İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Nahl Suresi

125.ayetler

 

Hikmet ve Güzel Öğütle Davet:

 

125. Rabbinin yoluna hikmetle, güzel öğütle davet et. Onlarla en güzel yolla mücadeleni yap. Şüphesiz ki Rabbin, yolundan sapanları da en iyi bilenin ta kendisidir. O hidayette olanları da çok iyi bilendir.

 

Tefsiri:

 

Yüce Allah, Rasulü Muhammed'e insanları Allah'a hikmetle davet etmesini emretmektedir. İbn Cedr dedi ki: O (hikmet) ise Allah'ın sana indirmiş olduğu kitap ve sünnettir. "Güzel öğütle" kitap ve sünnetteki yasakların ve insanların başlarına gelenlerin onlara -Yüce Allah'ın azabından sakınmaları için- hatırlatmak suretiyle "onlarla en güzel yolla mücadeleni yap" yani aralarından tartışmaya ihtiyaç duyulanlarla en güzel şekilde rıfk ile yumuşaklıkla ve güzel hitapla tartışmanı yap. Yüce Allah: ''Aralarından zulmedenler müstesna olmak üzere kitap ehli ile ancak en güzel yolla mücadele edin." (Ankebilt, 46) buyurmaktadır. Böylelikle Allah, Musa ve Harun'u Firavun'a gönderdiği vakit onlara verdiği emir gibi Allah Rasulü'ne de yumuşaklıkla davranıp, hareket etmesini emir buyurmuştur. Musa ile Harun'a: "Ona yumuşak söz söyleyin. Belki öğüt alır yahut korkar." (Taha, 44) buyurdu.

 

"Şüphesiz ki Rabbin, yolundan sapanları da en iyi bilenin ta kendisidir.

O hidayette olanları da çok iyi bilendir. " Yani Allah aralarından bedbaht olanı da, mutlu ve bahtiyar olanı da bilir. O bunu kendi nezdinde yazmış ve işi bitirmiştir, ama sen onları Allah'a çağır ve aralarından dalalete düşüp, yollarını şaşıran kimseler için hasretler duyarak kendini telef etme. Çünkü onları hidayete iletmek senin görevin değildir. Sen ancak bir uyarıcı (nezir)sin. Sana düşen tebliğdir, hesaplarını görmek ise BIze aittir. "Şüphesiz ki sen sevdiğin kimselere hidayet veremezsin. " (Kasas, 56) Hem "onları hidayete iletmek senin yükümlülüğün değildir." (Bakara, 272)

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

126 – 128. ayetler