|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
İsra Suresi 9 – 11.ayetler |
Bu Kur'an:
9. Gerçekten bu Kur'an
en doğru olana iletir ve salih amellerde bulunan mü'minlere kendileri için
muhakkak büyük bir mükafat olduğunu da müjdeler;
10. Ahirete iman
etmeyenlere de şüphesiz pek acıklı bir azap hazırlamışızdır.
Tefsiri:
Yüce Allah, Rasulü
Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e indirmiş olduğu kitab-ı azizi olan
Kur'an-ı Kerim'i en doğru ve en açık seçik yola iletliğini belirterek
övmektedir. Ayrıca onunla, onun gerektirdiği şekilde "salih amellerde
bulunan mü'minlere kendileri için" kıyamet gününde "muhakkak büyük
bir mükafat olduğunu da müjdeler. Ahirete iman etmeyenlere de, şüphesiz"
kıyamet gününde "pek acıklı bir azap hazırlamışızdır" diyerek
müjdeler. Nitekim Yüce Allah: "Artık onlara can yakıcı bir azabı
müjdele" (İnşikak, 24) buyurmaktadır.
11. İnsan hayra dua
ediyormuş gibi, şerre de dua eder. İnsan pek acelecidir.
Tefsiri:
Yüce Allah insanın aceleci
olduğunu, bazı hallerde kendisine, çocuğuna ya da malına "hayra dua
ediyormuş gibi, şerre de dua ettiğini" haber vermektedir. Yani ölümü,
helak olmayı, yok olmayı duasında ister, lanet eder ve buna benzer şeyler
yapar. Eğer Rabbi onun duasını kabul edecek olsa, bu bedduası sebebiyle helak
olması gerekirdi. Yüce Allah'ın: "Eğer Allah insanlara -hayrı çabukça
istedikleri gibi- şerri de çabucak veriverseydi, elbette onların ecellerine
hükmedilirdi." (Yunus, 11) buyruğu da buna benzemektedir. İbn Abbas,
Mücahid ve Katade de bu buyruğu böylece tefsir etmişlerdir.
[4185] Daha önceden bu
hususa dair: "Kendinize de, mallarınızın aleyhine de beddua etmeyiniz.
Çünkü olur ki Yüce Allah’tan duaları kabul ettiği, duaların işitildiği ana denk
düşebilirsiniz." hadisi de geçmiş bulunmaktadır.
Ademoğlunu bu şekilde
hareket etmeye iten yalnızca onun aceleciliği ve tedirginliğidir. Bundan ötürü
Yüce Allah: "İnsan pek acelecidir" buyurmaktadır. Selman-ı Farisi ve
İbn Abbas burada Adem (a.s)'ın ruhu henüz ayaklarına ulaşmadan ayağa kalkmak
isteyişini söz konusu etmektedir. Çünkü ona ruh, başı tarafından üflenip
gelmişti. Beynine varınca hapşırmış, elhamdulillah, demişti. Allah da: Ey Adem,
Rabbinin rahmeti de sana olsun, buyurmuştu. Ruh gözüne ulaşınca gözlerini açtı,
organlarına ve sair bedenine ulaşınca da vücuduna bakmaya koyuldu ve onu
beğendi. Ancak ruh ayaklarına daha varmadan kalkmak isteyince kalkamadı ve
Rabbim, gece bastırmadan acele et, demişti.
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |