, yaratıkları ve yaratıklarının yapacakları hakkındaki bilgisidir. Sonra bilgisine "Kitap ol" dedi, o da kitap oldu. Taberi, İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle nakleder: ''Ana Kitap O'nun yanındadır." Ana Kitap'tan kas ıt Zikir(levh-i mahfuz veya Tevrat)dir.

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

40 – 43. ayetler