İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Nahl Suresi

5 – 8.ayetler

 

Hayvanların Yaratılışı:

 

5. Davarları da yarattı ki bunlarda sizi ısıtacak şeyler ve birçok menfaatler vardır. Onlardan yersiniz de.

6. Akşamleyin getirişinizde de, sabahleyin salıverişinizde de onlarda sizin için bir güzellik vardır.

7. Onlar kendi kendinize yarı canınız tükenmeden varamayacağınız bir memlekete ağırlıklarınızı yüklenir, götürürler. Şüphesiz Rabbiniz çok esirgeyici, çok merhamet edicidir.

 

Tefsiri:

 

Yüce Allah kullarına kendileri için yaratmış olduğu davarlar (en'am) sebebiyle lütfunu hatırlatmaktadır. Bunlar ise deve, inek ve koyun türüdür. Nitekim En'am suresinde bunları çift olarak, sekiz çift halinde açıklamış bulunmaktadır. Ayrıca bu davarlarda kendileri için takdir etmiş bulunduğu çeşitli maslahat ve menfaatleri de hatırlatmaktadır. Yünlerinden, tüylerinden, kıllarından, giyecek ve yaygı imal ederler, sütlerinden içerler, yavrularını yerler. Diğer taraftan bu davarlarda onlar için bir güzellik de vardır.

 

Bundan dolayı Yüce Allah: "Akşamleyin getirişinizde" buyurur. Bu davarların meralardan akşam dönüş vakitlerini ifade eder. Bu vakitlerde döndüklerinde yan tarafları genişlemiş, memeleri sütle dolmuş, hörgüçleri yükselmiş olur. "Sabahleyin salıverişinizde" yani sabah erkenden onları meraya göndermenizde "de onlarda sizin için bir güzellik vardır" buyurmuştur.

 

"Onlar kendi kendinize yarı canınız tükenmeden varamayacağınız bir memlekete ağırlıklarınızı" sizin bir yerden başka bir yere götürmek ve taşımaktan aciz olduğunuz ağır yüklerinizi "yüklenir, götürürler." Bu yüklenip götür me leri hac, umre, gaza ve ticaret hallerinde ve bu kabilden olan yolculuklarda görülür. Onları sırtlarına binmek ve onlara yük vurmak gibi çeşitli şekillerde kullanırsınız. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "Sizin için davarlarda gerçekten bir ibret vardır. Onların karınlarında olandan size içiririz. Sizin için onlarda çok faydalar da vardır. Onların etinden yersiniz de. Bir de hem onların üzerinde, hem de gemilerin üzerinde taşınırsınız. " (Mü'minun, 21-22) "Allah davarları bazısına binesiniz, bazısını da yiyesiniz diye sizin için yaratandır ve sizin için onlardafaydalar vardır. Kalplerinizdeki arzuya onların üzerine (binerek) ulaşmanız için (onları yarattı). Üstelik hem onların üzerinde, hem gemilerin üstünde taşınırsınız. Sizlere ayetlerini gösteriyor. Allah'ın ayetlerinden hangisini inkar ediyorsunuz." (Mü'min, 79-81)

 

Bundan dolayı da burada Yüce Allah bu nimetleri saydıktan sonra:

 

"Şüphesiz" size bu davarları yaratan ve onları emrinize veren "Rabbiniz çok esirgeyici, çok merhamet edicidir" buyurmaktadır. Nitekim bir başka yerde şöyle buyurmuştur: "Görmezler mi ki biz onların faydasına kendi ellerimizle var ettiğimiz davarlar yarattık. İşte kendileri bunlara sahiptirler. Onları kendilerine boyun eğdirdik. Hem binekleri bunlardandır, hem onlardan yerler. " (Yasin, 71-72) "O bütün çiftleri yaratmış ve sizin için gemilerden ve hayvanlardan bineceğiniz şeyleri var etmiştir. Ta ki onların sırtlarına binip kurulasınız. Sonra onların üzerine yerleşince Rabbinizin nimetini hatırlayasınız ve şöyle diyesiniz: Bunları bizlere musahhar kılan, eksiklikten münezzehtir yoksa bizim bunlara gücümüz yetmezdi ve esasen biz muhakkak Rabbimize döneceğiz." (Zuhruf, 12-14) İbn Abbas: "Bunlarda sizi ısıtacak şeyler" yani giyecek elbiseler "ve birçok menfaatler" yiyecek ve içecek kabilinden kendisinden yararlandığınız şeyler "vardır" diye açıklamıştır.

 

Abdutrezzak dedi ki: İbn Abbas: "Sizi ısıtacak şeyler ve birçok menfaatler" her bir canlının soyundan gelenler, diye açıklamıştır. Mücahid de: "Bunlarda sizi ısıtacak şeyler" yani dokunan elbiseler "ve birçok menfaatler" inek, et ve süt "vardır" diye açıklamıştır.

 

Katade dedi ki: "Isıtacak şeyler ve birçok menfaatler" buyruğu şu demektir: Onlarda sizin giyecek, çeşitli faydalar ve gitmek istediğiniz yere ulaştırmak gibi menfaatleriniz vardır. Müfessirlerden birden çok kişi de buna yakın lafızlarla açıklamalarda bulunmuşlardır.

 

 

 

8. Hem binmeniz için, hem de süs olmak üzere atları, katırları ve merkepleri (yarattı) ve bilemeyeceğiniz daha nice şeyleri de yaratır.

 

Tefsiri:

 

Bu da Yüce Allah'ın kulları için yaratmış olduğu ve onlara olan lütfunu hatırlattığı bir başka türdür. Bu tür ise binmek ve onlarla süslenmek için yaratmış olduğu at, katır ve eşek türüdür. Onlara binip, onların güzelliklerinden istifade etmek, onlardan gözetilen maksatların en büyüğüdür. Şanı Yüce Allah bu türü davarlardan ayırıp, ayrıca söz konusu ettiğinden, atları etlerinin haram olduğunu kabul eden birtakım ilim adamları bunu bu hususta benimsediği kanaatin lehine delil göstermiştir. İmam Ebu Hanife (r.h) ile bu hususta fukaha arasından ona uygun kanaatte olanlar buna örnektir. Çünkü şanı Yüce Allah, atları, katırlar ve eşeklerle birlikte söz konusu etmiştir. Bunlar da nebevi sünnette sabit olduğu ve ilim adamlarının çoğunluğunun kabul ettiği üzere haramdır.

İmam Ebu Cafer b. Cerir'in rivayet ettiğine göre İbn Abbas at, katır ve eşek etlerini hoş görmez (mekruh) ve şöyle derdi: Yüce Allah: "Davarları da yarattı ki bunlarda sizi ısıtacak şeyler ve birçok menfaatler vardır. Onlardan yersiniz de" diye buyurdu. Bu buyrukta sözü edilen bu davarlar etlerinin yenilmesi içindir. "Hem binmeniz için, hem de süs olmak üzere atları, katırları ve merkepleri (yarattı)." Bu buyrukta sözü edilenler de binmek içindir. Said b. Cubeyr ve başkaları yoluyla İbn Abbas'tan da bunun gibi rivayet nakledilmiş bulunmaktadır. el-Hakem b. Uteybe de aynen böyle demiştir.

 

 

[4076] Bu kanaati benimseyenler İmam Ahmed’in Müsned'inde rivayet etmiş olduğu bir hadis-i şerifi de delil göstermişlerdir. Halid b. Velid dedi ki:

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) atların, katırların ve eşeklerin etini yemeyi yasaklamıştır.

 

Bunu Ebu Davud, Nesai ve İbn Mace -hakkında (tenkid edici mahiyette) sözler söylenmiş olan- Salih b. Yahya b. el-Mikdam'ın rivayet ettiği bir hadis olarak böylece tahriç etmişlerdir.

 

 

[4077] Bunu Ahmed de bir başka yoldan bundan daha geniş ve daha açık bir delil mahiyetinde rivayet etmiş ve şöyle demiştir: el-Mikdam b. Madi Kerib dedi ki: Halid b. el-Velid ile birlikte yaz gazasına çıkmıştım. Bizim arkadaşlarımızın canı et çekti. Benden bir dişi katır (yahut kısrak) istediler. Ben de onu kendilerine verdim. Onu alıp iple bağladılar. Ben: Halid'e gidip soruncaya kadar yerinizden ayrılmayın, dedim. Halid'e gidip sordum, o şöyle dedi:

 

Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte Hayber gazasına katılmıştık. İnsanlar Yahudilerin yakın bahçelerine hızlıca daldılar. Allah Rasulü bana:

"Topluca namaza geliniz ve cennete müslümandan başka kimse girmeyecektir" diye yüksek sesle seslenmemi emretti. Sonra şöyle buyurdu: "Ey insanlar! Sizler Yahudilerin bahçelerine hızlıca daldınız. Şunu bilin ki ahid yapmış olanların malları ancak hakkı karşılığında helal olur. Diğer taraftan evcil eşeklerin, atların ve katırların etleri de size haramdır. Yırtıcı hayvanlardan azı dişi olanlar ile uçan kuşlardan pençesi bulunanların hepsi de (haramdır). "

Mücahidlerin bu yaptıkları Hayberlilere ahdin (emanın) verilmesinden ve onlarla mahsullerin yarısını vermek üzere anlaşılmasından sonra olmuş gibidir. Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır. Eğer bu hadis sahih ise, at etlerinin haramlığı hususunda açık bir nas olur, fakat bu hadis Buhari ve Müslim'in Sahih'lerinde sabit olan rivayetlere karşı duramaz. Cabir b. Abdullah dedi ki:

 

 

[4078]"Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) evcil eşeklerin etlerini yasakladı ve at etlerine izin verdi.

 

 

[4079] Bunu Ahmed ve Ebu Davud her biri Müslim'in şartına uygun iki farklı sened ile Cabir’den rivayet etmişlerdir. Cabir dedi ki: Hayber günü at, katır ve eşekleri kestik. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bizlere katır ve eşekleri yasakladığı halde atları kesmeyi yasaklamadı. 

 

 

[4080] Müslim'in Sahih'inde Ebu Bekir (r.a.)'ın kızı Esma (r.anha)'dan dedi ki: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in hayatında biz Medine'de iken bir at kestik, etini yedik.

 

Bunların delaleti daha açık, daha güçlü ve daha sağlamdırlar. İlim adamlarının cumhurunu teşkil eden Malik, Şafii, Ahmed ve onların arkadaşları ile selef ve halefin çoğunluğu da bu kanaate sahiptir. Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.

Abdurrezzak dedi ki: İbn Abbas dedi ki: Atlar önceleri yabani idi. Allah İbrahim'in oğlu İsmail’e -ikisine de selam olsun- onların itaat etmelerini sağladı.

Vehb b. Münebbih de İsrailiyattan haberler arasında: Allah atı güney rüzgarından yaratmıştır, diye zikretmektedir. Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.

Nas' da bu bineklerin sırtına binmenin caiz olduğuna delildir. Katırlar da bunlar arasındadır. Neb'i (Sallallahu aleyhi ve Sellem) de (eşeklerin) nesillerinin kesilmemesi için eşeklerin atlarla çiftleştirilmesini yasaklamış olmakla birlikte, kendisine bir katır hediye edilmişti ve o da bu katıra binerdi.

 

 

[4081] İmam Ahmed dedi ki: Dıhye el-Kelb'i dedi ki: Ey Allah'ın Rasulü!

Ben senin için bir eşe ği bir kısrakla çiftleştireyim mi? Ondan sana bir katır doğsun, sen de ona binersin, dedim. Allah Rasulü: "Bu işi ancak bilmezler yapar" buyurdu. 

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

9. ayet