|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
İbrahim Suresi 24 – 26.ayetler |
Güzel Söz ile Kötü
Sözün Misali:
24. Görmedin mi Allah
nasıl bir misal getirdi: Güzel bir sözü, kökü yerde sabit, dalları gökte olan
güzel bir ağaca benzetti.
25. O ağaç, Rabbinin izniyle
her zaman yemişini verir. Öğüt alsınlar diye Allah insanlara misaller getirir.
26. Kötü bir sözün
misali, gövdesi yerden koparılmış, o yüzden ayakta durma imkanı olmayan bir
ağaca benzer.
Tefsiri:
Ali b. Talha, İbn Abbas
(r.a.)'tan şöyle nakleder: "Güzel söz" Allah'tan başka hiçbir ilah
bulunmadığına şahitlik etmektir. "Güzel ağaç" ise mü'mindir.
"Kökü yerde sabit" olan şey mü'minin kalbindeki La ilahe
illallah'tır. Ayette "dalları gökte" denilmiştir; çünkü mü'minin
ameli göğe La ilahe illallah sayesinde yükselir. Aynı şekilde Dahhak, Said b.
Cübeyr, İkrime, Katade ve daha bir çoğu da bunun gibi şöyle demişlerdir:
Buradaki misal mü' min hakkındadır. Onun sözü hoş, ameli salih amellerdir.
Mü'min hurma ağacı gibidir. Ondan sabah akşam her an ve vakitte göğe salih amel
yükselir. Bunun gibi Süddi de, Mürre kanalıyla İbn Mes'ud (r.a.)'tan: Bu ağaç
hurma ağacıdır, dediğini rivayet etmiştir. Şu'be de Muaviye b. Kurre’den Enes
b. Malik (r.a.)'ın: Bu hurma ağacıdır, dediğini rivayet etmiştir.
[3992]" Hammad b.
Seleme, Şu'be b. Habhab'dan, Enes b. Malik (r.a.)'ın şöyle dediğini rivayet
etmiştir: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e bir tabak yeni
koparılmış taze hurma getirildi. Allah Rasulü "Güzel bir sözü, kökü yerde
sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaca benzetti." ayetini okudu ve
"O, hurma ağacıdır" buyurdu. Bu, hem bu hem başka vecihlerden Enes b.
Malik (r.a.)'ın sözü olarak da rivayet edilmiştir. Mesruk, Mücahid, İkrime,
Said b. Cübeyr, Dahhak, Katade ve başkaları da bunu bizzat böyle ifade
etmişlerdir.
[3993] İmam Buhari, İbn
Ömer (r.a.)'tan şöyle nakleder: Hz. Peygamber'in yanında idik. Bize, "Bana
yaprakları dökülmeyen, (şöyle şöyle) olmayan ve her zaman yemiş veren,
müslümana benzer -veya "adam gibi"- ağacın ne olduğunu söyleyin"
dedi. İbn Ömer der ki: "İçime bunun hurma ağacı olduğu doğdu. Ama Ebu
Bekir ile Ömer’e baktım, konuşmuyordu. Ben de konuşmayı uygun görmedim. Onlar
bir şey söylemeyince, Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "O,
hurma ağacıdır" dedi. Allah Rasulü'nün meclisinden ayrıldıktan sonra
Ömer'e "Babacığım! Allah'a yemin ederim ki o ağacın hurma olduğu gönlüme
doğmuştu," dedim. O da; "Konuşmam ne engelledi?" diye sordu.
"Sizin konuşmadığınızı gördüm. Ben de konuşmayı veya bir şey söylemeyi
uygun görmedim." dedim. Bunun üzerine Ömer şöyle dedi: "Kuşkusuz bu
cevabı söylemiş olman, bana şundan şundan daha sevimli gelirdi."
dedi.
[3994] Ahmed b. Hanbel,
İbn Ebi Necih'in Mücahid'den şöyle naklettiğini rivayet etmiştir: İbn Ömer (r.a.)
ile Medine'ye kadar yol arkadaşlığı yaptım da onun Rasulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem)'den şu bir hadisten başkasını rivayet ettiğini işitmedim:
"Biz Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in yanındaydık. Ona bir
hurma göbeği getirildi. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurdu: "Ağaçlar arasında bir ağaç vardır ki onun durumu müslüman adamın
durumu gibidir." Ben "O, hurma ağacıdır" diye cevap vermek
istediysem de etrafı ma baktığımda oradakilerin hepsinden küçük olduğumu görüp
sustum. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "O, hurmadır."
buyurdu. Bunu Buhari ve Müslim de rivayet etmişlerdir.
[3995] İmam Malik ile
Abdulaziz Abdullah b. Dinar'dan, İbn Ömer (r.a.)'ın şöyle dediğini rivayet
etmiştir: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir gün ashabına
''Ağaçlardan yaprağını dökmeyen bir ağaç vardır ki o mü'mine benzer"
buyurdu. İnsanların aklından onun çöl ağacı olduğu geçmiş, benim aklımdan ise
hurma ağacı olduğu geçti. Fakat ben utanıp söylemedim. Nihayet Allah Rasulü
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) "O, hurma ağacıdır." buyurdu. Bunu
Buhari ve Müslim de rivayet etmişlerdir.
[3996] İbn Ebi Hatim,
Katade'den şöyle nakleder: Bir adam "Ya Rasulallah! Zenginler sevapları
alıp götürdüler!" dedi. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
"Ne dersin; o dünyanın geçici malına yöneise ve onu üst üste yığıp
biriktirse göğe yükselebilir miydi? Sana kökü yerde ve dalları gökte olan bir
amel söyleyeyim mi?" buyurdu. Adam: "O nedir Ya Rasulallah?"
dedim. Şöyle buyurdu: "Her namazın sonunda onar defa "La ilahe
illallah, Allahu Ekber, Subhanallah, Elhamdulillah" deyin. Bu sözün aslı
yerde, dalları göktedir. "
İbn Abbas (r.a.)'tan
yapılan bir rivayete göre "güzel bir ağaca benzetti. " buyruğu
hakkında: O cennetteki bir ağaçtır, demiştir.
"O ağaç, Rabbinin
izniyle her zaman yemişini verir. "deki "her zaman" ifadesi
"sabah akşam", "her ay verir", "her iki ayda bir
verir", "her altı ayda bir verir", "her yedi ayda bir verir"
ve "her yıl verir" diye tefsir edilmiştir. Bağlamdan anlaşılan mana
şöyledir: Mü'min, yaz-kış, gece-gündüz her vakit, başında meyve bulunan ağaç
gibidir. Ondan gece yarılarında ve gündüzün uçlarında her vakit ve zamanda göğe
salih amel yükselir.
"O ağaç, Rabbinin
izniyle her zaman yemişini" tam, güzel, bol ve hoş olarak "verir.
Öğüt alsınlar diye Allah insanlara misaller getirir. "
"Kötü bir sözün
misali, gövdesi yerden koparılmış, o yüzden ayakta durma imkanı olmayan bir
ağaca benzer." Bu da kafirin küfrüne verilmiş bir örnektir. Bunun kökü
yoktur ve sabit duramaz. Kendisine benzetilen Ebu Cehil karpuzudur. Bunu
Muaviye b. Kurre, Enes b. Malik (r.a.)'tan şöyle nakletmiştir: Bu Ebu Cehil
karpuzudur.
[39979 Hafız Bezzer,
Muaviye b. Kurre'den, Enes b. Malik'in Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem)'e nispet ederek -ravilerden biri: sanıyorum bunu Rasulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem)'in sözü olarak nakletti- Onun şöyle dediğini nakletmiştir:
"Güzel bir sözü, kökü yerde sabit, dallan gökte olan güzel bir ağaca
benzetti." buyruğunda kastedilen hurma ağacıdır. "Kötü bir sözün
misali, gövdesi yerden kopanimış, o yüzden ayakta durma imkanı olmayan bir
ağaca benzer." buyruğunda kastedilen ise Ebu Cehil karpuzudur. " Bu,
biraz farklı bir senetle de Enes b. Malik (r.a.)'tan onun kendi sözü olarak rivayet
edilmiştir.
[3998] İbn Ebi Hatim,
Enes b. Malik (r.a.)'tan şöyle rivayet etmiştir: Allah Rasulü (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "'Kötü bir sözün misali, gövdesi yerden
kopanimış, o yüzden ayakta durma imkanı olmayan bir ağaca benzer' buyruğunda
kastedilen Ebu Cehil karpuzudur. " Ravılerden (Hammad'dan rivayet eden)
Şuayb der ki: Bunu Ebu Aliye'ye söyledim, "Biz de böyle duyuyorduk"
dedi. Bunu Taberi, Hammad b. Seleme'nin nakliyle rivayet etmiştir.
[3999] Ebu Ya'la bunu
daha uzun bir şekilde rivayet ederek şöyle demiştir: ... Enes b. Malik
(r.a.)'tan; Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e içinde yeni koparılmış
olgun hurma bulunan bir tabak getirilmişti. Buyurdu ki: "Güzel bir sözü,
kökü yerde sabit, dallan gökte olan güzel bir ağaca benzetti. O ağaç, Rabbinin
izniyle her zaman yemişini verir. " buyruğundaki ağaç hurmadır. "Kötü
bir sözün misali, gövdesi yerden kopanimış, o yüzden ayakta durma imkanı
olmayan bir ağaca benzer." buyruğundaki ise Ebu Cehil karpuzudur.
Ravilerden Şuayb der ki: Bunu Ebu Aliye'ye söyledim, "Biz de böyle
duyardık" dedi.
"Kötü bir sözün
misali, gövdesi yerden koparılmış" yani kökünden sökülmüş 'b yüzden ayakta
durma imkanı olmayan" yani kökü ve sebatı olmayan "bir ağaca
benzer." Küfür de böyledir. Onun kökü de dalları da yoktur. Kafirin hiçbir
ameli (Allah'a) yükseltilmez ve ondan hiçbir şey kabul edilmez.
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |